ATATÜRK STOCKHOLM VE MALMÖ’DE ANILDI
ATATÜRK’ÜN VASİYETİNİ İPTAL ETMEK
NORVEÇ – ADD İKİNCİ OLAĞAN KONGRESİNİ YAPTI
Bu haber 30 Kasım 2014, Pazar 17:25 tarihinde eklendi. 5490 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

CUMHURİYET DEVRİMLERİ`NİN ÖNÜNDEKİ TAKOZLAR

Türkiye için düşünsel, fiziksel enerjilerini harcayan bazı yurtseverler son zamanlarda öyle bir depresyonun içine itildi ki, artık, çoğunun yüreği gazetelere bakmaya bile dayanmıyor; aynı bakış açısından değişik manşetler- haberler- yorumlar... Yıllardır duyduklarımız, izlediklerimiz, okuduklarımız neredeyse aynı şeyler; içeriği çok anlamlı olan sloganlar bile, yıllarca değişmediği ve yerli yersiz fazlaca kullanıldığı için anlamsızlaşıyor: “ Mustafa Kemal`in askerleriyiz! “ , “ Hesap soracağız! “ , “ Birleşe birleşe kazanacağız!” ...cağız, ...cuğuz, ...ciğiz..
CUMHURİYET DEVRİMLERİ`NİN ÖNÜNDEKİ TAKOZLAR

Sonu hep cek, cak, cuk, cik ve benzerleriyle biten gelecek zamanlarla kurulmuş tümceler.. İnsanı kahreden, bir türlü gelmek bilmeyen bir gelecek zaman!  Bazı bitmek bilmez uygulama yanlışlarının ve tekrarların yarattığı bezginliğin getirdiği de, son 29 Ekim kutlamaları ve 10 Kasım anmalarındaki kitlesel katılımın daha önceki yıllara göre azalmasıdır. Sadece o mu? Bu sloganları haykıranlardan bazılarının içine düştükleri bir de girdap var:  Son zamanlarda halkı galeyana getiren bazı kör terör olaylarının da etkisiyle ulusalcı vatanseverlik ile ırkçı faşist dalgalanmalar arasında bir o yana, bir bu yana gidip geliyorlar.. Bu belirsizlik kendi taraftar kitlelerini de olumsuz etkilemekte, onların enerjilerinin karavana atışlarla erimesine neden olmaktadır.

 

Sosyal medya paylaşımlarından bazıları eriyen, seviye kaybeden bu enerjiler için çok iyi örnekler vermektedir. Okuduğum paylaşımlardan birkaç tanesi çok ilginçti:  Bir Kangal köpeği ile bir vahşi kurtun çiftleştirilmesiyle elde edilen bir ucubeye Türk Kurt adı verilmiş; iki metrelik duvarı sıçrayarak aşabilen bu yaratığın fotoğrafları beğeni ve yorum rekorları kırmıştı. Neydi bu saçmalık?! Göktürk bayrağında simgeleşen ve Türk Ulusunun yaradılışı ile Ergenekon efsanelerinde yer alan bir kültürel öğeyle ne alakası vardı bunun?!  Kurtluğu bile şüpheli bu yaratığa Kurt deyip, başına da Türk sözcüğünü oturtmuşlar!   – Peki, At ile Eşşeğin çifleşmesiyle oluşan, üreme yetisi bile olmayan yaratığa neden “ Katır” diyoruz da Türk Eşşek demiyoruz?  diye sorduğumda, hak ettiğim(!) yanıtları gecikmeden almıştım. Yine,  Ayn El Arap ( Kobane)`a İŞİD saldırısını lanetlediğimde, birden olmadık seviyesiz ithamlarla karşılaşmıştım. Bu kişilerin mantığı şuydu: Şimdi İŞİD PKK`ya karşı savaşıyor ya, ( düşmanımın düşmanı dostumdur ) İŞİD`e lanet okuyan da PKK yanlısıdır, haindir, Ermenidir, Rumdur!.  Ne yazık ki cehaletin ve ihanetin dillenip tavan yaptığı bir dönemi yaşıyoruz ve her tarafta durum oldukça vahimdir!.

 

Bir tek sosyal medya mı?!

 

AKP`nin, yani 40.000 aleviyi birkaç günde öldürten Yavuz Sultan Selim ismini 3. köprüye vereceğini açıklayanların finansmanını yaptığı bir umre gezisine çıkan  alevi dedeleri!.

 

Kubilay`ın başını kesen (bugünkü ismi İŞİD ) hasta mantığın gizli destekçisi, Diyanet`e 4.604.000.000 TL`lik dev bütçe!.

 

Solcu ve Cumhuriyetçi yazarlarını kovan Cumhuriyetçi (!), solcu (!) gazeteler..

 

Yobazlardan demokrasi bekleyen, onlar için çalışan  “ Yetmez ama `evet`çi “ dönek solcular; liboşlar..

 

Halkçı aydınlarını kovan halkçı (!) bir televizyon..

 

“Bursa Nutku“nu tekrar tekrar yayınlayan, ama, Gezi direnişinde sekiz gencin ölmesine ve binlercesinin yaralanmasına neden olan İmamın Ordusu`na  iki taş atanlara “ provakatörler! ” diyen ulusalcı bir televizyon ..

 

Kumpaslara karşı savasan, barikatları yıkan, ama, çeşitli sınıf ve inançlardan geniş vatansever kitlelerin bünyesine katılmasını  engelleyen (güçlü bir sınıfsal çağrışıma sahip) parti ismi ve amblemini bir türlü değiştirmeyen, kendisini bu dönemin gereksinimlerine göre yenileyemeyen bir parti..

 

Atatürk`e “ Kefere Kemal! ” diyen takunyalı bir yobazla birlikte, birçok devrim düşmanından beyin takımı oluşturan Atatürkçü (!) bir parti başkanı; yardimcısı da C.I.A`nın TR 705 olarak kodladığı şahıs!. ( Komik bir kodlama! Türkiye gibi vatan hainleri için verimli bir ülkede, o şahıs için TR 70.705 gibi bir kodlama daha gerçekçi olurdu. )

 

Ruhu Osmanlı- Arap melezi haline gelmiş, son 2.250.000 Suriyeli göçmenle birlikte, hızla, ABD gibi bir göçmen ülkesine dönüşen, Türklerin ise neredeyse aşağılanan azınlık haline geldiği bir Türkiye!.

 

Bütün Arap ülkelerindekilerin toplamına yakın sayıda, yaklaşık 100.000 camisi, sayısız mescidi olan; okullarının yarıya yakını İmam Hatip`e çevrilmiş, köprüleri, mahalleleri Osmanlı paşalarının, padişahlarının, sadrazamlarının isimleriyle donatılmış laik bir Cumhuriyet !?

 

Partisinin Ardahan milletvekiline, Hz. Muhammed`in soyundan gelen bir Seyyid olduğunu açıklatan, bu yüzden kendisine daha fazla saygı gösterilmesini bekleyen, parti genel merkezinde mescid açan, mevlüd okutan laik, devrimci, halkçı, ... ilkeleri olan bir partinin alevi(!) genel başkanı..

 

İhanet dolu politik tercihleriyle, bir Cumhuriyet devrimleri düşmanını Cumhurbaşkanı ve dolayısıyla Türk Silahlı Kuvvetleri`nin Başkomutanı yapan, parlamento içi muhalefet (!) ki, o devrim düşmanına  henüz hediye etmedikleri bir Padişahlık, bir de Halifelik makamı kalmıştır geride..

 

Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, Askeri Casusluk ve benzeri kumpaslarla tecavüze uğramış, direnmeden bekaretini yitirmiş ve daha da kötüsü, Stockholm sendromuna girmiş  NATO aşığı bir Ordu karargahı..

 

Seçim barajını geçemeyeceği kesin olan parlamento dışı yurtsever partilerin hala birleşememesi; üstüne üstlük, seçimlere altı - yedi ay kala bu partilere bir yenisinin daha eklenmesi !?.

 

Aynı ninni geliyor hep sonra: “ Mustafa Kemal`in askerleriyiz! “ , “ Hesap soracağız! “ , “ Birleşe birleşe kazanacağız!” ...cağız, ...cuğuz, ...ciğiz ...

 

 

Bütün bu olanlar sizde umut ve güven bırakıyor mu?  İşte, kitleleri toplu deprasyona sokan nedenlerden birkaçı bunlardır. Türkiye`nin çivisi çıkmış!  Düşman cephesinden söz etmiyorum bile.. Dağınık vatansever mevziler içten çökmüş, çürümüş; vatansever kitleler birleşemediği, savaşamadığı için düşman kazanıyor. Parlamento içi iki muhalefet partisi bırakın birleşmeyi, ortak adaylarda anlaşsaydılar, başta Ankara Belediyesi olmak üzere, Türkiye`nin birçok il ve ilçelerinden AKP yi silip süpürmezler miydi?.

 

İşte yüzlerce örnek içinden bu çekip çıkardıklarım, şu an için, bilimsel aydınlanmacı laik eğitim ve düzenin, tamamlanamamış Cumhuriyet devrimlerin önündeki bazı engellerdir.. Yarım kalmış Cumhuriyet Devrimleri`ni bir devrim arabasına benzetecek olursak, Atatürk`ün ölümüyle gaz pedalı bırakıldığından kendi hızıyla giden bu araba, bir süre daha yavaşlarak yol almaya devam etti. 1952`de NATO`ya girişimizle birlikte devrim arabamız ilk büyük karşı devrim engeline çarptı. 12 Mart muhtırası, 12 Eylül darbesi, heykel Atatürkçüleri ve sağcı - dinci- orta yolcu koalisyon hükümetleri döneminde izlenen emperyalistlerin çıkarlarına uygun politikalarla da devrim arabasının bütün tekerleklerinin önüne takozlar kondu.. Araba durdu! Şimdi, durduğu yerde çürüyor.. AKP, duran bu arabanın kaportasını çizen, camlarını kıran, lastiklerini patlatan basit bir taşerondur..  2023`ün, çürüyen devrim arabasının hurdaya atılacağı tarih olarak belirlenip ilan edilişinden bu yana yıllar geçti ve birileri bize hala aynı ninniyi söylüyor:  Cek, cak, cuk, cik ...

 

Emperyalistlerin tüm yerli uşakları, yaklaşık 65 yıldır alıştıra alıştıra, yavaş yavaş başladılar yıkımlarına, sabırla yol aldılar; ama, şimdi kudurmuşçasına saldırıyorlar. Frenleri patlamış bir kamyon gibi kontrolsüzce önlerine çıkan her şeyi eziyorlar; ezdikçe terminatörleşiyorlar, korku saldıkça putlaşıyorlar ve eski tabulara- sarsılmaz, dokunulmaz sanılan kurumlara saldırarak kendilerini tabulaştırıyorlar..  Terminatörleşen, putlaşan, tabulaşan, Biz bu yola çıkarken kefenlerimizi giydik!  diyen militan tavırlarıyla dokuz seçim kazanmış olan bir güç, mutlaklık duygusu yaratır.. Kutsal bir mutlaklık duygusundan daha tehlikeli bir şey yoktur!. O, kitlelere yenilmezlik mesajıyla birlikte, bugünlerde sık sık karşılaştığımız, yeni Halife, yeni Osmanlı mesajlarını da kararlılıkla iletmektedir..

 

Kutsal mutlaklık duygusu, bizim otoriteye tapan kitlelerce tam kanıksanmadan, tüm vatansever parti ve örgütlenmelerin en temel noktalarda birlik oluşturması ve ivedilikle mücadeleye atılması zorunludur; aksi halde, iktidardaki bu terminatörlerden kurtulmanın zaten engellerle dolu olan yolu tamamen tıkanmış olacaktır ki, o zaman geriye seçeneksiz iki seçenek kalıyor: Darbe ( ihtilal değil ) ya da iç savaş!.  Halkın iradesini yansıtmayacak darbe seçeneğinin Türkiye halkından ve ekonomisinden götüreceklerini görmek için 12 Mart ve 12 Eylül NATO`cu darbelerine bakmamız yeterlidir. NATO`cu sahte Atatürkçülerin böyle bir yeni eylemi, ilk başta, AKP terörünün kurbanı olmuş on milyonlarca kişi tarafından alkışlansa da, bağımsızlığın, özgürlüğün ve  Cumhuriyet devrimlerinin önündeki yeni bir takoz olmaktan başka birşey olmayacaktır.. İç savaş olasılığını ise değil dillendirmek, düşünmek bile istemiyorum;  bunlar, bu topraklarda asla yaşanmamalı !.

 

Öyleyse, “ Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır! “ diyen Atatürk`ün bu sözünün anlamını asker- sivil tüm gerçek vatanseverlerin bir kere daha düşünmesi ve gereğini yapması gerekmez mi?!

 
Kaan Kantarcı
Yazdır Paylaş
KAAN - 2015-10-20 22:38:22
Geçen seçimlerden 7 ay kadar önce bu yazıyı yazmıştım; okuyucuların oldukça beğendiği anlaşılıyor. Ama, hâlâ aynı yanlışlar tekrar ediliyor!. Yeni seçimlere yaklaşırken, olması gerektiği gibi, vatanseverler arasında bir güç birliği göremiyoruz!.. Bu da ister istemez şu soruyu akla getiriyor: “ Şu partilerin başındaki vatanseverler gerçekten vatansever mi, yoksa Pentagon`un naylon proje elemanları mı ?!..“ Bu seçimler öncesi yeni bir yazı yazmaya gerek yok! Değişen de hiçbir şey yok !..
KAAN - 2014-12-16 00:06:35
" ÖNYARGILAR, GERCEGE CEHALETTEN DAHA UZAKTIR ! " DER BIR UZAKDOGU ATASÖZU. VATANSEVER KESIM NEDEN HALA BIRBIRLERINE KARSI OLAN ÖNYARGILARINI ( O SAGCIYDI, SOLCUYDU, ORTA YOLCUYDU, GECMISTE SÖYLE YAPTI ... ) ASIP CEPHE DUZENI ALAMIYOR ?! HAPISHANELERDE AYNI KOGUSA ZORAKI TIKILDIGINIZDA, AYNI KARAVANAYA KASIT SALLADIGINIZDA YA DA HAVALANDIRMADA BIRLIKTE VOLTA ATTIGINIZDA MI BIRLESECEKSINIZ ?! ISLAMI FASIST CUMHURIYET KURULUYORRRRRRR!..
Diğer Haberler
isvecpostasi.com