ATATÜRK’ÜN VASİYETİNİ İPTAL ETMEK
NORVEÇ – ADD İKİNCİ OLAĞAN KONGRESİNİ YAPTI
23 NİSAN KUNGSTRÄGÅRDEN’DE COŞKUYLA KUTLANDI
Bu haber 30 Ekim 2018, Salı 01:32 tarihinde eklendi. 321 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

CUMHURİYETİ’MİZİN 95’İNCİ YILI MALMÖ’DE KUTLANDI

Demokrasi İçin Kadınlar Federasyonu (Kvinnoförbundet för demokrati)'nun üyesi olan Türk Kadınlar ve Gençler Derneği Skåne İsveç’in güney kenti olan Malmö’de Türkiye Cumhuriyeti’nin 95’inci yılını büyük bir coşku içerisinde kutladılar.
CUMHURİYETİ’MİZİN 95’İNCİ YILI MALMÖ’DE KUTLANDI İSVEÇ POSTASI


Pazar günü öğleden sonra başlayan kutlama akşamnın geç saatlerine kadar sürdü. Kutlamaya saygı duruşu ve ulusal marşımızın okunmasından sonra konuşma, şiir, piyango çekilişiyle devam edildi. Bora Serbülent müzik programıyla katılımcılara çok güzel saatler  yaşattı.

Cumhuriyeti’mizin 95’inci yılı kutlamasında Esra Nilsson günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yaptı. Bu konuşmasını yayınlıyoruz.

“Sayın üyelerimiz, değerli misafirlerimiz, yönetim kurulundaki arkadaslarım ve bize kapılarını açan Brightbar sahibi ve çalışanları… Bugün Türk milletinin en büyük bayramı olan Cumhuriyeti’mizin kuruluşunun 95. yıldönümünü kutlamak için burada toplanmış bulunuyoruz.

Cumhuriyet Bayramı`nın iki önemli anlamı vardır: Birincisi her taraftan düşman işgaline uğrayan Anadolu`nun işgalcilerden kurtulması, ikincisi de demokratik ve laik bir Cumhuriyet`in ilan edilmesi.

Tarih profesörü İlber Ortaylı ve bilim adamı profesör Celal Şengör`den edindiğim bilgileri de katarak bu konuşmayı hazırladım.

Atatürk beslenme eksikliği ve çalı çırpıdan dizilmiş duvarları olan evlerde yanı zor koşullarda yaşayan, hababam vergi vermiş ancak savaşlarda evlatlarını kaybetmiş ve devletine güveni kalmamış bir Türk halkı ile yola çıktı, Milli Mücadeleyi bu koşullarda yaptı ve modern Türkiye`yi bu koşullarda yarattı.  Türkiye`nin nüfusu Kurtuluş savaşı sonunda 8 milyondu.

Atatürk çağın cumhuriyetini, yani en demokratik rejim şekli olan çok partili demokrasi istedi. Bu o zamanın Türkiye`sinin şartlarında gerçekleştirilmesi kolay olmayan bir dönüşüm. Arzu etmediği bir muhalefet ortaya çıktı. Partilerin kadrolaşamadığı, ideolojilerini çizemediği bir toplumda çok partili bir rejime gitmek zordu. Türk toplumu otoriter bir toplumdu.  Demokratik bir tecrübe yoktu, yerel demokrasi, belediyecilik, hesap verme alışkanlığı yoktu. Atatürk, tüm bu muhalefetin ve zorlukların üstesinden gelerek Türkiye`de bir yapısal dönüşümü başardı. Cumhuriyetin en büyük erdemi, Türk toplumunu ulus olma bilincine kavuşturması ve bireyi yurttaş konumuna yükseltmesidir. Cumhuriyet, Türkiye için sadece bir yönetim şekli değil, aynı zamanda tarihimizin en kapsamlı çağdaşlaşma hamlesidir. Atatürk`ün önderliğinde gerçekleşen inkılaplar ve çok partili demokrasi ile Türk insanının ufku genişlemiş, ekonomik, sosyal ve siyasal hayatımızda görülmemiş bir gelişme ve dinamizm kazanılmıştır.

29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan ”Cumhuriyet” önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi`ne verdi. Meclis bu önergeyi kabul etti. Böylece, Türkiye devletinin yönetim biçimi “Cumhuriyet” olarak belirlendi. Atatürk, kurulan Türkiye Cumhuriyeti`nin, ilk Cumhurbaskanı oldu. Cumhuriyetin ilanı, yurtta sevinç ve coşku ile karşılandı.

ıCumhuriyet bizlere bırakılmış büyük bir miras ve vazgeçilmez bir değerdir. Cumhuriyetimizin anlam ve gücünü, milletimizin ortak iradesiyle gerçekleştirdiği kurtuluş mücadelesinin eseri olmasından almaktadır. İnsanlık tarihi, böylesine sarsılmaz bir inanç ve ortak iradeyle kendi kaderini kendi elleriyle yazdıklarına çok nadir şahit olmuştur.

Cumhuriyet ne demektir? Kısaca halkın kendi kendisini yönetmesi demektir. Cumhuriyette egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Halk kendisini yönetme yetkisini temsilcileri aracılığıyla kullanır. Bu yönetimde yurttaşların seçme ve seçilme hakları vardır. Anayasamıza göre Türkiye Cumhuriyeti; demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Bu ilkeye göre bizi millet olarak bir arada tutan, toplumsal bütünlüğümüzü, dayanışmamızı sağlayan Cumhuriyetin temelini, tüm yurttaşların eşitliği ve özgürlüğü fikri oluşturmaktadır. Demokratik ve laik cumhuriyet, ırk, dil, din, inanç, cinsiyet farkı gözetmeksizin her vatandaşın ortak varlığıdır. İnşaallah uygulamada da bu ilkeleri görürüz. Mevcut hükümetin sunduğu referendum ile meşrutiyet benzeri bir sisteme dönüş olundu ama bu da belki yaşanması gereken bir süreç ve Türk halkı yasa ve öğren yöntemi ile cumhuriyet degerlerini anlamış olacak. Ümidim bu yönde.

Bilim adamı ve Atatürk ile ilgili yazdığı kitaplarla tanınan profesör Celal Şengör`e dayanarak bir kaç cümle söylemek istiyorum. İnsanı insan yapan hür düşüncedir, eleştirel düşüncedir. Atatürk bunu her fırsatta söylemiştir. Atatürk`ün varolduğu bir Türkiye bugün modern bir ülke olurdu. Şu ülkeye benzer demek mümkün değil, biz kendimize benzeriz. Atatürk biraz daha uzun yaşasaydı; bir cahiller topluluğu olmazdı. Türkçede bir söz vardır; kişinin takdiri iktidarıncadır, yani kişinin değerlendirebilme gücü onun kendi entelektüel gücü kadardır.

Bizlere ve gelecek nesillere düşen en önemli görev;  cumhuriyeti savunmak. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk`ün çizdiği çağdaş uygarlık yolunda ilerleyerek ve Atatürk`ün mirası olan bilimsel ve akılcı yoldan ayrılmayarak Atatürk ilke ve inkılaplarını koruyup geliştirmektir.

Bu duygu ve düşüncelerle; cumhuriyetimizin 95. kurulus yıldönümünü kutlar, Büyük Önder Atatürk ve canlarını bu uğurda feda eden şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyor, saygılar sunuyorum. “


 Kutlamada büyük emek harcayan soldan sağa Sevim Mutlu, Kanarya Veleva, Emel Sundström, Seynur Yumer, Esra Özergen Nilsson

















 

Yazdır Paylaş
Diğer Haberler
isvecpostasi.com