KÜRESEL BİR PUZZLE UFO

UFO olayı yüzyıllardır insanoğlunu uğraştıran ama gizi bir türlü çözülemeyen bir bilmece gibidir. Gerçekte “UFO” var mıdır, yok mudur? Bizi gözetleyen uzaylılar mı yoksa küresel güç odakları mıdır? Kaan Kantarcı’nın yazısını hem zevkle hem de düşünerek okuyacaksınız...

KÜRESEL BİR PUZZLE UFO
KÜRESEL BİR PUZZLE UFO Admin
Bu içerik 1406 kez okundu.

İSVEÇ POSTASI

KAAN KANTARCI / KÜRESEL BİR PUZZLE UFO

Takvimler her yıl 2 Temmuz'u gösterdiğinde, gezegenimizin birçok yerinde ”Dünya UFO Günü” etkinlikleri yapılır. Televizyon - radyo programları, seminerler, konferanslar, sergiler, film gösterimleri, kitap - DVD ve hediyelik eşyalarla dolu satış masaları gibi.. Tüm bu etkinliklerin ana hedefi, kişilerin "Evrende yalnız mıyız?" sorusuyla karşılaşarak konuya ilgi duymasıdır. İlgilenen kişiler gelişigüzel ya da "Tanrıların Arabaları" gibi önerilmiş bir seçimle bu gizemli yola ilk adımlarını atarlar. O yoldaki sonraki adımları, onları ya ulaşılabilir gerçeklere ya da karanlık girdaplara ve hatta (Amerikan UFO grubu "Heaven's Gate"in 39 üyesi gibi) ölüme bile götürebilir.

Kemikleşmiş kanıları olan bazı din ve bilim yobazları ile bilgisi olmadan her konuda söyleyecek sözü olanlar hariç, UFO'lar kimse tarafından "araştırılmadan" yok sayılmaz.  ABD ordusunun F-35 savaş uçaklarınca kaydedilmiş olan bir UFO takip videosu şimdiye kadar YouTube`de izlenebilmektedir; ama, karşıt kutuplardaki yobazların hiçbiri bu ve benzer kanıtları kabul etmezler. Onlar bir UFO'yu tüm duyu organlarıyla algılayacak ki, o UFO gerçek olsun! Ama, uzaylılar şu ana kadar eski bir UFO’ yu bile bir meydana bırakıp gitmemişlerdir. Bu da, hem inkarcıların işine yaramıştır hem de konunun sulandırılmasına olanak sağlayan çeşitli komplo teorilerinin, sahte video ve fotoğrafların, kazanç peşindeki uyduruk temasçı ve UFO yazarlarının çoğalmasına neden olmuştur.

Bugüne kadar insanları etkilemiş olan UFO  dinsel yapılanmalarından birkaçının ismini yazmak bile, onlar hakkında bir düşünceoluşturabilir: RAÄL, UNARIUS, AETHERIUSHEAVEN`S GATEENSAR`I ALLAHİSHTARFIAT LUX, ISKCON  ve daha birçokları.

Bu UFO yapılanmalarının ortak özellikleri bazı farklılıklara karşın, şöyle özetlenebilir: Gizem doludurlar; ama, küresel sorunları gerçekçi ve saldırgan bir dille vurgular, korku oluştururlar. Doğanın dengesinin bozulmaya başlamasıyla gelecek çevresel yıkımları, büyük depremleri ve  nükleer savaşı da içeren kıyamet gibi bir geleceği insanların gözlerine sokarlar. Kurtarıcı da  hazırdır; o, tabii ki göklerden gelecek olan UFO'lardır! Çok tanrılı Sümer uygarlığından beri kıyamet inancına sahip olan, cezalandırılma gibi kurtuluşun da göklerden geleceğine inananlar için bu tür tinsel mesajlar yeni ve benimsenemez değildir.. NUH'un gemisi gibi UFO'larla mucizevi bir şekilde kurtarılacak bir kısım inanan ve seçilmiş kişilerin, yıkımdan sonra cennetleştirilmiş dünyaya geri bırakılmaları ise sözveridir. Tabii ki, insanlığı o günlere uzaylılarla birlikte hazırlayacak ve kaos günlerinde insanlara önderlik edecek seçilmişlere de gereksinim vardır. UFO tarikatlarının hepsinde bir seçilmiş rehber, mesih ya da peygamber vardır ve insanlar eğer kurtarılacaklardan biri olmak istiyorlarsa o seçilmişlerin yolunu izlemelidirler.

                    ABD gazetesinde yer alan ABD ordusunun bir uçan daire ele geçirdiğini anlatan haberi

KorkukıyametkurtarıcımucizepeygambersözveriCennet.. Tanıdık geldi mi?. Bu UFO tarikatları, yaşadıkları ülkelerdeki dinsel, ekonomik, politik yapılardaki çürümeler, sosyal çarpıklıklar ve adaletsizliklerden dolayı sisteme yabancılaşan, ama edilgen yapılarına ve bilinç seviyelerine uygun başka bir adres de bulamayan kişilerin sığınaklarıdır. Bu sistem kaçakları o sığınaklarda, kalan yaşam enerjilerini ve zamanlarını mesihlerinin vaazlarını dinleyerek, umut dolu bir bekleyişle tüketirler..

İnsansal düşünceler ve yaşanan çağın mantığıyla dolu tüm kutsal (!) kitaplar gibi, yazılı dinsel UFO mesajlarında da benzer izler bulunmaktadır. Onlar uzaylıları yüceltirken, aslında insanları küçümserler. İnsan türünün, bir uzaylı genetik mühendislik ürünü olduğunu savunurlar. Onlara göre, uzaylılar daha önce yarattıkları bazı insan türlerini ( hatalı buldukları için ) yeryüzünden tamamen silmişlerdir.. Şimdi de, dünyadaki sorunların oluşmasına neden olan bu insanlık, kendi sorunları çözecek bilgelikten uzaktır, zayıftır, zaaflıdır; bu yüzden sorunların çözümü yine iyi niyetli uzaylılardan gelecektir!. Bu mesajlarda insanın küçümsenmesinden başka, yıkıcı küresel sorunların asıl sorumlularının gizlenmesi de vardır: Doğayı kirletip dünyanın dengesini bozan, fosil yakıtlardan elde ettikleri karlardan vazgeçmeyerek iklim değişikliklerini tetikleyen, açlığa ve her türlü sosyal eşitsizliklere, bunalımlara, savaşlara neden olanlar sıradan insanlar mıdır, yoksa dünyayı yöneten bir avuç sömürücü elit aile midir?. Görünen o ki, semavi dinler gibi, UFO dinleri de sömürücüler karşısında kör, sağır, dilsiz üç maymunu oynamaktadırlar.

Birkaç kez net tarihler de verilen "UFO'larla kurtuluş" sözverilerinin hiçbiri  tutmayıp ciddi bir prestij kaybı da gerçekleşince, bazı UFO tarikatları eski senaryolarını gözden geçirerek değişiklikler gerçekleştirmişlerdi. Çoğu ABD patentli olan bu güncellemelere bakınca anlıyoruz ki, bir türlü gerçekleşmeyen UFO'larla  kurtarma operasyonları "update" edilirken planlar değişmiş, yerini öncelik olarak bireysel kontaklara bırakmış.

Nasıl bir kontak?. Uzaylıların, kendilerini arayan dünyanın en iyi bilim insanlarıyla ( SETİ Projesi ) bağlantı kurduğunu şu ana kadar duymadık; ama, içlerinde daha yaşadığı çağı yakalayamamış ve hatta düşünce yapısı ve yaşam seviyesi bakımından çağının oldukça gerisinde kalmış, bir kitap bile okumamışların da bulunduğu hemen her ırk, sınıf ve eğitim seviyesinden binlerce insanla kontak kurdukları iddia ediliyor.

Uzaylılarca kaçırıldıklarını bildirenlerin çoğuna göre bu kontak, bir UFO'nun içindeki masaya paralize edilerek yatırılmış insana uzaylı araştırmacıların saldırısı şeklinde oluyor. Bazı UFO mesihleri makale, kitap ve videolarla o zorbalığın gerisindeki görülmeyeni de açıklayabiliyorlar(!). Meğerse kaçırılanlar, üzerinizde deneyler yapmaları için o uzaylı varlıklara daha ruhsal alemdeyken, doğmadan önce onay veriyorlarmış(!); ama, şimdiki madde boyutunda onlarla olan bu anlaşmalarını hatırlıyamıyorlarmış. Bu yüzden kaçırma yok, "alıkonma" varmış ve bu alıkonmalar, gelecek  ”kozmik devrim”in ilk aşamasıymış (!). Devrim denen şey de, UFO'lardaki laboratuvar çalışmasıyla uzaylı- insan melezlerinin oluşturulması, bu melezlerin insan ırkının yerini alması ereğiyle dünyaya yerleştirilmesi ve yakın gelecekte Homo sapiens'in gezegenimizden silinmesi gibi uçuk eylemler..

Bir an için, farklı türlere ait canlıların farklı kromozom yapıları olduğunu unutalım.  Fiziksel, tinsel, estetiksel ölçütleri olan mantık sahibi bir insanın, bir maymundan melez çocuk sahibi olmak istemesi nasıl akıldışıysa insandan çok üstün varlıklar varsayılan uzaylıların, insanlarla birleşip melez bir tür oluşturmak istemesi de aynı şekilde akıldışıdır. Hiçbir akıllı canlı kendi türünün genetik hatalıları, süreğen hastaları ve kendinden geride olan başka türlerle genlerini karıştırmaz! Bu sıradışı eylem olsa olsa mitelojik masallarda gerçekleşir. İnsanlığın çok tanrılı dinler tarihinde, bazı tanrı ve tanrıçaların (Zeus, Aphrodite gibi) insanlarla cinsel ilişkiye girip melez çocuk sahibi olmaları bulunmaktadır.  İsa’ nın "Tanrının oğlu"  olduğu iddiası da, Akdeniz  bölgesinin ( ZEUS'un zamparalıklarına alışkın ) insanları için kabul edilebilir bir şeydi. Şimdi, aktörler değiştirilerek mitelojik masallar tekrarlanıyor.

UFO dini yapılanmalarını kendi yarattıkları girdabın içinde bırakıp,  "uzaylılar var mı?"   sorusuna yanıt arayalım. Büyüklüğü bile bilinemeyen bu Evren' de bir tek biz mi varız?  ABD Savunma Bakanlığı Pentagon ciddi veriler olmasa  İleri Havacılık Tehditlerini Tanımlama isimli gizli UFO programına 5 yılda 22 milyon dolar harcar mıydı?. Rendlesham Forest olayındaki gibi askeri görevlilerin ve önemli makamlardaki sivil güvenilir tanıkların ifadeleri, gerçekliği kanıtlanmış fotoğraf ve videolar ile uzaylılarca kaçırıldıklarını söyleyen bazı kişilerin bedenlerinden ameliyatla çıkarılan ve dünya dışı elementler içeren implantlar var. Bunları yok sayamayız; hele de bilimsellik adına!.

Bence, asıl soru(n) uzaylıların erekleridir.  İnanılmaz hızlar, manevralar yapan uzay araçlarıyla atmosferimizde dolaşan ve istedikleri yere inebilen bu varlıklar, nedense hep  gözlerden uzak durmaya çalışmışlardır. Bu yüzden, gerçek UFO fotoğrafları da hiçbir zaman net çekilememiştir. Bugüne kadar UFO'lardan aşağıya  tahta, kaya, metal parçası ya da USB üzerine yazılmış bir mesaj metni de bırakılmamıştır. Uzaylılar böyle bir şeyi istemiş olsalardı, şüphesiz ki, en iyi şekilde yaparlardı. NASA, uzaydaki akıllı varlıkların bulması umuduyla VOYAGER 1 ve VOYAGER 2 sondalarıyla uzaya 55 dilden mesajlar yollamadı mı?.   Evet, uzaylı yaşam kanıtlarına şu ana kadar ulaşmadıklarını açıklayan devletlerin kalın kasalarında nelerin olduğunu bilmiyoruz. Tek bildiğimiz, UFO ve uzaylı dosyalarının gizli olarak arşivlendiği ve yaklaşık yarım yüzyıl sonra, o dosyalardan bir kısmının ABD, Brezilya, İngiltere, Fransa, KanadaDanimarka,İsveç gibi birkaç ülkede halkın erişimine açıldığıdır. Olmayan bir şeyin arşivi olur mu, hele de gizli?.

İnsanlık tarihi ne yazık ki, insanlara, hayvanlara ve doğaya karşı yapılan katliamlarla doludur. Dünya Savaşları sırasında milyonlarca insan yine insanlar tarafından yok edilmiştir. İkinci Dünya Savaşında Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atom bombaları atılmış, onbinlerce sivil insan diğer canlılarla birlikte birkaç saniyede kül olmuştur. Gezegenimizde bugüne kadar test edilen nükleer bomba sayısı da 3000'e ulaşmıştır. Bunca olay olurken neredeydi bu ( UFO tarikatlarının ) iyiliksever uzaylıları?.  Sümer tabletleri, Mısır hiyeroglifleri, Maya glifleri ve Aztek piktogramlarında uzaylılara ilişkin izler bulunmaktadır. Öyleyse binlerce yıldır gezegenimizle ilgilendikleri varsayılan uzaylılar, insanların büyük acılarına kayıtsız kalmış, hiçbir yıkımı ve kötülük testini  durdurmamışlardır. Uzaylılar, bir Engizisyon Mahkemesi kararıyla Campo de Fiori meydanında diri diri yakılan gökbilimci Giardano Bruno'yu görmemiş, üzerine iki kova su dökmemiştir. Adolf Hitler gibi bir caniyi hiç rahatsız etmemişlerdir. Saymakla bitmez...

Görülüyor ki, bizlerden ve sorunlarımızdan uzak duran esrarengiz uzaylılar kendi ajandalarına uygun bilmediğimiz bir eylemlilik içindeler. ABD gibi bazı ülkelerin ellerindeki UFO dosyalarını ”gizli”  damgasıyla arşivlemeleri, bu olguyu şimdiye kadar çözemediklerini, uzaylı eylemliliklerini  kontrol altında tutamadıklarınıuzaylı eylemliliklerini kendi gizli eylemliliklerine kamuflaj olarak kullandıklarınıaçıklanması ciddi bir kaosa neden olacak bazı bilgilere ve belki de dünyadışı teknolojilere ( insan yapımı UFO ve benzerleri için ) ulaşmış olduklarını, ama bu bilgi ve teknolojilerin başka ülkelerin eline geçmesini istemediklerini gösterir.  Bir zamanlar o gizliliğin içinde bulunan Boyd Bushman ( Havacılık mühendisi. Hazırladığı videoyu ölümünden sonra yayınlatmıştır ), Bob Lazar ( Ele geçirilmiş bir UFO üzerinde tersine mühendislik çalışması yaptığını açıklayan fizik mühendisi ), Luis Elizondo ( Emekli üst düzey istihbaratçı ), Paul Hellyer ( Kanada eski Savunma Bakanı ), Nick Pope ( İngiltere eski Savunma Bakanlığı araştırma ve inceleme dairesi başkanı ) ve gizliliğin dışındaki Robert Bigelow ( NASA’ ya da iş yapan sanayici ) ile Dr. Roger Leir ( Ameliyatlarla bir düzine kadar ”Alien implants” çıkarmış olan cerrah ) gibi daha birçok önemli ismin uzaylılarla ilgili açıklamaları eğlence olsun diye yapılmamıştır.  UFO sırlarını ifşa eden BobLazar'ın içinde olduğu otomobilinin kurşunlanması, Max Spiers ( " Bana bir şey olursa araştırın!" diye not bırakan UFO araştırmacısı ) ve  Philip Schneider  ( Bir yeraltı sığınağı kazısında, uzaylılarla karşılaştıklarını ve çatışma çıktığını iddia eden jeoloji mühendisi ) gibi halkı bilgilendiren kişilerin öldürülmeleri de bir hiç için olamaz!. Ayrıca, yalan makinesi testlerini geçen orman işçisi Travis Walton ve altı arkadaşının anlatımları da çarpıcıdır..

"Nuh'un Gemisi" ne tür toplar gibi dünyadaki insan - hayvan ve olasılıkla bitki türlerinden genetik tohumlar topladıkları söylenen uzaylılar yaklaşan yeni bir yok oluşun kara habercileri olabilir mi? Dünyanın değişik ülkelerinde büyük bir gizlilikle inşa edilen dev yeraltı yaşam alanları ve erzak depoları da bir şeyleri toplama, bir şeylerden koruma ve hazırlık ereği taşımıyor mu? Norveç'in kuzeyindeki Svalbard takımadasında bir dağın 130 metre altına inşa edilen ve dünyadaki en büyük su taşkını seviyesinin bile üzerinde kalan, nükleer bir savaştan ve meteor çarpmasından zarar görmeyecek şekilde yapılan Svalbard Küresel Tohum Deposu’nda dünyadaki önemli her bir numuneden 500'er tohum içeren 4.500.000 tohum numunesinin toplanmasına 2008 yılından beri devam edilmekte, numuneler de eksi 18 derecede saklanmaktadır..

Evet, Pentagon' un 5 yılda 22 milyon dolar harcayarak ”çözmeye” ya da ”karartmaya”  çalıştığı olgudur UFO eylemlilikleri. Kim bilir daha kaç gizli program yürütülüyor?. Ama, ABD'de bazı başkan adaylarının seçildiklerinde açıklamaya söz verdikleri bu olgu, birgün ya devletlerce açıklanarak ya da bir UFO kalabalık bir meydana indiğinde bitecektir. O zaman, belki, bütün kirli bilgilerden ve yalanlardan kurtulabileceğiz..

Amerika UFO NUH Gemi ABD Pentagon Uzaylılar
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Kaan     2019-04-13 Bu konuyla ilgilenen okuyuculara Güneş Tokcan tarafından Türkçeye çevrilen, editörlüğünü Christopher Partrıdge' nin yaptığı bir HARMONİ yayını UFO DİNLERİ isimli kitabı okumalarını öneririm.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ATATÜRK STOCKHOLM VE MALMÖ’DE ANILDI
ATATÜRK STOCKHOLM VE MALMÖ’DE ANILDI
İSVEÇ ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ CUMHURİYETİ’N 95’İNCİ YILINI COŞKUYLA KUTLADI
İSVEÇ ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ CUMHURİYETİ’N 95’İNCİ YILINI COŞKUYLA KUTLADI