MİSAK-İ MİLLİ SINIRLARIMIZ DEĞİŞTİRİLEMEZ!

Bildiğiniz gibi İsveç Meclisi’nde Sosyal Demokrat İşçi Partisi Milletvekilleri olan 13 kişi hazırladıkları ve dört ülkeyi kapsayan bölgelerde “kendi kaderini tayin etme hakkı" isteyen ama bir bağlamda "Bağımsız Kürdistan” kurulması yönünde İsveç Meclisi’ne bir önerge vermişlerdir

MİSAK-İ MİLLİ SINIRLARIMIZ DEĞİŞTİRİLEMEZ!
MİSAK-İ MİLLİ SINIRLARIMIZ DEĞİŞTİRİLEMEZ!                 Admin
Bu içerik 476 kez okundu.

İSVEÇ POSTASI

MİSAK-İ MİLLİ SINIRLARIMIZ DEĞİŞTİRİLEMEZ!                

Bildiğiniz gibi İsveç Meclisi’nde Sosyal Demokrat İşçi Partisi Milletvekilleri olan 13 kişi hazırladıkları ve dört ülkeyi kapsayan bölgelerde “Kürtlerin kendi kaderini tayin etme hakkı" isteyen ama bir bağlamda "Bağımsız Kürdistan” kurulması yönünde İsveç Meclisi’ne bir önerge vermişlerdir.

Önergenin sahibi Sosyal Demokrat İşçi Partisi Stockholm milletvekili Lawen Redar ve imzalayanlar yine Sosyal Demokrat İşçi Partisi Stockholm Milletvekilleri Laila Naraghi, Roza Güclü Hedin, Leif Nysmed, Mathias Tegnér, Serkan Köse, Johan Büser, Teres Lindberg, Dag Larsson, Kadir Kasırga, Sultan Kayhan, Thomas Hammarberg, Magnus Manhammar

Lawen Redar yazdığı ve diğerlerinin imzaladığı “önerge"de, “ İsveç Meclisi, hükümetin Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkını tanıması ve bunu hükümete duyurması gerektiği yönünde verdiğimiz önergeyi desteklemesini ve kabul etmesini öneriyoruz” deniliyor.

Önergenin gerekçesinde “Kürtler ve Kürdistan" adı altında uzun bir sözde tarihsel açıklama getiriliyor. Bu açıklamada 1916 yılında İngilizler, Fransızlar ve Ruslarla yapılan “Sykes – Picot” gizli anlaşmaya değiniliyor. Bu anlaşma 1917 Rus Devrimi’nden sonra Ruslar tarafından dünya kamuoyuna açıklanmıştır. Bu üçlü devletin kendi aralarında Osmanlı İmparatorluğunu paylaştıkları görülüyor. Bu paylaşımda Kürtlere, Büyük Ermenistan sınırları içinde yer verilirken, Ermenistan’a tabi olmaları isteniyor. Kürtlere ne özerlik ne de bağımsızlık gibi bir sözleri yok. Bu kişiler 1920 Sévres Antlaşması’na atıf yaparak Fransızların “Kürtlere” özerlik vaad ettiklerini belirtiyorlar. Bu anlaşmada da bırakın bağımsızlığı özerklik bile sorunlu görülüyor.

12-30 Mart 1921 tarihinde Mısır’da toplanan “Kahire Konfersansı”nda Kürtlere sadece Büyük Ermenistan kurulması ve bu bölgede Kürtlerin onlara tabi olması esas olarak benimsenmiştir. Hatta İngiliz delegesi ki Dış Sömürgeler Bakanı Churchili ile Ortadoğu Masası  yönetiminde bulunan Sir Percy Cox katılmışlardır. İngilizler dört madde üzerinde ısrarlı olmuşlardır. I. Maddede, “Kürtlere herhangi bir bağımsız devlet kurma olanağı tanınmamalıdır” denilmektedir. Emperyalistler her zaman Kürtleri maşa olarak kullanmışlar ve bugünde kullanmaya devam etmektedirler.

Kürt daha doğrusu Kürtçülük hareketlerinin 1900’lü yıllardan sonra başladığını görüyoruz. Osmanlı topraklarında ilk Kürt hareketi I. Dünya Savaşı’nın bitiminde Osmanlının yenilgisiyle sonuçlanan 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi’nin ardından Aralık 1918 yılında “Kürtdistan Teali Cemiyeti -Kürdistan’ı Yükseltme Derneği-” kuruldu. Burada da görülüyor ki, parsadan pay kapma mantığı geçerli ama ava giden avlanır hesabıyla Kürtler emperyalistler tarafından fazlasıyla kullanılmıştır. Cemiyet,  Şemdinan aşireti (Şeyh Ubeydullah), Bedirhan aşireti, Baban aşireti ve Diyarbakırlı Cemil Paşa tarafından kurulmuştur. İngilizler bu cemiyet içerisinde kendilerine uygun kullanabilecekleri kişileri bulmuşlar ve kullanmışlardır. Bugünde değişen bir şey yoktur.

Kısaca önergedeki argümanların hiçbirisinin tarihsel açıdan çarptırılmasından -manipüle- başka bir şey bulunmamaktadır. Lozan’dan bahsediliyor ki, orada bile Kürtlere ne bağımsızlık ne de özerklik söz konusu olmuştur. Lozan’da Türk tezi olan “Kürtler bu ülkenin asli unsurlarıdır” benimsenmiş ve azınlık statüsü bile öngörülmemiştir. Lozan’la çizilen “Misak-i Milli” sınırlarımızı hiç bir güç değiştiremez. Bunu hem önerge sahipleri hem de tüm dünya böyle bilmelidir. Atatürk’ün ne padişah ne de diktatör olmak gibi bir hevesi yoktu. O, çağdaş, laik sosyal bir hukuk devleti kurmak ve batı uygarlığı seviyesine yükseltmek için mücadele verdi.

Bu önerge sahipleri tuttuğu yol hem İsveç Meclisi’ni töhmet altında bırakmak hem de İsveç Hükümeti zor durumda sokmaktan başka bir işe yaramaz.

Bu önerge sahiplerini ülkemizin bölünmez bütünlüğüne saygıya davet ediyor, kendilerini şiddetle kınıyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyrulur...

İsveç Atatürkçü Düşünce Derneği

Mustafa Sönmez
Macide Akay
Gülay Yaraman
Derya Dözen
Serpil Kayı

 

İsveç İsveç Sosyal Demokrat İşçi Partisi Önerge ulusların kaderi tayin hakkı Kürdistan Lawen Redar Leif Nysmed Sykes-Picot anlaşma Kahire Konferansı Sevrés Antlaşması Lozan Antlaşması Kürdistan Teali Cemiyeti İsveç Meclisi İs
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İSVEÇ’TE, ÖZLEM ERDOĞAN SİGORTA SEKTÖRÜNDE 2019’UN EN İYİSİ SEÇİLDİ
İSVEÇ’TE, ÖZLEM ERDOĞAN SİGORTA SEKTÖRÜNDE 2019’UN EN İYİSİ SEÇİLDİ
STOCKHOLM’DA CUMHURİYETİMİZİN 96. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUYLA KUTLANDI
STOCKHOLM’DA CUMHURİYETİMİZİN 96. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUYLA KUTLANDI