ATATÜRK STOCKHOLM VE MALMÖ’DE ANILDI
ATATÜRK’ÜN VASİYETİNİ İPTAL ETMEK
NORVEÇ – ADD İKİNCİ OLAĞAN KONGRESİNİ YAPTI
Bu yazı 26 Şubat 2018, Pazartesi 00:47:39 tarihinde eklendi. 311 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

SAFLARI SIKLAŞTIRALIM - Suay Karaman

SAFLARI SIKLAŞTIRALIM

Yıllardır ülkemizi yönetenlerin bilimsellikten ve uzak görüşlülükten yoksun olmaları sonucunda, her geçen gün daha kötü bir gidişe doğru yol almaktayız. Ülkemizde laik ve bilimsel eğitim bitirilmiştir. Bunun sonucunda tarikat ve cemaatler her kurumda boy göstermeye başlamıştır. Yoksulluk, işsizlik ve yolsuzluk büyük boyutlara ulaşmış, terör bitirilememiş, 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan şaibeli halk oylaması ile rejim değiştirilmiştir. Sivil darbe yapılan güzel ülkemiz böyle bir yönetime layık değildir.

 

Ege’de adalarımız Yunanistan tarafından işgal edilmişken, Suriye’de operasyonlar devam ederken AKP Genel Başkanı ve TBMM Başkanı, Atatürk’e hakaret eden, akıl sağlığının yerinde olmadığı anlaşılan Kadir Mısıroğlu’nu hastanede ziyaret etmiştir. Ülkemizde Atatürk’e ve laik cumhuriyete hakaret edenler hep baş tacı edilmektedir.

 

“Lozan Zafer mi Hezimet mi?” adlı iki ciltlik kitap yazan Kadir Mısıroğlu denen kişi kimdir? “Kurtuluş Savaşı'nda Yunan galip gelseydi, ne hilafet yıkılırdı, ne şeriat yıkılırdı”, “Yunanı 500 sene idare ettik, yendik diye bayram yapmak abesle iştigaldir”, “10 Kasım’da saat 09.05’te kenefe gidin”, “Buradan ilan ediyorum, 80'ime giriyorum, Mustafa Kemal’e zerre muhabbeti olan cenazeme gelmesin, bu dünyada da ahirette de alakam olmaz, kabul etmiyorum, vasiyetimdir” diyen Kadir Mısıroğlu eleştirilerin hedefi oldu. Ancak bir takım odaklardan aldığı destekle daha da ileri giderek “Heykellerinin köpek leşi gibi sürüklendiğini göreceksiniz” sözleri nedeniyle Atatürk’e hakaret suçlamasıyla hakkında soruşturma yürütülen bu kişiyi hastanede ziyaret etmek ne anlama gelmektedir?

 

Bunun anlamı Atatürk’e ve laik cumhuriyete açıkça karşı olmaktır, başkaldırmaktır. Üstelik bu ziyarete, kapatılan Refah Partisi’nin Rize eski milletvekili “Biz ata, ite, puta tapanlardan değiliz, o yüzden Atatürk anıtına çelenk koymadım” diyen Şevki Yılmaz ile birlikte gidilmiştir.

 

Cumhuriyetle hesaplaşma öyle bir aşamaya getirilmiştir ki, 1-3 Ekim 2017 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen ‘11. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’nun ardından, Said Nursi Hatıra Pulu bastırılmıştır. Said Nursi Atatürk'e, kimilerince ahir zamanda ortaya çıkacağına inanılan fitne ve fesadın başı olan kişi anlamına gelen ve şeytanı temsil eden ‘deccal' sıfatını yakıştırmıştır. Böyle kişiler adına pul bastırılması büyük saygısızlık olduğu kadar, ihanete de ortak olmaktır.

 

Saflar yıllardır netleşmektedir ve çok açıktır ama henüz bunları göremeyenler ya da çıkarları için görmek istemeyenlerin olduğu toplum, ortaçağ karanlığına doğru hızla sürüklenmektedir. Atatürk’e ve laik cumhuriyete sahip olan tüm demokratik güçlerin bir araya gelerek tepki vermesi gereken günleri yaşamaktayız. Çağdaşlığı savunanların, karanlığı savunanlar kadar cesur olması gereken günlerden geçmekteyiz. Topluma yön veremeyen, çözüm üretemeyen muhalefet partilerinin bir an önce durumlarını gözden geçirerek, karşılaşacağımız tehlikeyi görmeleri büyük bir zorunluluktur. Yoksa bu ağır yükün altında hepimizin onarılması güç bir travma yaşayacağının bilinmesi gerekir. Faşizme karşı, dinciliğe karşı safları sıklaştıralım..

Bu yazı İlk Kurşun Gazetesinde de yayınlanmaktadır.

Yazdır Paylaş
Diğer Suay Karaman Yazıları
isvecpostasi.com