23 NİSAN KUNGSTRÄGÅRDEN’DE COŞKUYLA KUTLANDI
CUMHURİYETİN SABAH GÜNEŞİ KÖY ENSTİTÜLERİ
İSVEÇ’TE ‘EZAN’ TARTIŞMASI BÜYÜYOR
Bu yazı 02 Mart 2018, Cuma 18:37:03 tarihinde eklendi. 375 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Suriye Halkı Uluslaşıyor - Günay Güner

Suriye Halkı Uluslaşıyor

Dünya çok eşitsiz bir gezegen; gitgide daha da eşitsizleşiyor.

Ateş topuna dönen Ortadoğu’da dört ülkenin yazgısı birbirine bağlı.

Yirmi birinci yüzyılda yol almaya başlamışken Ortadoğu ülkelerinin halkları alabildiğine çağdışı rejim ve koşullarda yaşıyor. Irak, Saddam Hüseyin diktatörlüğündeki günlerini mumla arıyor. Irak, okyanus ötesinden, “koca karınlı gemileriyle”, uçaklarıyla, ordularıyla gelen ABD tarafından işgal edildi. Bir milyonun üzerinde sivil öldürüldü. Kürtçüler ve ağaları işgalin gönüllü işbirlikçisi oldular. Şu günlerde Irak üç parça…

İngiliz, ABD, Fransa savaş uçakları Libya’ya çullandılar, bombaladılar; Muammer Kaddafi linç ettirilerek öldürüldü. Bu bombardımanda ne yazık ki Türkiye de rol aldı. Oysa ilk soru neydi? “NATO’nun Libya’da ne işi var?

Suriye, Baas düşünce ve birikiminin aydın birikimi sayesinde Ortadoğunun en laik, modern ülkesiydi; emperyalizm bu durumu çıkarlarının yürümesine engel gördü. Kendi “laboratuvar”larında yarattığı Taliban, El kaide, El nusra, IŞİD…canavarlarıyla Suriye’ye saldırdı. Binlerce kadın, çocuk öldürüldü; göç etmek zorunda bırakıldı. Neymiş? Esat yönetimi diktatörlükmüş, halkını öldürüyormuş, Suriye’ye demokrasi götürüyorlar! Halkını korumak, esir edilmelerini önlemek için canını ortaya koymuş Beşar Esat diktatör, İşgal ettikleri, saldırdıkları her ülkede binlerce sivil öldüren emperyalistler demokrat! Bunu yiyenlerin aklından, vicdanından kuşku duymak gerek.

Yeni oyun İran üzerinde deneniyor. Rusya Federasyonunun dengeleyici baskısı olmasaydı, İran halkı bugün acılar içinde kalabilirdi. Dengenin ise nezamana kadar ve ne biçimde süreceği bilinmiyor. İnsanlık, emperyalistlerin, büyük güçlerin denge insafına kalmış. Denge ortadan kalktığı anda yıkımlardan yıkım beğen…

Yaşananlar ve yaşanacaklar bölge halkları, özellikle de Suriye halkı için tarihseldir. Daha açık belirtilirse, uluslaşmak, yanlış tutumlardan arınmak büyük olaylar sonrasında gerçeğe dönüşebilir. Örneğin Türk halkı Çanakkale Utkusuyla uluslaşma yoluna girmiştir.

Suriye halkı uluslaşıyor! Emperyalizmin ve Suriye içindeki işbirlikçilerinin on yıla yaklaşan saldırıları, Suriye tarihi yönünden ak koyunu-kara koyunu ortaya çıkarıyor; halkın dostlarını-halkın düşmanlarını ortaya çıkarıyor, karar döneminde bir araya gelme yürekliliğini gösterenlerin, yurtseverlerin uluslaşmasını sağlıyor.

Bu uluslaşma süreci içinde, sıradan insanlar değil ama Kürtçüler ve dinciler nasıl anılacak dersiniz?

Türkiye’nin yirmili yıllarına ne kadar benziyor değil mi?

Yazdır Paylaş
Diğer Günay Güner Yazıları
isvecpostasi.com