23 NİSAN KUNGSTRÄGÅRDEN’DE COŞKUYLA KUTLANDI
CUMHURİYETİN SABAH GÜNEŞİ KÖY ENSTİTÜLERİ
İSVEÇ’TE ‘EZAN’ TARTIŞMASI BÜYÜYOR
Bu yazı 19 Mart 2018, Pazartesi 08:43:18 tarihinde eklendi. 306 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

KUTSAL İTTİFAK - Suay Karaman

KUTSAL İTTİFAK

7102 sayılı "Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 13 Mart 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi, 15 Mart 2018 tarihinde cumhurbaşkanı tarafından onaylandı ve aynı gün Resmi Gazete’de yayınlanarak, yürürlüğe girdi.

 

TBMM tutanağına göre teklif hakkında Genel Kurulda görüşmeler 12 Mart 2018 Pazartesi günü 69. Birleşimin 5. oturumunda saat 17.21’de başlamış ve 13 Mart 2018 Salı günü 14. oturumunda saat 09.41’de sona ermiştir. Kanun teklifinin hem 26 maddesinin, hem de tümünün kaç oy ile kabul edildiği TBMM tutanağında bile yazmamaktadır. Görüşmeler, TBMM Başkan Vekilinin “Teklifin tümünü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler, Kabul etmeyenler.. Teklif kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır, hayırlı olsun” sözleriyle sona ermiştir.

 

Kabul edilen bu yasa, genel seçimlerde kutsal ittifak yapacak AKP ve MHP’nin kazanmasına yönelik düzenlemeler içermektedir. Bu yüzden anayasanın eşitlik ilkesine ve temsilde adalet ilkesine aykırıdır. Ancak hukuk dışı tutum ve davranışlardan kaçınmayan siyasi iktidar için bunların hiç önemi yoktur. “İleri demokrasi” adını verdikleri bu yöntem, hukuksuzluktur ve sivil darbedir.

 

Kabul edilen yasanın içeriği ana hatlarıyla şöyledir: İttifak yapan partiler için %10 seçim barajı aranmayacaktır, seçim barajında ittifakın toplam oyu esas alınacaktır. Sandık kurulu başkanları, partilerden kura yöntemine göre seçilmeyecek, kamu görevlileri arasından belirlenecektir. Bundan sonra seçimlerde mühürlü olmayan zarf ve oy pusulaları geçerli sayılacaktır. Yerel seçimlerde tüm oy pusulaları tek zarfa konulacaktır, benzer şekilde cumhurbaşkanı ile milletvekili seçimlerinde de oy pusulaları aynı zarfa konulacaktır. Güvenlik güçleri, sandık çevresinin kapısına kadar gelebilecek, her hangi birinin ihbarıyla sandık başından kişiyi uzaklaştırabilecektir. Seçim güvenliği gerekçesiyle sandıklar, başka bir seçim çevresine taşınabilecek, aynı binada oturanlar farklı sandıklarda oy kullanabilecektir. Seçim bölgelerinin birleştirilmesi ve seçmen listelerinin karma şekilde düzenlenmesine Yüksek Seçim Kurulu karar verebilecektir, bir siyasi parti, bir başka siyasi partinin listelerinden milletvekili adayı gösterebilecektir. Hastalığı ya da engeli olan seçmenlerin oy kullanmaları için, seyyar sandık kurulacaktır.

 

12 Eylül 2010 tarihinde yapılan halk oylamasında o günlerin saygıdeğer, sümüklü hoca efendisi, bugünün teröristi Fethullah Gülen’in söylemi unutulmamalıdır ve bizlere ip ucu sunmaktadır: “Mümkün olsa ölülerin mezarlarından kalkıp evet oyu kullanmasını isterdim.” Bu yasayla meşru olmayan mühürsüz seçim yasal hale getirilmekte ve seçim güvenliği ortadan kaldırılmaktadır. Kısaca artık sahte oylarla seçim kazanmanın yolu yasallaştırılacaktır.

 

Seçimde hilenin önünün açıldığı gerekçesiyle bu yasanın CHP tarafından Anayasa Mahkemesi’ne götürüleceğinin açıklanması hukuka saygılı bir davranış şeklidir. Ancak 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan halk oylamasında kullanılan mühürsüz zarfları geçerli sayan Yüksek Seçim Kurulu’nun yasalara aykırı şekilde verdiği karara tepki göstermeyenlerin, bugün artık söyleyecek sözlerinin olmaması gerekir. Detaylı şekilde incelenip, tartışılmadan çıkarılan bu yasa, Yüksek Seçim Kurulu’nun halk oylamasındaki tam kanunsuzluk hali yaratan kararını daha da genişleterek, yasa hükmüne bağlamaktadır. Böylece her türlü yolsuzluğa açık olan bir seçim yapılacak ve sonucu önceden belli olacaktır. Buna “ileri demokrasi” adı verilmektedir.

 

Her türlü şaibeye açık bu yasaya karşı yeterli ses çıkarmayanlar, tepki vermeyenler, mücadele etmekten kaçınanlar ülkemizin getirileceği çağ dışı durumun da sorumluları arasındadır. Bütün hukuk fakülteleri sessizdir, akademisyenler sindirilmiştir, demokratik kitle örgütleri tepkisizdir. Hukuksuzluk yapanlar kadar cesur olunamazsa, vatan severlik ve tam bağımsızlık temelinde örgütlü mücadele yapılamazsa, ülkemizi bekleyen tehlike ve tehditleri göremediğimiz gibi, her türlü olumsuz koşullarda yaşamaya da mahkum oluruz...
 

Bu yazı İlk Kurşun Gazetesinde de yayınlanmaktadır.

Yazdır Paylaş
Diğer Suay Karaman Yazıları
isvecpostasi.com