23 NİSAN KUNGSTRÄGÅRDEN’DE COŞKUYLA KUTLANDI
CUMHURİYETİN SABAH GÜNEŞİ KÖY ENSTİTÜLERİ
İSVEÇ’TE ‘EZAN’ TARTIŞMASI BÜYÜYOR
Bu yazı 07 Haziran 2018, Perşembe 16:08:40 tarihinde eklendi. 393 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Haziran 2018 Seçimlerine Giderken HDP Nereye Gidiyor? - Günay Güner

Haziran 2018 Seçimlerine Giderken HDP Nereye Gidiyor?

24 Haziran 2018 seçimlerine az zaman kaldı. Muhalefet bunca demokrasiden uzak koşullar altında seçime gitmeyi kabul etmekle doğru mu yanlış mı yaptı? Yanıtının üzerinde duran olmadı. Hele bu saatten sonra kimsenin soracağı yok. Bir özgüven bir sesleniş ki sormayın gitsin. Tüm muhalefet aslan yürekli. “Bitti, tamam, bu sefer olacak…” Bu sözler edilirken neye güveniliyor? Girdikleri dincilik ve Kürtçülük yarışına mı? CHP+İYİ+SP… Kimi CHP seçmenleri eleştiriyorlar, “Sivas kıyımcılarıyla nasıl bir araya gelirsiniz” diyorlar. 2 Temmuzlarda Madımak önüne Seyh Sait, Seyit Rıza için çiçek bırakan HDP de aralarında olsaydı çok mu aklanırdı? Şimdilik bu bölümü kapatalım.

HDP demişken kimi kalemşorlar şu savı dillendiriyorlar: HDP kilit işlev görmektedir. Eğer barajı aşamazsa seçim sistemi gereği, HDP’ye verilecek oylar AKP’ye kaydedilecektir. Öyleyse HDP barajı aşmalıdır. Oylar HDP’ye!

İyi de ilk anda çok mantıklı görünen bu durum neden başka bir bakışla irdelenmesin?

HDP, seçmeni başta olmak üzere büyük zulme uğratıldığını haklı olarak dillendirirken, aynı zamanda hâlâ yeni bir çözüm süreci başlatma iletileri göndermiyor mu? AKP şu anda “Gelin yeniden başlatalım” dese koşarak gidecekler. Zulüm mulüm unutulacak. Her şey bir yana bu (“Kürdistan”) bir emperyalizm planı olduğundan dışında kalamazlar; kalmak istekleri de yoktur.

Bu durum bir şey daha söylemiyor mu? Barajı aştığı koşulda HDP ile AKP yeni bir “çözüm” süreci başlatmazlar mı? Başlatılmayacağının güvencesi nedir?

Ayrıca HDP’nin temsil ettiği siyasal tutumun parlamento içinde kalmasını her zaman Türk solu mu düşünecek? Bunun kaygısını biraz da Kürt siyaseti, Kürt aydınları duysa; Türkiye partisi olmaya çabalasa doğru olmaz mı?

Ne ki HDP’de böylesi bir içtenlik arayanlar boşa ararlar. Onlar da “kindar” nesiller yetiştirmekle meşguller. PKK ile aralarına sınır çizmeleri de olanaksızdır. Çünkü hiçbir HDP’li, PKK’yi kıyım örgütü, demokrasi karşıtı yapı saymaz. Kimse boşuna ne kendini ne halkı aldatsın.

Aşındırılmış Türk yargısının Selahattin Demirtaş konusundaki başlıca yanlışı, bir türlü sav, yargı zemini oluşturmamasıdır. Soru şudur: Suçladığın savların (iddia) nedir? Kanıtlayabiliyor musun? Kanıtın varsa ortaya koy, yargıla. Kanıtın yoksa hapiste tutma.  
 

Cumhurbaşkanı adayı nasıl cezaevinde tutulur, eşitsiz yarış sözkonusu…savları anlamsızdır. Sözgelimi PKK kıyım örgütünü, suçu, suçluyu övmek suçlarının işlendiği belirlenmişse “Cumhurbaşkanı adayıdır” gerekçesine sığınılmaz. Böylesi saçmalıklar her yanın toz duman olduğu, gözün gözü görmediği, her kavramın içinin boşaldığı, üzerine atılı suçları en başta ülke yönetiminin işlediği ülkelerde olur. Ve derdinizi de kimseye anlatamazsınız. Kimse bilimsel bakmaz. Birey bir türlü oluşamamıştır. Herkesin kabilesi, sevdiği kıyım örgütleri, sevdiği zalimleri, fırsatçıları vardır. Zıvanadan çıkılmıştır.

Yazdır Paylaş
Diğer Günay Güner Yazıları
isvecpostasi.com