23 NİSAN KUNGSTRÄGÅRDEN’DE COŞKUYLA KUTLANDI
CUMHURİYETİN SABAH GÜNEŞİ KÖY ENSTİTÜLERİ
İSVEÇ’TE ‘EZAN’ TARTIŞMASI BÜYÜYOR
Bu yazı 23 Ağustos 2018, Perşembe 13:56:19 tarihinde eklendi. 973 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

MİKAİL YÜKSEL’E OY VER Kİ, HAKSIZLIK ORTADAN KALKSIN! - Mustafa Sönmez

MİKAİL YÜKSEL’E OY VER Kİ, HAKSIZLIK ORTADAN KALKSIN!

İsveç’te yaşayan ve politik partilerde aktif görev alan kişilere karşı bazı çevrelerden çirkin saldırılar devam ediyor. Üç yıl önce İmar ve İskan Bakanı Çevre Partili Mehmet Kaplan’a karşı sürdürülen ve istifasıyla sonuçlanan olay, bugün Göteborg bölgesinde Merkez Partisi’nden 2’nci sırada milletvekili adayı olan ve yüzde yüz seçilme şansına sahip Mikail Yüksel için oynanıyor. Aynı oyun yine aynı partiden Linköping bölgesinden milletvekili adayı ve belediye başkan yardımcısı olan Muharrem Demirok’a karşıda yürütülüyor.

Sosyal Demokrat İşçi Partisinde halen milletvekili olan ve 9 Eylül seçimlerinde milletvekilliğine kent merkezinden aday olan Sultan Kayhan için de sürdürülüyor. Bu kirli oyunların sahip ya da sahipleri hep aynı kişiler. Ele geçirdikleri bazı avantajlarını kullanarak karalama furyasına basın üzerinden devam ediyorlar.

Bu çevrelerin ileri sürdükleri argümanlar hep aynı sahte Ermeni soykırımı, ırkçı parti MHP bağlantısı, Türkiye’deki insan hakları sorunları, Türk askerinin Kıbrıs Adası’ındaki varlığı. Bu çevreler Ermenistan’ın Azerbaycan bölgesindeki Dağlık Karabağ’ı işgali ve katledilen insanlarını, bir milyonun üzerinde yurtlarından ayrı mülteci duruma düşürülen Karabağlılardan hiç söz etmemektedirler. Kürtlerin gerek Irak’ta gerekse Suriye’de ellerinde tuttukları bölgelerdeki azınlıkları yok etme politikalarını görmezlikten gelmektedirler. Suriye’deki Ayn El Arab olan yerleşim yerinin adı nasıl oldu da Kobani oldu? Kamışlı’da süryani/Asuri halkına uygulanan baskılar...

İsveç’te yaşayan ve politik partilerde görev alan Türkler, İsveç siyasal ve sosyal yaşamının birer parçasıdırlar. Bu kişiler İsveç’in birer bireyidirler. Emeklerini ve güçlerini İsveç’in refahı için harcamaktadırlar. Partilerinin tüzük ve proğramlarına da hem bağlı hem de saygılıdırlar. Tek suçları Türk kökenli olmalarıdır.
 
Bu çevrelerin başını çeken Kurdo Baksı basına yazdığı makalede Mikael Yüksel’e şöyle yüklenmektedir, “Göteborg Merkez Partili, Ermeni Soykırımı, Kürtlere baskılar, Kıbrıs’ın İşgali ve Türkiye’deki insan hakları konusunda görüşünü netleştirmelidir.” Adama sormazlar mı? Ey Kurdo Baksı, sen kimsin?

Kurdo Baksı’nın bilip de bilmediği birşey Kıbrıs Adası’nda hangi halk grubu katliamlara maruz kalmıştır. Türk askeri neden Kıbrıs’a çıkmıştır. Kıbrıs’ta çözümsüzlüğün sebebi hangi taraftır? Kurdo (Necip) Baksı, bu kişilerle uğraşacağı yerde kendi Kürt ırkçılığını sorgulasa daha yerinde bir iş yapmış olur...

İsveç basınında çalışan ve tarihsel olayları çarpıtan, at gözlükleriyle olaylara bakan, değerlendiren gazeteciler vardır. Bu gazeteciler Kurdo Baksı gibi kişilerin değirmenine su taşımaktadır. İsveç Meclisi bir oy farkıyla talihsiz bir karar almış ve sahte Ermeni Soykırımı’nı kabul etmiştir. Soykırımını tanımak ne parlamentoların ne de politikacıların işidir. Tarihsel olaylara tarihçiler ve bir haksızlık varsa, Uluslararası Adalet Divanı karar verir. Soykırıma uğradıklarını iddia eden Ermeniler, neden Uluslararası Adalet Divanı’na başvurmamaktadırlar? Çünkü ellerinden “soykırım oyuncağı”nın alınacağını bilmektedirler. Türklerin hiçbir halka ya da halklara karşı düşmanlığı yoktur. Bizler mevcut iktidarların yaptıklarını onaylar ya da eleştiririz. Halkına karşı düşmanlık beslemeyiz.

Kurdo Baksı’nın kendisine yönelik suçlamalarına karşı verdiği yanıtta Sultan Kayhan, “Ben bir İsveç politikacısıyım. Bunun ötesinde birşey değilim. Türkiye’deki iktidarın da adamı ya da uşağı değilim. Partim görevlendirdi ve Kulu’da seçim çalışması yaptım. Deli saçması suçlamaların için benden özür dileyeceksin” yorumunu yapıyor. Evet, bu kişinin suçlamalarına “deli zırvası” demek daha yerinde olur, kanısındayım.

İsveç’te yaşayan Türklere düşen en önemli görev sandık başına giderek Kurdo Baksı gibilere gereken dersi vermektir. Türk kökenli adayların adını işaretlemektir.

Yazdır Paylaş
Kaan Kantarci - 2018-08-23 12:05:59

Mehmet Kaplan, Sultan Kayhan, Mikail Yüksel.. İsveç' te bazı kişi ve grupların başını ağrıttığı Türk ya da Türkiye kökenli politikacılardan birkaçı.. Üç ayrı politik partide bulunan bu üç ayrı kişinin benzer sorunlarla karşılaşması ilginç! Bence, atasözümüzdeki gibi, " çuvaldızı kendimize, iğneyi başkasına " batırmakla başlamalıyız.. Oyumu dün bu üç parti dışındaki bir partiye verdiğim için herhangi bir Türk kökenli adayın adıyla karşılaşmadım. Tek düşündüğüm şu ki, ülkemi kaybettim, ülkem Araplaştırıldı, işgal edildi; bari sığındığımız bu İsveç Araplaştırılıp işgal edilmesin!. Tüm aydın Türk yurttaşları ve politikacıları İsveç de başlayan bu işgale karşı tavır almalıdır. Gidecek yer kalmadı!.

Diğer Mustafa Sönmez Yazıları
isvecpostasi.com