23 NİSAN KUNGSTRÄGÅRDEN’DE COŞKUYLA KUTLANDI
CUMHURİYETİN SABAH GÜNEŞİ KÖY ENSTİTÜLERİ
İSVEÇ’TE ‘EZAN’ TARTIŞMASI BÜYÜYOR
Bu yazı 27 Ağustos 2018, Pazartesi 19:30:33 tarihinde eklendi. 323 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Cengiz Çandar İsveç’te - Günay Güner

Cengiz Çandar İsveç’te

Biliyorum, Cengiz Çandar’ın İsveç’e yerleşmesi yeni bir haber değil ama eskimeyen ve eskimeyecek bir haber. Çünkü onyıllarca, sözümona özgürlükçülük adına gericiliği destekledikten, laik insanlara yaşamı dar ettikten sonra yarattığı, yaratılmasına katkıda bulunduğu cehennemden kaçmak, üstelik açıklama diye patavatsız sözler etmek eskiyecek bir durum değil.   

Türkiye’nin başına getirilen kötülüklerin baş sorumluları arasında kendilerine, nasıl olmuşsa sol süsü vermiş, ABD ve AB hizmetinde, çakma liberal takımının üyeleri vardır. Hiç kuşkunuz olmasın. Klavyelerine ve dillerine doladıkları “Kemalist diktatörlük”, “Vesayet”, “Vesayetten AK parti kurtardı”, “sivil toplum”…hikâyeleriyle (masal demiyorum, masalların saygınlığı vardır, severim), hem gericiliğe ve emperyalizme meşruiyet kazandırdılar hem de başta laiklik olmak üzere tüm cumhuriyet kazanımlarının yok edilmesini sağladılar. Şurası da çok önemli: Bu yok ediş işi kazara olmadı; bilerek ve isteyerek, taammüden yapıldı. Kimse ne saf ne salak yerine konsun.

Şimdi bu takımın ayaktopçuları, biraz da dayak yediklerini bahane ederek kapağı yurtdışına atmaktalar. “Büyük gasteci” Can Dündar, Şansölyelerinin himayesinde Almanyalardadır. “Büyük düşünür” Murat Belge Türkiye’den pek sıkılmış durumda, Kraliçelerinin ve MI6’nın korumaları altında yaşlılık günlerini Birleşik Krallık’ta geçirmekte, tefekküre dalmaktalar.
 

Yine “büyük gasteci”, Pentagona girebilme şerefine nail olabilmiş tek gasteci Cengiz Çandar İsveç’te…

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eski basın danışmanı Ahmet Sever, “Kapalı Kapılar Ardındaki Siyasi Sırlar – İçimde Kalmasın - Tanıklığımdır” kitabında Cengiz Çandar’la yaptığı söyleşiye de yer verdi.

Çandar şunları söylüyor söyleşide:

“Yenildik ve yanıldık. (...) Bu hayatı yaşadığım için ne pişmanım, ne kimse tarafından kandırılmış ya da aldatılmış duygusuna kapıldım ve ne de kendimi kullanılmış olarak görüyorum. Ama gelinen noktada büyük bir yanılgıya kapılmış olduğumu da görüyorum. Bugün Türkiye’nin başında bulunan bazı insanlara ve en başta ‘Tek Adam’ olarak ortaya çıkan şahsa dair yanılgılar yaşamış olduğum da bir gerçek. Mevcut iktidar mensuplarının, ‘derin devlet’ denilen ve ömrüm boyunca karşısında mücadele etmeye çalıştığım yapıya bu kadar kolay teslim olabileceğini, onun bir parçası haline geleceğini, açıkçası, düşünemedim.
 

Zalim olma kapasitelerini fark etmedim. Müslümanlığın asgari ahlak ölçülerine sahip olmak gerektiğini varsaydığım için akıl almaz derecede yalancı olabileceklerini aklıma getirmedim. (...) Ne var ki, gelinen noktaya bakarak, ‘Bu kişilerle beraber olarak tekrar aynı mücadeleyi verir miydin?’ diye bir soru sorulsa, büyük bir gönül rahatlığıyla ‘Evet!’ diyemem doğrusu.

En azından, 28 Şubat’ta yükseköğrenim hakkından yararlanamayan ve kamusal alanda ayrıma uğrayan başörtülülerin hakkı ve özgürlüğü için mücadele vermiş olmaktan ötürü, bunu bir demokratik hak olarak görmeye devam ettiğimden ötürü pişman değilim ama o başörtülülerin bir bölümünün bugün ne kadar insafsız, vicdansız, benim gibilerin karakter katlinde ne kadar ön aldıklarını görerek, yine aynı durum ile karşılaşsak, kendimi bundan yirmi yıl önceki gibi helak edeceğimi hiç sanmıyorum. Sorulsa, ‘Haklarıdır!’ derdim kuşkusuz ama kendimi onlar için helak etmezdim doğrusu.

Doğrusu, benim gibi bir insana bunları söyletmeyi başardıkları için, durup düşünmek lazım. Duyduğum, ne pişmanlık, ne aldatılmışlık, ne de kullanılmışlık. ‘Peki ne?’ diye sorulursa, kısaca söyleyeceğim şu: Büyük bir hayal kırıklığı!”
 

Bakar mısınız?


Kimi aydınlar, gazeteciler, yazarlar, bilim insanları daha en başından gerçekleri, her tür eziyeti görmeyi göze alıp (ve de görüp) yazıp açıklarken, Çandarlar bir türlü görememiş, anlayamamışlar. Giderek o baştan bu yana anlayanlara yapılan kötülükleri onaylamış, uygun bulmuşlar. Ne ki şimdi o insanlarla en azından aynı değerde oldukları kanısındalar. Birlikte oldukları güç çok acımasızmış; yeni anlamışlar. Lütfen dikkat edilsin: pişman değil! Aldatılmamış da… Olan biten tek duyguya neden olmuş: hayal kırıklığı!

Bu arada yine 28 Şubat muhabbetinden geri durmuyor. Aklı sıra bize yine 28 Şubat senaryosu kakalayacak. Alışkanlıklarından öyle kolay vazgeçer mi? Oysa bu konuyu biraz olsun vicdanlı araştıran kişi, 28 Şubatın, cumhuriyetin son aydınlanma kırıntılarının korunması, kurtarılması çabası; bu yönde son refleks olduğunu bilir. Kimileri AKP’yi kurma eylemi olarak da göstermeye çalışır ki ilgisi yoktur. Siz hiç % 34,42 oranında oy almış bir Refah Partisi, Fazilet Partisi…biliyor musunuz?

Yarattığın toplum yapısından neden kaçıyor, İsveçlere sığınıyorsun? İsveç kuşkusuz bilirkişi muamelesi yapıp, üniversitede “engin bilgisi”nden yararlanıyordur: Kemalizm vesayettir, diktatörlüktür. Sekülerlik biraz iyi ama laiklik kötüdür; Fransız tipidir. Dindarlar, tarikatlar, cemaatler, başka etnik toplumlar ezilmiştir. AKP Türkiye’yi tam kurtarmaya başlamıştı ki hay aksi, bir sabah uyandık ki meğer acımasızlarmış… Emperyalizm yoktur, böyle şeylerin modası geçmiştir. O demokrasi, uygarlık götüren gelişmiş amcalardır… Türkler Ermenilere soykırım uygulamıştır. Kıbrıs’ta işgalcidir; Rumlar uygar, ince insanlardır…

Yazık o gençlere, öğrencilere; onlar adına üzülmemek elde değil.

Bu saçmalıkları gerçek sanan İsveç ve öteki batı ülkelerindeki gençlere, öğrencilere, yetişkinlere de çok yazık. İnsan ömrü kısa ve bu zırvalarla, gerçekdışı, bilimdışı savlarla kaplanıyor. Emperyalizm boş durmaz. Çıkarcı liboşunu yaratmayı da ihmal etmez.

Yeniden soruyoruz: Türkiye’den, yarattığın toplumdan neden kaçtın?

Yazdır Paylaş
Günay Güner - 2018-08-28 11:19:27
Sayın Stockholmlu, verdiğiniz bilgi için teşekkür ederim. FETÖ'cülerin ve İsveç devletinin C. Çandar'a destek olmasına şaşırmadım. Anlamlı ve beklenen ilişkiler. Dilerim Türk gençleri, (kimilerinin tercih ettiği sözcüğü de kullanalım) Türkiyeli gençler uyanık davranırlar, gerçekleri görürler. Saygılarımla. Günay Güner
stockholmlu - 2018-08-27 16:54:50
Sayın Günay Bey, güzel yazınız için teşekkür ederim. Cengiz Çandar, İsveç’te de FETÖ’cülerin kucağında merak etme. Kendisine Stockholm Üniversitesi’nden konuk okutmanlık ayarlandı ve yerleşme izni alabilecek… Saygılar
Diğer Günay Güner Yazıları
isvecpostasi.com