İSVEÇ NOBEL AKADEMİSİ VE EDEBİYAT ÖDÜLÜ
Mustafa Sönmez

İSVEÇ NOBEL AKADEMİSİ VE EDEBİYAT ÖDÜLÜ

Bu içerik 490 kez okundu.

İsveç Nobel Akademisi’nin verdiği edebiyat ödülü zaman zaman çok tartışmalara neden olmuştur. Akademi’yi eleştirenler genellikle politik davranmakla suçlamışlardır. 1953 yılında bir politikacı ve İngiltere Başbakanı olan Wiston Churchill’e “Nobel Edebiyat Ödülü” verilmesi çok eleştirilmişti.

Aynı biçimde 2006 yılında Orhan Pamuk’a verilmesi de eleştirilere neden olmuştu. Çünkü Orhan Pamuk, aynı yıl bir İsviçre gazetesine verdiği demeçte “1,5 milyon Ermeni’yi öldürdük” sözünü kullanmıştı. Bu yöndeki açıklamalarının kendisine ödülü kazandırdığına inanan çok fazla sayıda kişi var.

1964 yılında ünlü Fransız felsefeci ve yazar Jean Paul Sartre, kendisine verilen “Nobel Edebiyat Ödülü”nü kabul etmemişti. Neden olarak Akademi’nin tarafsız olmadığını ileri sürmüştü. Akademi’nin verdiği ödüller ve kişiler sıkı bir biçimde incelenirse, ödüllerin gerçekten bazı kişilere tarafsız bir biçimde verilmediği görülebilir.

Yazı “Nobel Edebiyat Ödülü” üzerine olunca ister istemez çeşitli defalar “Nobel Edebiyat Ödülü”ne aday gösterilen ünlü yazarımız Yaşar Kemal akla geliyor. Yaşar Kemal’e bu ödül neden uygun görülmedi de, Orhan Pamuk’a verildi? Yaşar Kemal her ne kadar köken olarak Kürt ise de, kendisini her zaman Türk yazarı olarak tanıttı. 1997 yılında Uppsala’da “Kenne Vakfı Düşünce ve Söz Özgürlüğü Ödülü”nü aldı. Uppsala Üniversitesi anfisindeki toplantısına katılan çok sayıda Kürt kökenli kişiler ısrarla neden kendisini Türk yazarı olarak tanımladığını ama Kürt kökenli olmasına karşın Kürtçe yazıp ve konuşmadığını sorguladılar. Yaşar Kemal birkaç kez, “Ben bir Türk yazarıyım. Kendimi Türk dilinde en iyi bir biçimde ifade ediyorum” diyerek yanıtladı. Bu karşın Kürt kökenlilerin sözlü saldırıları durmadı. Yaşar Kemal’e bu ödülün verilmemesinde İsveç’teki Kürt Lobisi’nin de rolü olduğu söyleniyor.

Gelelim bu yılki “Nobel Edebiyat Ödülü”ne...

Bu yılki Nobel Edebiyat Ödülü hem akademinin kendisini hem de ödül verilen kişi açısından eleştirilerin odağına konmasına neden oldu. 

İsveç Nobel Akademisi geçen yıl yaşanan kendi içerisindeki seks skandalı nedeniyle 2018 yılı ödülünü 2019’a bırakılmıştı. 2019’da “Nobel Edebiyat Ödülü” iki yazara verildi. İlki Polonyalı kadın yazar Olga Tokarczuk ve diğeri Avusturyalı yazar Peter Handke oldu. Handke için ödül gerekçesinde, “İnsanın çevresini ve somut deneyimini harika dil sanatlarıyla inceleyen etkili bir yazar” denildi.

Olga Tokarczuk İsveç ve dünya kamuoyunda tartışma yaratmazken Avusturyalı Peter Handke büyük tartışmalara neden oldu. 10 Aralık’ta verilecek ödül törenine fazla bir zaman kalmazken tartışılmaya hâlâ devam ediliyor. Peter Handke, “Srebrenica Kasabı” olarak bilinen Slobodan Milošević’in cenaze töreninde onu öven, kutsayan bir konuşma yapmasını ve dolaysıyla katliamcı birini övmenin insanlık tarihi için yüz karası olarak değerlendirilmesidir. Peter Englund haklı olarak bu törene katılmamak yönündeki iradesiyle tepkisini göstermiştir.

Peter Handke, 2006 yılında katıldığı Slobodan Milošević’in cenaze töreninde yaptığı konuşmada, “Dünya, sözde dünya, Yugoslavya, Sırbistan, dünya, sözde dünya hakkında her şeyi bilir, Slobodan Miloseviç hakkında her şeyi bilir. Dünya gerçeği biliyor, çünkü sözde dünya bugün yok, sadece bugün değil, sadece burada değil, bilmiyorum, gerçeği bilmiyorum ama görüyorum. Dinliyorum, hissediyorum, hatırlıyorum çünkü bugün buradayım, Yugoslavya için, Sırbistan için, Slobodan Milosevic'in yakınındayım” ifadelerini kullandı.

Nobel ödülü kazanan yazar Stockholm’un kuzey semtindeki “Rinkeby Okulu”nu ziyaret eder. Okul ve öğrencileri Peter Handke’yi okullarında görmek istemediklerini dillendirdiler. Bu durum üzerine Handke, Rinkeby Okulu’nu ziyaret etmeyeceğini açıklamakla yetindi.

İsveç Akademi üyesi Peter Englund bu yılki “Nobel Töreni”ne katılmayacağını açıklarken, Akademiyi, “iki yüzlülükle” suçladı. Neden olarak ödülün Avusturyalı yazar Peter Handke’ye verilmesini gösterdi.

Bugün geçmişteki birtakım durumları da göz önünde bulundurduğumuz zaman, İsveç Akademisi’nin verdiği “Nobel Ödülleri” güvenirliğini önemli ölçüde yitirmiştir. İsveç Akademisi’nin güven tazelemeye büyük ölçüde gereksinmesi vardır.

Bunun en son canlı örneği de soykırım sevici Peter Handke'dir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İSVEÇ’TE, ÖZLEM ERDOĞAN SİGORTA SEKTÖRÜNDE 2019’UN EN İYİSİ SEÇİLDİ
İSVEÇ’TE, ÖZLEM ERDOĞAN SİGORTA SEKTÖRÜNDE 2019’UN EN İYİSİ SEÇİLDİ
STOCKHOLM’DA CUMHURİYETİMİZİN 96. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUYLA KUTLANDI
STOCKHOLM’DA CUMHURİYETİMİZİN 96. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUYLA KUTLANDI