Uslanmayan Halkların Geleceği Karanlıktır
Günay Güner

Uslanmayan Halkların Geleceği Karanlıktır

Bu içerik 190 kez okundu.

AKP Türkiye’yi yıkımdan yıkıma sürüklüyor. Sonunda Rusya Federasyonu’yla da işler çatallaşmaya başladı. Hataların en büyüğü. Neden en büyüğü? Çıkarlarımız büyük ölçüde örtüşürken gerilime girmenin mantığı bulunmadığı için büyük hatadır. Suriye ile de böyle değil mi? Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin güvenliği için Suriye’de olduğumuzu savlıyor. Adana Mutabakatı’nı da dayanak gösteriyor. Ne ki en basit mantık bile Suriye ve Rusya Federasyonu’yla işbirliği yapılsaydı güvenliğin hiç şehit vermeden, kendi sınırlarımız içinde sağlanabileceğini açıkça ortaya koyar. En başından doğru ve bilinçli siyaset izlenmediği gibi bugün de tavır değişikliği gözlenmemektedir. Yaşamsal yanlışta ısrarlı bir sözde yönetim! Hala mezhepçilik, hala İhvancılık…

Suriye’nin meşru, yani yasal, Esat liderliğindeki yönetimine “rejim” denmeye başlandı. Bu saçma ağzı Fox TV’sine kadar basın da kullanıyor. Bu nasıl akıldır. Suriye’nin toprağındasın, Orada kalıcıyım, demeye getiriyorsun, Suriye’nin yönetimine “rejim”, ordusuna ise “rejim güçleri” diye ad takıyorsun. Birilerinin de AKP yönetimine “rejim” demesi yakındır.

AKP Soçi sürecinde adeta köylü kurnazlığına yattı. IŞİD kafa kesenlerini korumak için işin İdlip bölümünü üzerine alır göründü. Buna göre AKP, İdlip’te, yani Suriye toprağı üzerinde sıkıştırılan köktendinci gruplar karması IŞİD’i oradan çıkaracaktı. IŞİD’e kafa kesenleri devşirmiş olanlar bu işi yapar mı? Yapmayacakları belliydi. Bugün oyalarız, yarın oyalarız, gündem değişir, diye bugüne kadar sürüklediler ama bu konuda da ülkeyi çıkmaza soktular. IŞİD’le, ÖSO’yla birlikte olununca, Kıbrıs’tan bu yana ilk kez bir devlet ordusunun saldırısına uğradık, 8 askerimizi şehit verdik.

Bu saldırının tek nedeni IŞİD ve ÖSO’yla birlikte davranmak da değildir. Ukrayna’yı ziyaret ve Kırım ilhakını konu etmek büyük bir yanlışlıktır. Gerçekten, insan, bu Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığında hiç mi diplomasiden anlayan kişi yok, diye kaygılanmadan edemiyor. Bu yakıcı yanlışları art arda yapan kişi Türkiye’nin güvenliğini sağladığını söyleyebiliyor.

İran’ın tepkisini de göz ardı etmemek gerek. Astana ve Soçi süreçleriyle umutlanmışken, şu anda hiçbir dost ülke, dost devlet bırakmamış durumdayız; hamt olsun! Arapları kızdırmamak için de İstanbul Kanalı, yetmedi Çeşme Kanalı veriyoruz.

Rus uçağının düşürülmesini, Rusya Federasyonu Büyükelçisi Andrey Karlov’un Ankara’da öldürülmesini, Kırım konusu gündeme geldiğinde 1974 Kıbrıs Harekâtımızı anımsamayan bir Dışişleri Bakanlığımızın olması çok acı.

Peki, tüm bunlar olup biterken, daha doğrusu bitmezken akp seçmeninin yaklaşımında öyle dikkate değer bir uyanış gözlendiği var mı? En azından ben gözlemiyorum. Çok az sayıdaki “artık yeter, her şey pahalandı” diyerek, deniz tükendiği için oylarını çekenler sonucu değiştirmiyor.

Nasıl ki geç gelen adalet adalet değilse, geç gelen uyanış da uyanış değildir. Basra harap olduktan sonra neye yarar?..

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İSVEÇ’TE, ÖZLEM ERDOĞAN SİGORTA SEKTÖRÜNDE 2019’UN EN İYİSİ SEÇİLDİ
İSVEÇ’TE, ÖZLEM ERDOĞAN SİGORTA SEKTÖRÜNDE 2019’UN EN İYİSİ SEÇİLDİ
STOCKHOLM’DA CUMHURİYETİMİZİN 96. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUYLA KUTLANDI
STOCKHOLM’DA CUMHURİYETİMİZİN 96. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUYLA KUTLANDI