Muzaffer İlhan Erdost’u Uğurlarken
Günay Güner

Muzaffer İlhan Erdost’u Uğurlarken

Bu içerik 253 kez okundu.

Türk ekininde ve yazınında bir çağ kapandı. Bize çok değerli bir birikim yaratıp gittiler. Birikim bundan sonra heba mı edilir, yoksa geliştirilir mi zaman gösterecek.

Bilge İnsan-Usta Yazar- Ozan-Ressam-Toplumbilimci Muzaffer İlhan Erdost’u sonsuzluğa uğurlarken insanın belleğinden neler geçmiyor ki…

Özellikle 70’li yıllar Türk ulusunun sosyalizmle, Marks’ın, Engels’in, Lenin’in, Troçki’nin… yapıtlarıyla, düşünüyle örgensel bağ kurduğu, büyük bilinçlenme yaşadığı yıllardır. Köylerde bile o kerpiç damlarda kitaplıklar vardır. İnsanlar okur, okur, okurlar. Kitaplar binlerce basılır, satılır ve elden ele okunmaktan yıpranır.

İşte iki kardeş vardır ki o Marksçı-Leninci klasiklerin Türk ekinine, Türkçeye kazandırılmasında öncüdürler. Muzaffer Erdost ile İlhan Erdost’tur kardeşler. Sözkonusu klasiklerin çok önemli anlamı vardır. Dünya emekçi sınıfının evrensel birikimidir. Bilimdir. Anamalcılığın (kapitalizm) en yetkin çözümlemesidir. Bunu anamalcılığın sözcüleri bile kabul ederler. Türkiye için altı yüzyıllık ağır sömürüyü ve eziyeti, haksızlığı, tutsaklığı anlamak ve bilinçlenmek yönünde eşsiz olanaktır. İnsanımızı eşit yurttaş kılan Türk Devrimi, devrim karşıtı sınıfların gücü ellerine yeniden almaları nedeniyle tamamlanamamıştır. Türk Devrimi sınıfsal kazanım özünden yalıtıldığında anlamsızlaşacak, amacına ulaşamayacaktır. Bu anlamlandırma birlikteliğini sağlayan, Marksçı klasiklerdir. Ülkemizin her yanını ışıl ışıl aydınlatan yapıtlardır. Kapak tasarımlarıyla bile her aydınımızın görür görmez yayınevlerini bildiği, onur duyarak okuduğu eşsiz birikim…

Muzaffer Erdost ile İlhan Erdost öylesine bir zorlu savaşıma girmişlerdi ki hapis yılları, engel üzerine engeller, sonu gelmez davalar. Büyük emeklerinin bulunduğu uyanış 12 Eylül 1980 askeri faşist darbeyle kesildi. Bıçakla, hançerle, kılıçla, baltayla kesilircesine…

7 Kasım 1980 günü Türk devrim tarihinin en acı yitimlerinden birinin tarihidir; o gün İlhan Erdost, ağabeyi Muzaffer Erdost’la götürüldükleri Mamak Askeri Cezaevinde, sokuldukları bir araç içinde öldürmek amacıyla dövülürler. İlhan Erdost Muzaffer Erdost’un gözleri önünde, dayak, işkence sonucunda öldürülür.

Muzaffer Erdost, adına İlhan’ı ekleyecektir; kitabevinin adı İlhanİlhan olacaktır. Muzaffer Erdost’un, kardeşinin başındaki çığlığıdır.

Artık Muzaffer Erdost için yaşam yastır, acıdır, ağıttır. İlhan Erdost’un acısıyla yazdığı şiirler, düzyazılar haykırıştır, çığlıktır; İlhan İlhan çığlığıdır…

Muzaffer İlhan Erdost sanat yanıyla birlikte, onlarca toplumbilim, siyasetbilim yapıtı yazdı. Bu yapıtlar bilimseldir, tümüyle belgelere, kanıtlara, nesnel bilgilere dayanır. Çözümleme yaklaşımı sınıfsaldır, yayılmacılık (emperyalizm) karşıtıdır, aydınlanmacıdır. Erdost, ulusal yapının yayılmacı saldırılar karşısında savunulması, korunması, geliştirilmesinden yanadır. Küreselleşme, Yeni Dünya Düzeni planları ve projeleri ulusal yapıları parçalama yönünde düzenlenmiş ve uygulanmaktadır. Bu karşı bilinç olmadan insan hakları da savunulamaz. Yayılmacılıkla savaşıma girilmeden insan hakları savaşımı vermek olanaksızdır.

Yayılmacılığı insan hakları ve demokrasi götüren güç sayan, böyle göstermeye çalışan sözde sol liberal kesimlerin aymazlığı, onun çektiği acıların milyonda birini çekmemişlerin ulus, devlet, cumhuriyet, giderek Atatürk düşmanlıkları düşünüldüğünde Muzaffer İlhan Erdost’un çözümlemelerinin tarihsel değeri daha iyi anlaşılır.

Muzaffer İlhan Erdost İkinci Yeni şiir akımının hem ad babasıdır hem de sözcüsü sayılsa yeridir. Kitaplarından biri İkinci Yeni üzerinedir. İkinci Yeni, 1956 yılında Son Havadis gazetesinin sanat sayfasında yazdığı bir yanıt yazısının başlığıdır. Kısa sürede şiir akımının adına dönüşür…

Muzaffer İlhan Erdost ressamdır; renkleri insanın acıyla içine işler.

Bu satırların yazarının kişisel tarihindeki yeri de eşsizdir Erdost’un. İyi ki yolum ona çıkmış, çevresinde olmuşum, yaşamışım. Çok öğrendim… 

Muzaffer İlhan Erdost’u 25 Şubat 2020’de, çok sevdiği Ankara’da yitirdik.

Tokat-Artova’da yine acılarla başlayan bir yaşam noktalandı…

O bilge insan Türk ve dünya ekininin büyük yitimidir.

Işıklarda uyusun. İlhanıyla birlikte fotoğrafıydı tabutunun başucunda duran…

O güzelim şiirindeki gibi…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İSVEÇ’TE, ÖZLEM ERDOĞAN SİGORTA SEKTÖRÜNDE 2019’UN EN İYİSİ SEÇİLDİ
İSVEÇ’TE, ÖZLEM ERDOĞAN SİGORTA SEKTÖRÜNDE 2019’UN EN İYİSİ SEÇİLDİ
STOCKHOLM’DA CUMHURİYETİMİZİN 96. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUYLA KUTLANDI
STOCKHOLM’DA CUMHURİYETİMİZİN 96. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUYLA KUTLANDI