Korona ile “Yaşamak”
Günay Güner

Korona ile “Yaşamak”

Bu içerik 296 kez okundu.

Tüm dünya bir anda kendini covid-19 diye adlandırılan corona salgını içinde buldu. Hemen her ülke kendi olanaklarıyla savaşım veriyor. Öyle beklenen dayanışma falan olmadığı ortaya çıktı. En fazla etkilenen ülkelerden İtalya’ya komşu devletlerden çok uzağındaki ülkelerden destek geldiği söylendi. Başka konular bir yana, corona kapitalizmin birçok kirini daha açığa çıkardı. Net görülmesini sağladı.

En azından 1980’den başlayarak:

  • İnsanlığa kamusal harcamaları ve girişimleri yok ettiren,
  • Binyılların tohumlarının kökünü kazıyıp, yerine bir ekimlik, ertesi yıl kendini imha eden, genetiğiyle oynanmış, sağlıklılığı kuşkulu tohumlar koyan,
  • Temel hak olan sağlığı, beslenmeyi ve eğitimi paralı; hastayı, öğrenciyi, insanı müşteri duruma getiren, 

dayatmaların sonucunda halk sağlığı yerine sağlıksızlık yaygınlaştırıldı, insanlık savunmasız bırakıldı.

Birtakım çokbilmişler şu koşullarda bile küreselleşmenin erdemleri masallarını yedirmeye çabalıyorlar ya, pes! İnsanlık dayanışmaya başlayacakmış, mutlu, mesut günler bizi beklermiş… Masal olmaya masal ya, büyüklere mi küçüklere mi bilmem…

Kimse, yukarıda özetlediğim çökertme operasyonlarını anlatmıyor. Şimdi dayanışma vaktiymiş.

Azgelişmiş devletlerin kasalarında halk sağlığına harcayacak para mı bıraktınız? Hileyle getirdiğiniz, size danışmadan helaya gidemeyen sözde yönetimlerin hırsızlıklarıyla, rant amaçlı talanlarıyla, ihalesiz, rüşvetli işleriyle kuruş bırakılmadı. Tam takır, kuru bakır.

Bu ülkelerde faşizmin hapishaneleri yetmezmiş gibi, her ev hapishaneye döndü. Karantina, karantina…

İşyerleri deseniz oralar da koğuş türü cezaevi.

Bu sözlerimizle evde kalınmasın demiyoruz. Kesinlik, ne yapıp edip, evden çıkılmaması sağlanmalıdır.

Bir yandan da memlekette birilerinin böylesi bir ortamı çok istediklerini de düşünmeden edemiyoruz. Şimdi bunu düşünecek zaman değil elbette, dışarı çıkılmamalı.

Koronanın son olarak, aralarında Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Murat Ağırel’in de bulunduğı altı gazeteci gibi gazetecinin tutuklanmasını unutturması da çok ağır bir durum.

Ve tabii diğer birçok hukuksuz uygulamayı da…

Korona bir yandan da batılı birçok devletin yaldızlarını bir bir döküyor. Döküyor ya her şeye karşın batılı ve doğulu halkların davranış ayrılığında, batının üstünlüğü çok belirgin. En etkilenen ülkelerden İran’da bile halk pek evinde duruyor gibi görünmüyor. Belki de yanlış görmüşümdür, ne dersiniz?

İran’dan olumsuz etkilenmelerin de yaşandığı Türkiye’de de dualarla, abdestlerle çare önerme; toplu namaz ısrarları, bir türlü kesin yasaklayamama aymazlığıyla, bilimsel özveri yan yana sürüyor.

Herkes yurtdışından kaçarken defalarca yurtdışından binlerce kişi getirilip, umreye sorumsuzca kişi gönderip-getirtilip 83 milyonun orta yerine bırakıldı.

Onlarca yıldır bir ulusal ilaç sanayisini kuramamış olmanın ağır sorumluluğu üzerimizdedir.

Yabancı ilaç firmalarının deyim yerindeyse “mümessilliği”nden başka bir iş yapılmadığı ortada.

Alın size yine küreselleşmenin meyvelerinden biri daha… Acı mı acı meyvelerinden.

Bu kapanma günlerinde bol kitap okumayı salık veriyoruz.

Üniversitelerimizde iş kalmadı, kendi emekleriyle özlerine üniversite eğitimi versinler.

Zamanında vahşi kapitalizme-emperyalizme, Yeni Dünya Düzenine karşı çıkmamanın cezasını çektiğimizi belki o süreçte anlamaya başlarız!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İSVEÇ’TE, ÖZLEM ERDOĞAN SİGORTA SEKTÖRÜNDE 2019’UN EN İYİSİ SEÇİLDİ
İSVEÇ’TE, ÖZLEM ERDOĞAN SİGORTA SEKTÖRÜNDE 2019’UN EN İYİSİ SEÇİLDİ
STOCKHOLM’DA CUMHURİYETİMİZİN 96. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUYLA KUTLANDI
STOCKHOLM’DA CUMHURİYETİMİZİN 96. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUYLA KUTLANDI