Korona ve Yeni Dünya Düzeni
Günay Güner

Korona ve Yeni Dünya Düzeni

Bu içerik 186 kez okundu.

Herkes söz birliği etmişçesine “artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” demekte. Belki doğru belki değil. Yaşarsak göreceğiz. Ne ki korona salgını ile savaşılamamasının, bu kadar can yitirilmesinin, adeta çaresiz kalınmasının kökleri eski Yeni Dünya Düzeninde, kapitalizmde, sözde liberal ekonomi politikalarındadır. Bu yıkım kaynağının bir süslü adı da küreselleşmedir.

Yakından bakalım. Öyle mi, değil mi anlayalım.

Geçen otuz, kırk yıl içinde adında sosyalist sözcüğü olan ama sosyalizmle hiç ilgisi bulunmayan, ABD kaynaklı Yeni Dünya Düzeninin emir eri gibi çalışan partiler ve yetmez gibi doğrudan vahşi kapitalizmi uygulamayı amaçlayan partiler Avrupa’da “seçildiler”, iktidarda oldular, olmaktalar.

Salgından en etkilenen ülkelerden İtalya’da Berlisconi aymazı bir sürü yolsuzluğu ortaya saçılan, ahlaksız, sorumsuz bir başbakandı ve her alanı büyük zevkle özelleştirdi.

Fransa belki de insanlık tarihinin en ciddiyetsiz siyasetçilerinden Nicolas Sarkozy’nin cumhurbaşkanlığında yönetildi. Şimdiki Emmanuel Nacron ise Sarcozy’den bir gömlek ”ciddi”dir. Hepsi o kadar.

İspanya’da Felipe Gonzalez Marquez sosyalist sanılmasına karşın ilkesiz yönetim sergiledi, özelleştirmeler yaptı.

Birleşik Krallık İşçi Partisi benzersiz bir garabettir. Tony Blair kapitalizme ve emperyalizme hizmette birinciliği kimseye bırakmadı. Margaret Thatcher ise zaten dünyaya özelleştirmeleri, kemer sıkmaları, kamu sektörünün tasfiyesini, askeri güç kullanımını dayatan baş aktörlerden biriydi. Diğeri kimdi derseniz, Ronald Reagan’dır.

Reagan adını anınca biraz USA’dan söz etmeli. Amerika hiçbir zaman ve hiçbir koşulda insanlara, Amerikalılara toplumsal sorumluluk vaat etmemiştir. Adeta “Amerika’ya geldiysen kendi başının çaresine bakacaksın, bunu kabul etmişsin sayarım” demektedir. Bu nedenle biri Amerika’yı bu yönden eleştirecek olursa yanlış yapar. Amerikalılar da bunu benimsemiştir. Obamacare denen sağlık reformunu “Benim verdiğim vergiyi nasıl yoksula harcarsın” diyerek engelleyenler Amerikalılardır. Gerçekten de önemsedikleri tek şey vergidir. Ha, cola ile hamburgeri de unutmayalım…

Türkiye’nin ise hangi döneminden tutmalı; nereden tutsan elinde kalıyor. 1980’den sonra faşist darbe ve onun hizmetkârı Turgut Özal’dan başlatsak, bugüne kadar sürekli özelleştirmedir, kamu harcamalarının kazınmasıdır, yoksullaştırmadır, faşizmdir.

Bugün az ya da çok başarı gösteren sağlık sektöründen söz edilebiliyorsa, Cumhuriyetin her şeye karşın yıkılamayan kurumsal özünden ve ona sevdayla ve bilinçle bağlı her aşamadaki sağlık çalışanlarının özverisindendir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İSVEÇ’TE, ÖZLEM ERDOĞAN SİGORTA SEKTÖRÜNDE 2019’UN EN İYİSİ SEÇİLDİ
İSVEÇ’TE, ÖZLEM ERDOĞAN SİGORTA SEKTÖRÜNDE 2019’UN EN İYİSİ SEÇİLDİ
STOCKHOLM’DA CUMHURİYETİMİZİN 96. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUYLA KUTLANDI
STOCKHOLM’DA CUMHURİYETİMİZİN 96. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUYLA KUTLANDI