Cami, Ayasofya, Uygarlık
Günay Güner

Cami, Ayasofya, Uygarlık

Bu içerik 179 kez okundu.

Günümüz camisinin İslamın ilk dönemlerindeki, Hz. Muhammed’in mescidiyle hiçbir benzerliği kalmaması bir yana, sözcük anlamının da tersine bir araya gelmek, birleştirmek yerine ayırmanın, itmenin, karşıtlığın, hoşgörüsüzlüğün mekânı durumuna getirildi. Söz etmişken Mescidi Nebevi’de Hz. Muhammed ile Hz. Ayşe’nin Habeş topluluğun dans gösterisini izlediklerini; Kuran’da gidilmemesi gereken kötülük odağı mescitlerden, ibadet yerlerinden söz edildiğini, Maun Suresinde özde iyilik barındırılmıyorsa, namazın boşuna kılınmış olacağının vurgulandığını özellikle belirtelim! Kimilerinin “Kutsal Kitap” Kuran’ı, gerçekliği üzerinde görüş birliği bulunan açık hadisleri tümüyle bilmek pek işlerine gelmiyor anlaşılan.

İzmir’de, cami hoparlörlerinden “Ciao Bella” (Çav Bella) şarkısının çalınması kışkırtmasını anımsamamak olanaksız. Kimsenin yakalandığını, gözaltına alındığını duydunuz mu? Ben duymadım…

Bu toz duman arasında birden Ayasofya’nın cami yapılması, namaz kılınabildiği halde yeniden namaz kılınması töreniyle karşılaştık. Bununla da kalınmadı, Mustafa Kemal Atatürk’e ve devrim kadrosuna, doğrudan hakaret edildi. Namaz bahanesiyle toplanan güruh her tür kıyım sloganını attı; diğer söyleyişle höykürdü. Rezilliği, kadın metro sürücüsüne saldırmaya kadar vardırdı…

Fatih Sultan Mehmet’in “vakfiye”si diyerek yalanlar havada uçuştu. Lanetlemeler, yakmalar gırla… Yakılmayı biliriz de lanet de yeni çıktı. Postmodern yöntem olsa gerek. Oak Adasının laneti, Skinwalker Çiftliğinin laneti… Türkiye’de ise Ayasofya’nın laneti! Film çekilse, roman yazılsa iyi satar.

Gülmece bir yana, kimi aklı başında bildiğimiz “yorumcu”lar bile Atatürk’ün Ayasofya’yı müze yapma kararı için, diplomatik strateji gerekçesiyle yetindiler. Bu kişilere de acı acı gülümsedim. Ayasofya’nın müze yapılması kararını, evrensel insanlık birikimine, sanata, bilime, sevgiye, uygarlığa, saygıya verdiği yüksek önem ve değer nedeniyle vermiştir Atatürk. Tüm insanlığa barış iletisidir. Hem de faşizmin iğrenç gürültüsünün duyulmaya başladığı günlerde. Bütünsel düşünmek gerekir. Mustafa Kemal daha Kurtuluş Savaşı sürerken Anadolu Medeniyetleri Müzesini kurdu. Maarif Kongresini topladı. Hem eğitenlerde, hem eğitilenlerde kadın – erkek eşitliğini tüm dünyadan önce sağlamaya çalıştı. Türkiye’nin bulunduğu bölgede, emperyalizmin güdümü dışında güçbirliği örgütlerini kurdu, öncülük etti. Balkan Antantı (1934-Ankara),  Sadabat Paktı (1937). Barışın olmazsa olmaz koşulları böyle sağlanır. Emperyalizmin beslemesi olanlar, Atatürk’e karaçalıcılar iyi öğrensin.

Bugün AKP’nin Ayasofya’yı cami yapmasından rahatsızmış numarası, gösterisi sergileyen Avrupa devletleri ve ABD, Atatürk’ü diktatör ilan ederek, portrelerinin indirilmesini, kurduğu kurumların, sanayi kurumlarının, fabrikaların, kooperatiflerin kapatılmasını istediler. Onlara ve yurtiçindeki sözde liberal maaşlılarına göre AKP vesayeti kaldıran, Türkiye’ye ilk kez demokrasiyi getiren parti; Recep Tayyip Erdoğan ise demokrasi kahramanıydı.

Laikliğin kaldırılmasının da bundan yıkıma uğrayacak Türkiye laiklerinin de önemi yoktu; hâlâ da yoktur. Bakmayın rahatsızlarmış gibi kıvırmalarına, kullanmayı sürdürmektedirler.

Batı, ilkelliği, Atatürk uygarlığına yeğlemiştir, tercih etmiştir. Çıkarlarına uygun olan budur, seçimini o yönde yapmaktadır.

Yakın ya da uzak gelecekte bu anlayışın ve hesabın olsa olsa türevleriyle karşılaşabiliriz. Nasıl mı? AKP (Erdoğan) kalmadı, size “gelecek” vaat eden, her derde “deva” Babacan verelim! Ak kalmadı, size bir ölçek Akşener “iyi” gelebilir. Ve hatta Kılıçdaroğlu’na da fit olabiliriz. Ne de olsa “gül”sever; babacan ve doğrucu Davutlarla %99 uyumlu.

K. Marks ne güzel yazmış. Yaklaşık şöyle: Tarihte olaylar ilkinde trajedi, ikincisinde komedi olarak yinelenir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İSVEÇ’TE, ÖZLEM ERDOĞAN SİGORTA SEKTÖRÜNDE 2019’UN EN İYİSİ SEÇİLDİ
İSVEÇ’TE, ÖZLEM ERDOĞAN SİGORTA SEKTÖRÜNDE 2019’UN EN İYİSİ SEÇİLDİ
STOCKHOLM’DA CUMHURİYETİMİZİN 96. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUYLA KUTLANDI
STOCKHOLM’DA CUMHURİYETİMİZİN 96. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUYLA KUTLANDI