Boğaziçi Üniversitesi Öğrencilerine Saldırının Anlamı
Günay Güner

Boğaziçi Üniversitesi Öğrencilerine Saldırının Anlamı

Bu içerik 127 kez okundu.

Türkiye’nin hıza ama ilkelik yönünde sürekli değişen gündemini bu kez Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin protestosuna karşı polis saldırıları kaplıyor. Kimileri sağ-sol ayrımı kalmadı dese de boş sözden başka bir şey değildir. Sağ bu ülkede hiçbir zaman bir düzey, birikim, bilgi ortamı olamadı. Hep bilgisizlik, şiddet, bağnazlık… Son yirmi yıldır da işi iyice talana döktü. Bunun son örneği Boğaziçi Üniversitesi’ni de fetih ganimet saymak biçiminde belirdi. Melih Bulu’yu operasyon yapar gibi atadı Başyüce. Daha iki gün öncesine dek vesayet diyerek suçlama konularından biri neydi? Efendim, 10. Cumhurbaşkanı seçim sonucu sunulan üç addan, en çok oyu alanı değil, üç kişiden birini atıyormuş; vay, vesayettir.’ Yetmez, affedersin evettir. Şimdi vesayetin büyüğünü gördünüz mü? Yüce kişi seçim bile yaptırmıyor. Ben yaparım, sen uyacaksın!

Öğrencileri haklı tepkilerini gösterilerle, Anayasal haklarını kullanarak ortaya koymaktalar. “Öğretmen”lerinin  önemli bir bölümü ise AKP’ye yıllardır destek vererek bugün öğrencilerinin başına bu ağır belanın gelmesinin koşularını hazırladılar. Sözgelimi Prof. Dr. Nilüfer Göle, Prof. Dr. M. Asım Karaömerlioğlu neredeler? Neden sesleri çıkmaz? Bizim mahallede yaşamadıklarından mı seslerini duymuyoruz? Ah, biz Kemalistler!.. Zamanında, ta en başından gerçekleri dillendirdiğimizde, postalcı, darbeci sayılıyorduk aynı adlar tarafından. Prof. Dr. Ayşe Buğra Osman Kavala’nın eşi olması üzerinden Cumhurbaşkanı tarafından hedefe konmuş. Yalnızca Kavala’nın eşi değildir Ayşe Buğra; Dil Devrimi, Türk Devrimi karşıtı romancı Tarık Buğra’nın kızıdır. Mahalle aslında Cumhurbaşkanının da mahallesi. Oya Baydar T24’te bir yazı-mektup yazmış, evlere şenlik. Ayşe Buğra’ya iltifatlar falan… Şikâyet… Oya Baydar vesayet kalktığı için sevinmiyor gibi. Gözümden düştü falan diyor. Demek ki bir zamanlar gözdeymiş. Sen usuma mukayyet ol Yüce Gök.

Bu “hoca”lara yakından bakalım. Nilüfer Göle kadın türbanlandıkça özgürleşir, dediydi. Ve tarikatlar ki özgürlük yerleridir, gayet masumdurlar, buyurdulardı. Asım Karaömerlioğlu köy enstitülerinin Nazilik olduğunu, yeterince milliyetçi olmayan köylüyü milliyetçi yapmak amacına yönelik kurulduğunu, (oysa bize gomonist oldukları söylenmişti, neyse,) ve hatta köyden kente göçü önlemek için de düşünüldüğünü çok bilimsel ve akademik biçimlerde tahrir etmişlerdir. Ayşe Buğra bir gayet yine bilimsel makalesinde Kemalizmin dilenci karşıtı, dilenci sevmez bir yönetim olduğunu taktim eylemişlerdir.     

Elbette gülecek durumumuz kalmamıştır ama Tahsin Yücel Ustamın da zorunlu kaldığı gibi bize alaycılıktan başka seçenek bırakmayan salaklar dünyasındayız. Dileyenler yine Tahsin Yücel Öğretmenimin Salaklık Üstüne Deneme adlı görkemli yapıtına başvurabilirler.

Öğrenciler, tüm iyi niyetleriyle ağır yükü omuzladılar. Ne ki acemilik de ettiler. Nasıl mı? LGBTİ, Müslüman… tabelalarını göstermenize ne gerek var? Maçınızla ilgili bir yanı var mı? Yok. Tıpkı baş belası kimlik siyaseti gibi. Bu üniversitede de ayaklarına dolandı. Öğretim üyelerinin bir bölümü de öğrencilerin arasında kaynayıp, şereflerini, namuslarını kurtarıyorlar. Bir de BÜ özgürlük yeridir, yalanı var ki sormayın. Ulusçu tezlere, savlara, yaklaşımlara özgürlük var mı?.. Duyamadık?!

Gelelim baştaki sorunumuza. Bunca baskı neden? Sabahın köründe koç başlarıyla kapı kırıp, ev basmalar. Bağırtılar… İleti attı, paylaştı sözde suçlamasıyla tutuklamalar. Cop, gaz, aşağılama, itip kakmalar… Ve ne acı ki tüm bunlar “efendim, Batılı güçler Boğaziçi Üniversitesi’ne sızdılar, düzensizlik yaratmaya çalışıyorlar ajanlar…” fantezileriyle halkla kafa bulan, bulduğunu sanan Vatan Partisi-Ulusal Kanal propaganda merkezi! Biraz insaf, vicdan! Artık gerçekten katlanılmaz bir durumdasınız. Siz de solun FETÖ’sü müsünüz? FETÖ birilerini “kandırmış,” siz de bir kesim solu “kandırdınız.” Bu kadar kafayı, melih Bulu bile bulmuyordur. Rayından iyice çıkmış AKP yönetimsizliği, gençlere terörist yaftası asarak, toplumu yıldırmanın, sindirmenin derdindedir. Tarihten de haberleri yok. Seçimle gitmeye de niyetleri yok anlaşılan. Zaten epeydir seçimlerle araları iyi değil; üniversitelerden de bu yüzden seçimi kaldırdılar zaar. Bir de yetmiyor olmalı ki valisi mikrofon elinde breh breh konuşur, mafyacısı rektöre mektup yazar, arabasında bomba silah çıkan ünlü parti başkanı teröristlikle suçlar… Ha, bu arada daha düne kadar (belki de halen) önemli bölümü kazığı marifet sanan esnaf kardeşlerimiz de törörist suçlamasına hazırlıklı olsunlar. Demedi demeyin.          

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İSVEÇ’TE, ÖZLEM ERDOĞAN SİGORTA SEKTÖRÜNDE 2019’UN EN İYİSİ SEÇİLDİ
İSVEÇ’TE, ÖZLEM ERDOĞAN SİGORTA SEKTÖRÜNDE 2019’UN EN İYİSİ SEÇİLDİ
STOCKHOLM’DA CUMHURİYETİMİZİN 96. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUYLA KUTLANDI
STOCKHOLM’DA CUMHURİYETİMİZİN 96. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUYLA KUTLANDI