Gönüllü Yurtsuzluk Üzerine
Günay Güner

Gönüllü Yurtsuzluk Üzerine

Bu içerik 299 kez okundu.

 

Birey kimliğini birçok etken oluşturur. Bunlardan biri de yurttur, ülkedir. Kimliğin parçalarının çağdaş, evrensel değerlere uygunluğu, gözetilmesi gereken önemli niteliklerdendir. Bireyin yurduna olan bağlılığı, sevgisi, bu bağdan duyduğu haz her ulustan insan için bir sağlıklılık göstergesidir. Böyle bir insan, ayrı kaldığında yurdunu, gölgesinde dinlendiği toprağını, dilini özler. Sözkonusu bağlılık ırkçılıkla karıştırılmamalıdır. Ulusların, anılan türde duyarlılıklar taşıyan insanları, sanıldığının tersine, birbirlerini daha iyi anlarlar, doğru ilişkiler kurarlar.



Eğer bir zorunluluk sonucunda oluşmamışsa, bir seçimin sonucuysa, yurtsuzluk (haymatlosluk) duyarsız, kimliksiz, derinliksiz, özgüvensiz, bir kişilik yapısını imleyebilir. Günümüzde gönüllü yurtsuzluğun yüceltildiğini gözlüyoruz. Bu durum özellikle gençlerimize yönelik olarak aşındırıcı, anlam sağlığını bozucu bir dizi anlayışı benimsetme işlevi taşımaktadır.    



Gönüllü yurtsuza göre tüm dünya devletleri, halkları birbiri için iyi düşünmektedir. Gönüllerini açmış, barışı arzu etmekteler. Çıkar savaşımları, izlemsel (stratejik) planları, amaçları yoktur. Her nedense kendi devleti, ulusu, halkı kuşkulu yaklaşımıyla, bir başına dünya uyumunu, barışını bozmaktadır! Dolayısıyla bu devletin yapması gereken, her türlü sınırlamayı, engeli, önlemi kaldırmak, kendini, kapılarını, pencerelerini, bacalarını dünyaya açmaktır.



Sözkonusu anlayışın egemenliğinin acı sonuçları Türkiye’nin dış siyasasında da gözlendi. “Sıfır sorun” adı altında Kıbrıs’ta Rum yönetiminin neredeyse Akdeniz’de petrol çıkarabileceği; KKTC’yi parlamentoda birkaç üyelikle sınırlandırabileceği koşullara kadar gelindi. Ermenistan sözde soykırım savlarını daha da yayma olanağı buldu. ABD, İsrail, Barzani yönetimi odağında, açılım, İmralı, Kandil… haykırışları arasında büyük “Kürdistan “ amacına yönelik ivme hızlandı.



Gönüllü yurtsuz, özetle değinilen bu sapmaları sürekli ve tümüyle onaylar, benimser. Onun için, “ülkesinin” yararları ortadan kalkacakmış, gelecek kuşakların can güvenliği tehlikeye girecekmiş, yabancıların kölesi durumuna düşülecekmiş, bunların hiçbir önemi yoktur.



Kendince “düşünce” süsü verse de gönüllü yurtsuzun asıl derdi kişisel çıkarıdır. Bunu ustalıkla “dünya görüşü” sosuna bulayarak yayar. Egemen, yayılmacı devlete, güce satılmaya hazırdır. Ahlaksal kaygı taşımaz. Görünüşte içinden geldiği varsayılan halkın ortaçağ, efendi kul ilişkisine geri döndürülmesinde de sakınca görmez. Bunun da bir adı vardır mutlaka: Kimlik. Yayılmacının çıkarlarıyla bir güzel uyuştuğundan, bu işte yol alması hem kolay hem kazançlıdır. Emrine girdiği, satıldığı yayılmacının kıyımlar yapmasının, yalnız Irak’ta bir buçuk milyon “sivil” insanı öldürmesinin de önemi yoktur. Böylesi her gerçeğe yanıt olarak bir kılıfları, gerekçeleri anında hazırdır. Gerekçelerinin gerçeklerle bağlantısı yokmuş, ne gam…



Size de tanıdık geldi mi? Zaman zaman yakınınızdan gelip geçenlerden, beyazcamdan, kapağı bir yerlere atmış ahkam kesenlerden, mangalda kül bırakmayanlardan…

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İSVEÇ’TE, ÖZLEM ERDOĞAN SİGORTA SEKTÖRÜNDE 2019’UN EN İYİSİ SEÇİLDİ
İSVEÇ’TE, ÖZLEM ERDOĞAN SİGORTA SEKTÖRÜNDE 2019’UN EN İYİSİ SEÇİLDİ
STOCKHOLM’DA CUMHURİYETİMİZİN 96. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUYLA KUTLANDI
STOCKHOLM’DA CUMHURİYETİMİZİN 96. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUYLA KUTLANDI