Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
İSVEÇLİ TÜRKLER REFERANDUMDA ‘HAYIR’ DEDİ
ERDOĞAN KAZANDI, TÜRKİYE KAYBETTİ
CHP İSVEÇ BİRLİĞİ 2. OLAĞAN KONGRESİ’Nİ YAPIYOR
Bu yazı 12 Şubat 2015, Perşembe 11:40:28 tarihinde eklendi. 856 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

NEDEN CHP? - Hakan Güner

NEDEN CHP?

CHP, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan günümüze ve özellikle 1945’lerden bu yana süregelen çalkantılı siyasetin içinden geçerek ve Türkiye Cumhuriyeti’ni çağdaş uygarlık seviyesine çıkarma idealinden ödün vermeyerek günümüze kadar gelmiş ve yoluna da aynı ideali sürdürerek devam edecektir. Demokrasinin Türkiye’de emekleyerek ayağa kalkmayı öğrenmesi anlamına gelen bu süreçte, CHP yılmaz bir demokrasi öncüsü olmayı sürdürecektir.


CHP, Türkiye’nin umutsuzluğa ve kutuplaşmalara itildiği bu zor dönemde sabırlı ve sevecen tavrını her türlü zorluğa rağmen ayakta tutma olgunluğunu gösteren tek ve örnek partidir. Benden ve benden olmayanlar, şu fikirden olup bu fikirden olmayanlar, şu inançtan olup bu inançtan olmayanlar, şu etnik guruptan olup bu etnik gruptan olmayanlar söylemini kullanmayarak yangına benzinle gitmemeye özen gösteren tek parti olma özelliğiyle ”Türkiye’nin Birleştirici Gücü” sloganını fazlasıyla hak ettiğini görmeliyiz.


Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan ve demokrasiyi inip binilen bir tren zanneden Recep Tayyip Erdoğan ülkesinin anayasasını hiçe sayarsa, hukukun üstünlüğünü ayaklar altına alırsa, kendi yandaşları da dahil kim kendisini güvencede hissedebilir? Parlamenter Demokratik Laik Cumhuriyeti’mizi yok edip kendi saltanatına dönüştürmeyi kafasına koymuş bir cumhurbaşkanı ve AKP iktidarının bu çağdışı anlayışından tan kurtulmak yalnızca sandıktan geçmelidir. Bu anlayışı besleyen tek siyaset kutuplaşma, mafya ve düşmanlık güdümlü siyasettir. Panzehiri ise ortak kazanımlarımız olan parlamenter demokrasi ve özgürlüklerimizi bu zalimlerden korumak adına birleşmektir.   


CHP bütün halk kesimlerini tam da en ihtiyaç duyulduğu bu süreçte samimiyetle kucaklıyor. Gün birleşme günüdür. CHP bütün farklılıların kardeşçe çözüm üretebileceği tek partidir. Çağdaş dünya bölüneni değil birleşebilme zekasını muhatap alır. Farklılıklar ortaklık kurulabildiğinde zenginliktir. Ortaklık kuramayan siyasi farklılıklar ne kadar demokrasiyi savunur görünseler de antidemokratik oluşumları beslerler. CHP bu ortaklaşmanın partisidir. Herkes kendi doğrusuna davetiye çıkarırken CHP herkesi kendi doğrusuyla kabul eder, çünkü yarınların doğruları bu farklılıkların ortak üretiminden doğacaktır. Türkiye çağdaşlığı, batıyı taklit etmeden kendi özüyle ancak böyle yakalayabilir. Belki de bu sayede batı uygarlığının kırılgan yanlarını dahi düzeltme, örnek olma birikimini elde edecektir.


Türkiye’nin herhangi bir kesimini düşman görerek ya da göstererek yapılan siyaset çocuklarımızın barış içinde yaşamasını engelleyen, yarınlarını tehlikeye atan siyasettir. Yurtta barış ve dünyada barış, inancı, rengi, dili, kültürü, fikri ne olursa olsun herkesin ve her kesimin çocuklarını kendi çocuğunuz gibi görebilmekten, sevebilmekten geçer. Geçmişte yaşanmış insanlık dışı olayların çocuklarımız arasında düşmanlık yaratmamasına özen göstermeliyiz. Hassasiyetlere saygılı olmalıyız. Barışın ve sevginin dili en güzel dildir. CHP barış ve sevgi dilinin partisidir. Sorunları tekrarlamanın, provokasyonlara kapılmanın değil, çözümün partisidir.


Kemal Kılıçdaroğlu tam da bu kritik dönemde ihtiyaç duyulan tek liderdir. Herkesin refah içinde ve özgürce yaşayabileceği güçlü bir Türkiye için bütün vatandaşlarımı 2015 Genel Seçimleri’nde Kemal Kılıçtaroğlu’nun safında, yani temiz siyasetin, barışın, özgürlüğün, kardeşliğin ve sosyal adaletin tarafında yer almaya davet ediyorum.  


Recep Tayyip Erdoğan’ın inip bidiğini zannettiği demokrasi treni değil, Cumhuriyet Muhafızlarının atıdır. Ve bildiğimiz kadarıyla zatı-âlileri binicilik konusunda yeterli deneyime sahip değillerdir. Bizden söylemesi…


*CHP İsveç Birliği Başkanı

Yazdır Paylaş
Diğer Hakan Güner Yazıları
isvecpostasi.com