Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
İSVEÇLİ TÜRKLER REFERANDUMDA ‘HAYIR’ DEDİ
ERDOĞAN KAZANDI, TÜRKİYE KAYBETTİ
CHP İSVEÇ BİRLİĞİ 2. OLAĞAN KONGRESİ’Nİ YAPIYOR
Bu yazı 02 Mayıs 2015, Cumartesi 11:31:45 tarihinde eklendi. 629 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mutluluğun Resmi - Vedat Erenoğlu

Mutluluğun Resmi

Bir film izliyoruz evde hep beraber, bir dostum bırakmış DVD’sini, adı “MUTLULUK”. Senaryosu ve müzikleri Zülfü Livaneli’ne ait bir Abdullah Oğuz filmi olan “Mutluluk” 2007 yapımı ve başrollerinde; Özgü Namal, Lale Mansur, Talat Bulut, Murat Han, Meral Çetinkaya, Çiğdem Batur, Bulut Aras oynuyor. Zülfü Livaneli senaryosunu yazarken aklına gelmiş midir bilmem ama ben izlerken aklıma Nazım Hikmet’in “Saman Sarısı” adlı şiiri geldi.

“Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?

İşin kolayına kaçmadan ama

Gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil

Ne de ak örtüde elmaların

Ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolanan kırmızı balığınkini

Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin”

Diyordu dizelerinde Nazım.

Ben çizsem nasıl çizerdim diye düşündüm, bir an resme karşı olan kabiliyetsizliğimi aklıma getirmeden. Bazen bir şeyin ne olduğunu çok iyi bilirsiniz de kelimelere dökmek zordur onu; peki ya onu çizmek… Mutluluk anlıktır, sürekli bir mutluluktan söz etmek mümkün değildir. Mutlu insan, hayatındaki o mutlu anların kıymetini bilen ve o anların toplamını aklından çıkarmadan yaşayandır.

İşte o anlardan aklımda en kalıcı olanı ya da yaşamayı hayal ettiğim bir anı çizecek olsam aklıma hep birlikte yenen kalabalık bir aile yemeğini resmetmek gelirdi. Büyükanne, büyükbaba, onların çocukları ve dahi torunları masada hep beraber gülücüklerle sevgi çemberinde yemek yemekteler. Muhtemelen bir bayramın birinci günü, sabah el öpmelerin ve bayramlaşmaların akabinde birlikte yenen o öğlen yemeklerinden biridir. Muhtemelen karşılıklı sevgi, saygı ve aile bağlarını hatırlandığı bir öğle yemeğidir. Çocukluğumda bu ve benzeri hatırladığım yemeklerin sayısı çokken geçen yılların bu yemekleri benden, bizden çaldığını farkettim.

Belki o resmi çizmenin zamanı geldi de geçiyor, belki bundan beş on sene sonra çizilecek bir resim kalmayacak. Hala dimağımda o resime ait hatıralar varken resmetmek lazım mutluluğu. Sanki o resimi çizmezsem mutluk avcumdaki kum taneleri gibi parmaklarımın arasından akıp gidecek.

Mutluluk nedir? Belki anlatması zordur ama yalnızlık değildir mutluluk; kalabalıkların içindeki yalnızlık da değildir. Çevrenizde birçok insan varken kendinizi yalnız hissettiğiniz anlar mutlaka oluyordur, ben o anları kalabalıkların içindeki yalnızlık olarak isimlendiriyorum.

“Başarı bir seyahattir, hedef değil. Mutluluk, gidilen yolun üzerindedir, yolun sonunda değil. Yolun sonunda olsa, ona varıldığında yol bitmiş ve vakit de geçmiş olurdu. Mutlu olmanın zamanı ise bugündür, yarın değil” demiş Mevlânâ Celaleddin-i Rumi.

İrfan Hoca kendi içinden gelen sesi dinlemek için çıktığı yolculukta, Cemal ile Meryem’e mutluluk adına bir şeyler öğretebilmenin mutluluğuyla yolculuğuna tek başına devam ederken son buldu film.

Mutlu kalabalıklar içinde, karşılıklı sevgi, saygı çerçevesinde, paylaşımların ve duyguların yoğun yaşandığı mutlu anların hayatınızda sık sık tekrarlanması dileklerimle…

Yazdır Paylaş
Diğer Vedat Erenoğlu Yazıları
isvecpostasi.com