STOCKHOLM’DA “CUMHURİYET” COŞKUYLA KUTLANDI
CİNSEL TACİZ PROTESTO EDİLDİ
İSVEÇLİ KADINLARIN YÜZDE 80’İ CİNSEL TACİZE MARUZ KALMIŞ
Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
Bu yazı 11 Mayıs 2015, Pazartesi 13:13:19 tarihinde eklendi. 655 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Öfke Kontrolü -

Öfke Kontrolü

Hepimiz oldukça sık sayılabilecek bir oranda öfke nöbetine giren insanları görürüz, ancak öfke nöbetine giriş nedenleri bize inandırıcı gelmez ve aslında gerçek sebebin başka bir şeyler olduğunu düşünür bu son olayın bardağı taşıran son nokta olduğuna inanırız. Yoksa sırf ona yol vermedi diye bir sürücünün trafikte çok tehlikeli şekilde araba kullanıp diğer arabanın önünü kesmesi ve kendisine yol vermeyen sürücünün ağzını burnunu kırmasını mazur görmek sıradan bir insan için olası değildir.

Bazen o sürücünün yerinde kendimizi buluruz, kontrol edemediğimiz öfkemizin esiri olmuş, ortalığı kırıp dökerken kendimizi buluruz. Utanırız yaptıklarımızdan, içimizden ne kadar aptal olduğumuzu haykırırız, anacak itiraf edemeyiz çevremizdekilere. Konu açıldığında kapamak için baskın çıkarız, yok sayarız olayı ve herkesin yok saymasını bekleriz.

Peter Segal’in yönettiği ve Jack Nicholson ile Adam Sandler’in gösterdikleri yüksek performans ile büyük ilgi gören 2003 yapımı “Anger Management” filmi sayesinde dünya üzerinde birçok insanın dikkati öfke kontrolü üzerine çekildi. Filim belgesel değil komedi filmi olduğu için öfke kontrol yöntemlerini öğretmeyi hedeflememişti ama bu konudaki farkındalığı artırma yönünde fazlasıyla başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

Öfke kontrolü kriz yönetimi ile benzerlikler taşır ve ilk aşama öfkeli olduğumuzu kabul etmekle başlar. Önce kendimize öfkeli olduğumuzu ve bunu kontrol edemediğimizi itiraf etmeliyiz ve bunu sevdiğimiz biriyle paylaşmalıyız. Bu en önemli aşamadır kabullenme aşaması. İkinci aşamada kendimizi haklı çıkaracak bir milyon gerekçeyi sıralamak yerine kendimizi nasıl hissettiğimizi, duygularımızı düşüncelerimizi, korkularımızı, kızgınlıklarımızı paylaşmalıyız sevdiğimiz biriyle. Amacımız kendimizi haklı çıkarmak olmamalı sadece içimizdeki sese kulak vermeliyiz. Bütün bunları anlatırken aslında bizi öfke noktasına getiren bütün gerekçelerin farkına varırız, o zaman çözüme yaklaşırız.

Bizi öfke nöbetine sokan gerekçelerin farkına vardığımızda, yaptığımız davranışları saçma ve utanç verici bulmaya başlarız. Asla kendimizden utanmamalıyız aksine bizi bu hale sokan gerekçelerin bir daha bizi bu hale sokamaması için neler yapmamız gerektiğine odaklanmalı ve kendimizi bağışlamalıyız.

Öfke anında, 1’den 10’a kadar saymak, derin nefes almak, içimizden karşımızdaki insana sevgi göndermek tabi ki etkilidir, ancak bu yöntemler semptomları yok etmeye yöneliktir. Oysa problem derinlerde bir yerde var olmaya devam ediyordur.

Bizi öfkeye iten nedenler çok farklı şeyler olabilir, ancak hepsinin temel bir ortak noktası vardır. Bu ortak nokta bu istemediğimiz durumu hayatımızdan çıkarmakta başarısız olduğumuz ve durumu görmemezlikten gelmeye çalışmamızdır. Yani istemediğimiz durumu bastırarak unutmaya çalıştığımızda bu içimizdeki öfkeyi büyütür, büyüyen öfkemizi taşıracak küçücük bir kıvılcım bulmak hiçbir zaman zor olmayacaktır.

Öfkeli insan kendinde her şeyi yapma hakkını görür, daha doğrusu o an onun için hak, diye bir şey yoktur, sadece öfke ve sonuçları vardır. Öfke yıkıcıdır, dostlukları yıpratır, önüne geçilemezse felaketlere neden olur, yuvalar yıkılır, binalar yanar, insanlar incinir, yaralanır ve hatta ölür.

Öfke kontrolüne ihtiyacımız varsa önce bizi öfkeye iten gerçek nedenleri bulmak için çaba sarf etmeliyiz, gerekirse profesyonel yardım almalıyız ama her şeyden önce buna ihtiyacımızın olduğunu fark etmeli ve itiraf etmeliyiz.

Ergenlik çağındaki çocuklarımızın isyankâr, öfke dolu davranışlarına da bu bakış açısıyla yaklaşmalı, öfke kontrolüne ihtiyaçları olduklarının farkına varmalarını sağlamaya çalışmalıyız. Bu yaştaki çocuklar asi olur, büyünce geçer tarzı düşünceler yanlıştır. O yaşta öfke kontrolünü öğrenen bir bireyin yetişkin olduğu zaman öfkesini kontrol etmek çok daha kolay olacaktır.

Çocukları eğitmek kolay bir şey değildir ama mümkündür ve biz ebeveynlere düşen kolaylık dercesine bakmadan mümkün olanı gerçek yapmaktır.

Hepinize öfkeden uzak günler dilerim….

Yazdır Paylaş
Diğer Yazıları
isvecpostasi.com