STOCKHOLM’DA “CUMHURİYET” COŞKUYLA KUTLANDI
CİNSEL TACİZ PROTESTO EDİLDİ
İSVEÇLİ KADINLARIN YÜZDE 80’İ CİNSEL TACİZE MARUZ KALMIŞ
Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
Bu yazı 28 Mayıs 2015, Perşembe 01:05:47 tarihinde eklendi. 738 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

EY TAYYİP ERDOĞAN ENDEKSLİ HÖDÜKLER! - Mustafa Sönmez

EY TAYYİP ERDOĞAN ENDEKSLİ HÖDÜKLER!

Ey Tayyip Erdoğan endeksli hödükler!.. Sizlere sesleniyorum!..  Seçime 5 kala, neyi ve niçin savunduğunuzun farkında mısınız? Türkiye, Arap dünyasına ait bir Şeyhler ülkesi değildir… Türkiye Cumhuriyeti, demokrasiye inanmış, o’nu bağrında barındıran  bir Cumhuriyet’tir. Cumhuriyet oligarşik düzeni, diktayı, diktatörlükleri ve diktatörleri asla  kabul etmez; kusar.

Bugün Türkiye kusma noktasına gelmiştir. Artık safralarından kurtulması gerekmektedir. Bunun en iyi yolu seçimlerdir. Önümüzde 7 Haziran’da bir seçim fırsat vardır ve bunun çok iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. Yüz de yüz baraja takılacağını bile bile bu tür partilare verilecek oylar diktatör ya da diktatör heveslisi kişi ve partilere yarar. Şapkanızı önünüze koyun ve bir kere daha düşünün ki, son pişmanlık fayda vermez!..

Ey hödükler, Cumhurun başı olmak için yemin eden, bu yeminini rağmen ülkenin anayasasını hiçe sayarak pervasızca davrananan kişinin bu tutumu hangi temayüllerle açıklanabilir? Bu tutumu benimseyen, savunan ülke hödükleri hangi psikolojik travmanın tutsağı durumundadırlar?..

Ey hödükler, eğer öyle olmasaydı, ”Bayram değil, seyran değil eniştem beni niye öptü” ya da ”folk yok, yumurta yok bu da nereden çıktı” dercesine; dün Tayyip’e en ağır sözleri söyleyen çifte tabancalı Jöleli takımı ”Biz ölmeden, seni yok edemezler” gibi sözleri ne amaçla söylemektedirler. Yüzde 52’den alınan Cumhurun başı görünüşlü AKP lideri hangi amaçla kendisinden yana olmayan gazeteleri ve gazetecileri tehdit etmektedir… Demokrasi bu mudur? Budur diyene bir adım beri gel demezler mi?..

Ey hödükler, demokrasi açık yani şeffaf toplumu hedefleyen bir rejim değil midir?. Ülkemizde şeffaf olan nedir? Sınırsız ”Örtülü ödenek” mi? Devletin kontrol mekanizmalarının devre dışı bırakılması mı? Devletin tüm olanaklarını AKP için kullanmak mı? Ucu sonu belli olmayan ”Kürt sorunu” çözümü mü? Ya da 17 – 25 Aralık yolsuzluklar, soygunlar, çalıp çırpmalar düzeni mi?.. Hangisi?.. Ya da siz/sizler demorasiden, şeffaf toplumdan ne anlıyorsunuz?

Ey hödükler,  ne zaman sandık bir menfaat aracı olmaktan çıkarılarak halkın hizmetine sunulacaktır. Demokrasi demek ”parmak hesabı” mıdır? Ya da oyu bastıran malı götürür mantığı mıdır? Buna da demokrasi denir mi? Ne zaman ve hangi koşullarda oyuna, sandığına sahip çıkacaksın? Oyunu, sandığını ne zaman senin için çalışanlara teslim edeceksin?.. Hiç düşündün mü?

Ey hödükler, Kaçak Saray denen haramiler yuvası ülkeyi taassup altına almış, kendisinden başka güç tanımıyor. Sultan, ”Açıl susam” dediği anda akan sular duruluyor ve Musa’nın asası gibi derin sular, denizler önünde yol olup açılıyor… VE Tanrı sultanına ”Yürü ya kulum” diyor. Anayasa, babayasa olan kurumlar elpençe divan durup, boyun büküyorlar… Bükmeyenler marş marş kodese doğru uygun adımlarla yol alıyorlar…

Ey hödüklere, on iki buçuk yıldır ülkeyi demokrasinin değerleriyle yönettiğini sanan AKP iktidarının Cumhurun başı’nın çok çok kızdığımız Arap Şeyhlerinden, Saddam Hüseyin’den ya da Beşşar Esad’dan farkı nedir? Farkı parmak hesabı mıdır? Ya da Emevi İslamı’na sarılarak Müslüman olduğunu iddia ederek sizi/sizleri kandırması mıdır? Nedir?

Ey hödükler, ”Bakara – Makara” alaylı Kutsal dininiz İslam’ı gırgıra alan milletvekili kimlikli eski bakan bozuntularını başdanışman yaparak sizinle dalga geçmesini midir demokrasi?... Ya da sizler, demokrasiden, sandıktan, siyasetten ne anlıyorsunuz?..

Gelin iğneyi biraz da kendimize batıralım. Atatürk’ten sonra çağın koşullarına göre daha da  ilerlemesi gereken demokratik düzenimiz adım adım gerilemişse ve bugün sandık demokrasisi diyebileceğimiz bir noktaya gelmişse, bunun suçlusu kimdir? Sadece suçladığımız insanlar mıdır, ya da biz, hepimiz miyiz? Bizler, demokrasi katledilirken, ne yaptık? Sokaklar mı döküldük? Demokrasi adına, demokrasiye sahip mi çıktık? Peki ne yaptık? Boş sözlerle çene mi yarıştırdık ya da kadehlerde teselli mi aradık?

Bir kez de kendimize soralım…

Suçsuz, günahsız olan ilk taşı atsın diyelim mi?..

Haydi sandık başına, umudumuzu yitirmiyelim…

Benim oyum CHP’ye…
 

Yazdır Paylaş
Diğer Mustafa Sönmez Yazıları
isvecpostasi.com