Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
İSVEÇLİ TÜRKLER REFERANDUMDA ‘HAYIR’ DEDİ
ERDOĞAN KAZANDI, TÜRKİYE KAYBETTİ
CHP İSVEÇ BİRLİĞİ 2. OLAĞAN KONGRESİ’Nİ YAPIYOR
Bu yazı 13 Temmuz 2015, Pazartesi 23:58:12 tarihinde eklendi. 1041 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ATATÜRK SEMBOL MUDUR? - Mustafa Sönmez

ATATÜRK SEMBOL MUDUR?

Türkiye’de AKP iktidarıyla birlikte Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e karşı sinsice sürdürülen ve O’nu itibarsızlaştırmaya yönelik çalışmalar, söylemler, karalamalar başını aldı gidiyor. Osmanlı artığı cahil, kör bir toplumu ayağa kaldırıp, Türkiye Cumhuriyeti gibi ”Bağımsız” bir devlet kuran tarihe mal bir kişiye karşı yapılanlar bir vefasızlık örneğidir. Tüm Türk ve İslam dünyasının Atatürk’ü örnek almaları gerekir. Atatürk, tüm mazlum, ezilen halkların umut ışığı olmuş bir kişilik, karizmatik bir liderdir.

Arap Dünyası, kendileri Atatürk gibi bir öndere sahip olamadıkları için bugün bu haldedirler. Emperyalizmin kucağında, şeyhlerinin mutluluğu için dua eden halklar konumundadırlar. Şeyhlerinin verdiği sadaka paralarla takla atıp, cami köşelerinde uyumaktadırlar.

İslam Dünyası II. Dünya Savaşı sonrası Amerika’nın Rusya’ya karşı oluşturmaya çalıştığı ”Yeşil Kuşak” projesine kurban edilmiş, besleme liderleriyle ABD’nin emrine girmişlerdir. ABD bugün de, ”Büyük Ortadoğu Projesi” adı altında –orada cumhurun başı Tayyip, eşbaşkandır – sözde ”Arap İlkbaharı” uyanışıyla, ”Arap Kışı”nı yaşatmaktadır. Ortadoğu’da sınırlar emperyalizm ağız tadına göre yeniden çizilecektir. ABD’li Kürtlere de bu çizimde pay düşmektedir.

Mustafa Kemal daha gepegenç bir subayken bile emperyalizmin ezilen halklar üzerindeki oyunlarını görmüş, Anadolu’yu ”ANA ÜLKE” olarak düşünmüştür. Bugün Misak-i Milli sınırları asıl vatanın sınırlarıdır. Anadolu’nun kurtarılması tüm Türklüğün kurtarılması olarak yorumlanmıştır. Bugün ne yazık ki, bunu anlayacak Türk devletleri ve halkları ortada yoktur. Sahte din kisveli liderler Emevi İslamına teslim olmuşlardır.

Çin’in Doğu Türkistan Bölgesindeki zulmünden kaçarak İsveç’e sığınan bir avuç Doğu Türkistanlı grup vardır. Bu grup İsveç’te yaşayan Türklerin de desteğiyle zaman zaman Çin’e karşı gösteriler düzenlemektedirler. Bu gösterilerde Türk, Azerbaycan, Türkmen Bayrakları, Atatürklü Türk Bayrakları yer almıştır. O zaman kimse Atatürklü Türk Bayraklarına karşı çıkmazken, ne olduysa 5 Temmuz’daki gösteride protestoyu düzenlediklerini belirten (Uygur Maarif Derneği, UETD (Avrupalı Demokratlar Birliği, Takva Derneği, Milli Görüş-Avrupa) dernekler Çin Büyükelçiliği önüne asılan Atatürklü Türk Bayrağına izin vermemişlerdir. Gerekçeleri ise,  ”Atatürk bir semboldur” biz, Protesto Komitesi olarak semboller kullanılasını yasakladık sözülerine sığınmalarıdır.

İşin bir başka üzücü ve acı tarafı, komite üyesi bu sözlerle de yetinmemiş, bizi PKK’liler tehdit etti, ”Apo’nun posterleriyle” geliriz dediler safsatasına sığınmasıdır. Ne kadar acıdır ki, çocuk katili Apo ile Ulusal kahraman ATATÜRK’ün eşdeğerde tutulmasıdır. Ne diyor ulu önder M. K. Atatürk: ”Biz kimsenin düşmanı değiliz. Biz insanlığa karşı olanların düşmanıyız.”

Mustafa Kemal Atatürk bir sembol değildir. Mustafa Kemal Atatürk, Ulusal bir önder, Ulusal bir kahraman, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Tüm dünyanın da kabul ettiği 20. Asrın en önde gelen lideridir.

Mustafa Kemal Atatürk’ü sembol olarak görmek ya da algılamak aymazlıktan başka bir şey değildir. Ben kişisel olarak Doğu Türkistanlı Uygur soydaşlarımızn Atatürk’ü anladıklarını hiç sanmıyorum. Yüzeysel birtakım muğlak sözler ya da tanımlamalarla Atatürk tanınmaz ve anlaşılmaz. Hele hele dinci söylem batağına sığınarak Muaviye İslamını kendilerine rehber kabul edenlerin ulu önderi anlamaları ise beklenemez. Öyle olsaydı, çocuk katili Apo’yla kurtuluşu, kuruluşu gerçekleştirmiş, çağdaş Türkiye’nin temellerini atmış bir devlet adamıyla Apo’yu karşılaştırmazlardı.

Atatürk’ü anladıklarını sanan Stockholm’da yaşayan Uygur Türklerine Atatürk araştırmacısı mimar Eriş Ülker’in yazdığı ”Atatürk Milliyetçiliği” adlı kitabında yer alan ve Cumhuriyet ilan edildikten sonra 30 Ekim 1923 yılında M. K. Atatürk’ün ”Sevgili Paşam” diye başlayan Başbakan İsmet İnönü’ye yazdığı mektubu okumalarını öneririm.

Bu mektubunda Atatürk; ” Bizi yine büyük bir savaş bekliyor. Durumumuzun bir bölümünü Cephe Komutanı ve Lozan Baş Delegesi olarak elbette biliyorsun. Büyük devletlerin bu sefil duruma bakarak, kısa zamanda pes edeceğimizi sandıklarını Lozan dönüşü sen bize anlattın.Ben sana şimdi bildiğinden daha da acıklı olan genel durumu özetleyeceğim. Bize geri, borçlu ve hastalıklı bir vatan miras kaldı” diyerek, devamla, ” Oysa Cumhuriyetin insan malzemesini hazırlamalı, namus cephesini güçlendirmeliyiz” görüşünü belirtiyor. Bununla da yetinmeyip acıklı durumumuza parmak basıyor. Ve diyor ki, ” Hedefimiz milli iktisat. Bağımsızlığın sürekli olması için iktisadi bağımsızlık temel ilkemiz olmalı. Osmanlı bu gerçeği geç fark etti. Fark ettiği zaman çok geç kalmıştı.

Cumhuriyete uygun bir anayasaya gerek var. Bu zor durumdan nasıl çıkılabileceğini gösteren ne bir örnek var önümüzde, ne de bir deney. Ama yılmamak, ucuz ve geçici çarelerle yetinmemek, halkı kurtarmak için sorunları çözmek, kalkınmak, ilerlemek, milli egemenliğe dayalı uygar ve özgür bir toplum oluşturmak, yüzyılımızın düzeyine yetişmek, kısacası çağdaşlaşmak ve bu büyük ideali tam olarak başarmak zorundayız.

Atatürk’ün bu sözlerine itiraz edebilecek bir kişi var mı? Emevi dinciliğine saplanarak bunu İslam sananların ne Atatürk’ü ne de onun felsefesini anlama şansları yoktur. Atatürk’ün yazdığı gibi, ” Doğudaki aşiret, bey, ağa, şeyh düzeni Cumhuriyetle de insanlıkla da bağdaşmazderken bugün aynı durumu Doğu Türkistanlı soydaşlarımız yaşıyor. Geleceklerini çağdaş bir dünya düzeninde değil, Emevi İslamında arıyorlar. Bu kafayla kurtuluş rüyası görüyorlar… Doğu Türkistanlı kadın lider Rabia Kader ülkesinde kalıp mücadelesini sürdürmesi gerekirken neden Amerika’ya kaçtı?

Ve özellikle neden Amerika?

Kısaca sözün özü, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK bir sembol değildir. O’nu sembol olarak görenler ya da algılayanlar aymazlığın da ötesinde kendi öz vicdanlarını kandırmaktadırlar.

Atatürk sembol değil, eşsiz bir devlet adamı, düşünceleri geleceğe yön veren unutulmaz ulusal bir liderdir.

Ama, O’nu anlayanlara…
 

Yazdır Paylaş
KAAN - 2015-09-15 08:30:24

Sayın Sönmez, yazınızda, “...5 Temmuz’daki gösteride protestoyu düzenlediklerini belirten (Uygur Maarif Derneği, UETD Avrupalı Demokratlar Birliği, Takva Derneği, Milli Görüş-Avrupa) dernekler Çin Büyükelçiliği önüne asılan Atatürklü Türk Bayrağına izin vermemişlerdir...“ diye bilgilendiriyorsunuz.. Ben de, bu vesileyle bir bilgi notu ekliyeyim: Bu UYGURLAR, atalarımızın GÖKTÜRK devletini Çinlilerle işbirliği yaparak arkadan vurarak yıkan UYGURLAR`ın torunlarıdır..Türklükle zerre alakaları kalmamış, Araplaşmış hainlerdir.. Ellerinden gelse, Göktürkler`e yaptıkları gibi, Türkiye`ye de - Atatürk`e de saldırırlar!.. Zaten İŞİD saflarına katılan birçok Uygur, Irak ve Suriye`deki Türkmen kardeşlerimizin kafalarını ( mezhepleri farklı diye) kadın- çocuk- yaşlı ayırmadan tekbîr getirerek kesmektedirler.. Bu lanetlileri kendi hallerine bırakın ki, layık oldukları ...

Serkan - 2015-07-27 18:20:15

Ah Mustafa bey ah, 2002’den bu yana Ataturk’e dil uzatmak o kadar olagan bir hale geldi ki. Bileceginiz uzere Turkiye’de iki guclu medya bulunmakta. AKP medyasi ve PKK medyasi. Bunlar ne bahane uretsekte Ataturk’u itibarsizlastirsak derdindeler. Ataturk’un askeri basarisini anlatmaya gerek yok. Ancak siyasi basarisi’da askeri basarisindan geri kalmadi hicbir zaman. Yaptigi devrimlerle o zamanin dunyasinda batili ulkelerin bile vatandaslarina sunamadiklari haklari vatandaslarimiza sunmus bir liderden bahsediyoruz. Inkilaplari neticesinde Turkiye uzerindeki oryentalist önyargiyi degistirmis, ulkemizi bati medeniyetiyle özdeslestirmistir. Sanata, spora, bilime, tarihe merak duymus ve yetenekli gencleri yurtdisina egitime gönderip Turk halkini cehalet ve yoksulluk’tan kurtarmak icin bir cok proje tasarlamistir. Köy enstituleri kurmus, köyluyu sanatla bilimle tanistirmis, topragi nasil daha fazla verimli kullanabileceklerini ögretmistir. Malesef Turkiye icin cok buyuk bir sans olan bu proje gerici bir partinin hukumeti sirasinda yururlukten kaldirilmis, köylumuz cehalet ve sefaletle yoluna devam etmistir. Turkiye bugun diger musluman ulkeler’den farkli bir ulkeyse bu Ataturk sayesindedir. Ancak Ataturk’u unutarak gecirdigimiz her gun Turkiye batidan uzaklasip, dogunun kaos ortamina suruklenmektedir. Bu ulkede sag, sol, milliyetci, liberal, vs. gibi ideolojileri tartismak yerine hepimizin ortak bir degeri olan Ataturkculukte birlesmek ulkemize en cok yarar saglayacak anlayistir fikrimce.

Diğer Mustafa Sönmez Yazıları
isvecpostasi.com