Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
İSVEÇLİ TÜRKLER REFERANDUMDA ‘HAYIR’ DEDİ
ERDOĞAN KAZANDI, TÜRKİYE KAYBETTİ
CHP İSVEÇ BİRLİĞİ 2. OLAĞAN KONGRESİ’Nİ YAPIYOR
Bu yazı 24 Mart 2016, Perşembe 13:34:09 tarihinde eklendi. 538 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

TERÖR VE AVRUPA - Mustafa Sönmez

TERÖR VE AVRUPA

Avrupa’daki Terör olaylarında son iki yıldır bir artış gözlemliyoruz. Terör nasıl ele alınırsa alınsın, nasıl tanımlanırsa tanımlansın bir insanlık suçudur. Terörün barbarlık, vahşilik ve insan dışılık bir konuma sahip olduğunu insanlık öğrenmiştir ama terörün önüne geçilmesi, yok edilmesi olanaksız bir durumdur.

Terörün ırkı, dini, vicdanı ve ülkesi yoktur. Terör terördür. Kimden ya da hangi gruplardan ya da örgütlerden gelirse gelsin şiddetle karşı çıkmak zorunluluğu vardır. Benim ya da senin terörün diye bir kavram yoktur. Batının içerisine düştüğü en büyük ikilemin felsefesi burada yatmaktadır. Kendisine dokunmayan yılana yıllarca ‘eyvallah’ diyen bir Avrupa’nın bugün terörden yakınmasını irdelemek zorunluluğu vardır. Terörün bir gün kendisini bir akrep gibi sokacağını bilmesi ve ona göre tüm dünyadaki terör olaylarına sert tepkiler vermesi ve mücadele etmesi gerekmiyor muydu?

Mustafa Kemal Atatürk insanlık için “Yurtta barış, dünyada barış” derken insanlığının mutluluğunu, huzurunu ve refahını amaçlıyordu. Başka demeçlerinde de Ulu Önder Atatürk, “İnsan mensup olduğu milletin varlığını ve mutluluğunu düşündüğü kadar, bütün dünya milletlerinin huzur ve refahını düşünmeli ve kendi milletinin mutluluğuna ne kadar değer veriyorsa, bütün dünya milletlerinin mutluluğuna hizmet etmeye elinden eldiği kadar çalışmalıdır. Çünkü dünya milletlerinin mutluluğuna çalışmak, diğer bir yoldan kendi huzur ve mutluluğunu sağlamaya çalışmaktır. Dünya ve dünya milletleri arasında huzur, anlaşma ve iyi geçinme olmazsa, bir millet kendi kendisi için ne yaparsa yapsın, huzurdan yoksundur. Dünyanın filan yerde bir rahatsızlık varsa ‘bana ne?’ dememeliyiz. Böyle bir rahatsızlık varsa, tıpkı kendi aramızda olmuş gibi onunla ilgilenmeliyiz. Hadise ne kadar uzak olursa olsun, bu esastan şaşmamak lazımdır” görüşlerini insanlığa ve tüm dünyaya duyurmaya çalışıyordu. Mustafa Kemal Atatürk, bu görüşlerinde haksız mı? İşte, dünya lideri olmanın sırrı burada yatmaktadır.

Terörü eleştirirken, lanetlerken, kabul edilemez olarak değerlendirirken aynı zamanda terörün temel felsefesine inmek ve terörü yaratan unsurları da iyi analiz etmek gerekmiyor mu? Batı yani Avrupa bugün terörden yakınırken, sızlanırken dün başka uluslarda meydana gelen terör olaylarına ne kadar tepki gösterdi? Dün İstanbul ve Ankara’daki terör saldırıları için ne yaptı? Biz bugün terörle çok ciddi ve sıkı mücadele edilmelidir derken bunu tüm insanlık için istiyoruz. Ya değilse, kendi çıkarlarımızı düşünerek değil.

Türkiye yıllardır başta PKK terörü olmak üzere küçük çaplı aşırı gruplarının terörüne maruz kaldı ve kalmaya devam ediyor. Peki, Avrupa bu konuda ne yaptı? PKK teröristlerine açık ve gizli destek sunmayı kendisine görev bildi. Terörist sözcülerini parlamentolarında ve köşklerinde ağırladı ve ağırlamaya devam ediyor. Amaç ne? IŞİD’in, El KAİDE'nin, TALİBA'NIN yaptığı terör de, PKK’nin yaptığı ne? Hepsi de aynı şey değil mi?

Batı kendi çıkarlarının ötesinde tüm dünya insanlığını düşünmek zorundadır. Terör kimden gelirse gelsin, anında ve şiddetle üzerine gitmelidir. Ülkesel çıkarlara dayalı terörle ilişkiler kurulamaz ve bunu yapan uluslar es geçilmez. Benim Ankara’da, İstanbul’da, Diyabakır’da Hakkari’de terör yüzünden ölen insanlarımın kanları Batı’nın ellerine de bulaşmıştır. AB’nin arka bahçelerine terörist çadırların kurulmasına izin verinlerin bunu bir kez değil, bin kez düşünmelidirler.

Günümüzde İslamı kullanarak artan terör örgütlerini yaratan ve destekleyen kimlerdir? Bu örgütlerin destek görmedikleri takdirde yaşama şansları yoktur. Eğer bu terör örgütleri yaşayabiliyorlarsa, bunu aldıkları desteğe bağlamak gerekir. Çeşmenin suyunu kestiğiniz zaman terör örgütleri şu ya da bu biçimde biter.

Bu nedenle Avrupa ve Avrupalılar, şapkasını önüne koyup defalarca düşünmelidir. Ya teröre ve teröristlere her türlü destek vermekten vazgeçerler, ya da terörle yaşamaya alışırlar...

Ben Brüksel’im, Ben Paris’im, Ben Fransa’yım, Ben İstanbul’um, Ankara’yım  demekle terör bitmez ve durmaz... Terörü durdurmak olanaklıdır ama tüm dünya ayağaya kalkarsa...

Yazdır Paylaş
Diğer Mustafa Sönmez Yazıları
isvecpostasi.com