Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
İSVEÇLİ TÜRKLER REFERANDUMDA ‘HAYIR’ DEDİ
ERDOĞAN KAZANDI, TÜRKİYE KAYBETTİ
CHP İSVEÇ BİRLİĞİ 2. OLAĞAN KONGRESİ’Nİ YAPIYOR
Bu yazı 15 Nisan 2016, Cuma 23:09:10 tarihinde eklendi. 1270 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

BİR KAŞIK SUDA FIRTINA YARATMAK - Mustafa Sönmez

BİR KAŞIK SUDA FIRTINA YARATMAK

Sevgili okuyucularım, 9 Nisan günü Azerbaycanlılar Dağlık Karabağ Bölgesinde Ermeni Ordusu’nun saldırganlığını kınayan bir protesto mitingi düzenlediler. Doğaldır ki, bu tür protesto mitinglerinde konuşmacılar birtakım konuşmalar yaparlar... Bir kişinin yaptığı sorumsuzca konuşmasının etrafında fırtınalar kopartılıyor...

Protesto mitinginin sonlarına doğru kürsüye davet edilen İsveç Türk İşçi Dernekleri Federasyonu 2. Başkanı Barbaros Leylani mitinge katılan çoğunluğu şaşırtan kısa bir konuşma yaptı. Leylani bu konuşmasında Dağlık Karabağ Bölgesine saldıran Ermenistan askerlerini “köpekler” olarak nitelendirerek, bu ”köpeklere ölüm” sözleri sarfetti. Elbette bu sözleri tasvip etmiyor, kınıyoruz. Bu sözlerinin arkasından başta Türklerden gelen tepkiler olmak üzere Barbaros Leylani İsveç Türk İşçi Dernekleri Federasyonu’ndaki tüm görevlerinden istifa etti.

İşte dananın kuyruğu bu andan itibaren koptu. Türkiye ve Türk karşıtı kişi ve gruplar harekete geçerek bu söz üzerinden başta İsveç’te yaşayan Türkler olmak üzere Türkiye’ye saldırmaya başladılar. Bir başka deyişle pusuda yatanlara “gün doğmuş” oldu. İsveç basını sanki böyle bir anı bekliyormuş gibi görülmedik bir biçimde saldırıya geçerek hiç ilgisi olmayan olayları gündemine taşımaya başladı. Bunu  insan hakları felsefesine göndermeler yaparak, sahte Ermeni Soykırımı fotoğrafları yayınlayarak “zavallı Ermeni halkına” daha öncede bunlar yapılmıştı, ayağına yatarak, söylemediklerini bırakmadılar.

İsveç basını  hızını alamayarak başta tecilli Türk ve Türkiye karşıtı kişileri mikrafonlarına, stüdyolarına taşıyarak ipe sapa gelmez konuşmalar yapmalarına olanaklar sağladılar. Bir Türk düşmanlığı söylemini gırla sergilediler. Üstelik masraflarını ceplerimizden ödediğimiz TV kanalları... Bizde, biz neymişiz de farkında değilmişiz, hissine kapıldık...

İsveç basını ve Türkiye karşıtları bu tür saldırılardan hızlarını kesmemiş olacaklar ki, bu sefer de Sosyal Demokrat İşçi Partisiyle koalisyon ortağı olan Çevre Partisi / Yeşiller adına Şehircilik ve Konut Bakanı olan Türk kökenli Mehmet Kaplan’a saldırmaya başladılar ve istifasını istediler. Bu da nereden çıktı diyebilirsiniz? Mehmet Kaplan, o mitinge gelmedi, konuşma yapmadı. Ermeni saldırganlığını kınamadı?!..

Mehmet Kaplan bundan yaklaşık bir yıl önce İsveç Milli Görüş Teşkilatı’nın verdiği bir iftar yemeğine katılmış ve oturduğu masanın öbür uçunda Barbaros Leylani ve İsveç Ülkü Ocakları Başkanı İlhan Şentürk varmış. İsveç Ülkü Ocakları, İsveçlilerin deyimiyle “Grå Vargar (Bozkurtlar)” burada yani İsveç’te herhangi bir suç mu işlemişler? İsveç'in hangi yasalarını çiğnemişler? Bir de PKK teröristleri ve yandaşlarına bakın, öldürmeden, kargaşa yaratmaya kadar herşeyi yapmışlar ve  yapıyorlar... SÄPO (İsveç  Gizli Haber Alma Teşikaltı) ,  PKK’nin illegal para topladığını bilmiyor mu? Bir de İsveç Başbakanı Olof Palme'nin öldürülmesinde Grå Vargar (Bozkurtlar)'ın mı, ya da PKK'nin mi adı geçiyor?

Sevgili okuyucularım, çok ilginç değil mi? Bakan Mehmet Kaplan bir davete icabet ediyor ve nereye, hangi masaya oturacağına, kimlerin oraya çağrılacağına mı, karar veriyor? Bu durumda Türk ve Türkiye karşıtlarına gülünmez de ne yapılır? İsveç basına sormak istiyorum; “Amaç üzüm yemek mi, yoksa bağcıyı dövmek mi?

Sevgili okuyucularım, İsveç’te bazı parti ve kurumlara çöreklenmiş olan Türkiye ve Türk karşıtları her zaman “hazır ve nazır” fırsatlar kollamaktadırlar. Ne yazık ki, bunlar biz Türklerin dağınıklığından yararlanarak, bu kurumları ele geçirdiler. Biz, hâlâ birbirimizi yemekle meşguluz.

Mehmet Kaplan’ı tanıyorum. Görüşlerine katılmasam, bazı konularda kendisini eleştirsem de radikal İslamcı, terör hayranı bir kişi değildir, insanları dışlamak, ötekileştirmek savlarından uzak olan bir kişidir. Kendisi inançlı bir Müslümandır. Bu yönünü takdir ediyorum.

İsveç basınını ve Türkiye karşıtlarının son pozisyonları Leylani dolaysıyla Mehmet Kaplan üzerinden Türk ve Türkiye’ye vurmaktır... Fakat bu boşa çıkacaktır. Bir kere, kendini bilmez kişinin sözleri hiç bir zaman biz Türkleri temsil edemez ya da bağlamaz...

Buradan İsveç basınına seslenmek istiyorum, Leylani üzerinden Mehmet Kaplan’a, Mehmet Kaplan üzerinden Türk halkına saldırmayın, Türkler, barışçı, dost yanlısı insanlardır. Tarihinize bir bakın? Türkler, Irk Enstitüleri kurmadılar. İnsanları dişinden tırnağına kadar fişlemediler?.. Bu utanç size yeter ve artar bile...

Bu vesile ile Türk ve Türkiye düşmanı Fredrik Malm’a bir şeyler söylemek isterim; evli olduğun Gulan Avcı’nın babasının yani kayınpederinin oturduğu ev kime ait? Sen öncelikle onu araştır? Türklere düşmanlık etmek sana birşey sağlamaz?

Kurdo Baksi’nin bir “kuyruk hesabı” ya da “takıntısı” var? Fakat halası, Lamia’yı öldürenin ve kendisini ve babasını boğmaya çalışanların kim olduklarını unutmasın?.. Kız kardeşi Nalin Baksı Pekgül’e milletvekili olması için yüzde 90 Türkler oy verdi. Peki, bu düşmanlığın nedeni nedir?

Biz Türkler, her zaman “barışı ve insanlığı savunduk” ve “savunmaya”da devam edeceğiz. Terör, hiç bir zaman Türk toplumuna boyun eğdiremeyecektir.

Bu da böyle biline...

Not: Sayın Mehmet Kaplan Bey istifa etme düşüncesine kapılmayın... Çünkü siz, haklısınız...
 

Yazdır Paylaş
Faruk kirdis - 2016-04-20 16:56:24
Mustafa cigim kalemine saglik söylenmesi gerek her sey yazmisin, birlik olmadigimizdan dolayi daha bizler cok parcalara ayirilar
Mustafa Tanhan - 2016-04-17 00:00:21

Mehmet Kaplan'ın kabineye girmesini İsveçli Siyonistler hiç istemedi. Ne zaman 'Mavi Marmara' batırıldı işte orda bir diğer gemide de Sayın Mehmet Kaplan vardı. Ve bilindiği üzere Siyonistler Büyük İsrail peşinde olduklarından Mehmet Kaplan gibi şuurlu Müslümanları harcamak isterler. İsveç basınında haykıranlara iyi bakarsanız onların birer Siyonist olduklarını çok rahat görebilirsiniz. Saygılarımla.

Serkan - 2016-04-15 21:47:13

Mustafa Bey yazılması gereken herşeyi yazmışsınız zaten. Birkaç ekleme yapmak isterim. İsveç’te yaşamış ve İsveç’i yakından takip eden bir Türk olarak üzerime düşeni sosyal medya aracılığıyla yapmaya çalıştım. PKK yandaşı Kürt ve isveçliler tarafindan yüzlerce küfür ve hakaret işttim. İsveç Demokratları'yla PKK yandaşlarının konu Türk ve İslam düşmanlığı olunca nasıl da aynı safta oldukllarını gördüm. Kaplan olayının çıkmasından bir gün önce Arlanda’da bir PKK'li yaklandı. İsveç bunun üzerini örtmeye mi çalışıyor sorusunu usuma getirdi. Mehmet Kaplan olayına gelirsek, Kaplan’ın bir kez olsun terör örgütünü lanetlediğini ve Türk halkının acısını paylastığını bile görmedim. Bu yüzden bana göre suçsuz olmasına rağmen Kaplan’ı savunmak işimden gelmiyor. Yalnız şunu da düşünmeden edemiyorum. Sol Parti başkanı Jonas Sjöstedt defalarca PKK pacavrası  ve terörist başı posterinin önünde konuşmalar yaptı. Tüm dünyada terör örgütleri listesinde olan bu terör örgütüyle bir araya geldiğinden dolayı neden kimse ses çıkarmadı? İsveç’in şu anki svunma bakanı  bundan bir kaç sene önce Borlänge’de PKK kutlamasına katıldı. PKK’ya haraç toplayanları da gördük teröristlerle halay çekenleri de. Hatta ve hatta kendini canlı bomba yapmak isteyenler de yok değil. Daha gecen gün YPG komutanlarından biri mecliste ağırlandı. Aktif siyasetçiler açıkça PKK destekçiliği yaptı ve yapmaya devam ediyor. Siyasetçilerin haricinde şaklabanlıkla geçimini sağlayan beş para etmez insanlar bile İsveç halkına kanaat önderliği yapmakta. Türkiye uzmanı sıfatıyla tartışma programlarına çıkıyorlar. Tartışmaların seviyesini siz tahmin edin. Kendilerini ilgilendirmeyen bir konuda bile konu Türkiye ve bir Turk ise PKK sempatizanları  aşağılık komplekslerini yazılı, sözlü ve sosyal medyada sergiliyorlar. En çok üzüldüğüm olay şudur ki, Mehmet Kaplan’in partisinin gençlik kollarının Stockholm sorumlusu genç kardeşim bir Türk, ve Mehmet Kaplan’i PKK’lılara karşı savunurken Atatürk’ü Hitler’e ilham veren kişi, faşist ve soykırımcı biri olarak yorumlayıp kin kusan Kürtlere hak verip, Atatürk zaten benim idolum falan değildir yaptıklaıı da Türkiye’yi mahvetmiştir gibilerinden bir şeyler yazıi. Malesef İslamcı gericilerle PKK'lılların ortak noktası Atatürk ve modern cumhuriyet düşmanliği. Bizim Atatürkçü ve Ataturk’un kurduğu modern cumhuriyetin savunucuları olarak yapmamız gereken çok iş var. Bunların baiında eğitime öncelik vermek, iyi organize olmak, aramızda potansiyelli, birkaç dil bilen, eğitimli ve dünyayi takip eden gençlerimize elimizden geldigğnce destek olmak, İsveç’e ve Avrupa’yaPKK sempatizanlarının gerçek yüzlerini belgelerle göstermek geliyor.

Diğer Mustafa Sönmez Yazıları
isvecpostasi.com