Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
İSVEÇLİ TÜRKLER REFERANDUMDA ‘HAYIR’ DEDİ
ERDOĞAN KAZANDI, TÜRKİYE KAYBETTİ
CHP İSVEÇ BİRLİĞİ 2. OLAĞAN KONGRESİ’Nİ YAPIYOR
Bu yazı 04 Mayıs 2016, Çarşamba 10:37:33 tarihinde eklendi. 839 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mehmet Sağ Olsun - Vatan Bölünmesin – Birileri Hesap Versin - Vedat Erenoğlu

Mehmet Sağ Olsun - Vatan Bölünmesin – Birileri Hesap Versin

Her gün şehit haberleri geliyor. Terör almış başını gidiyor, bilgi kirliliği had safhada, insanlar ölüyor. Ben de diyorum ki susmayalım artık, geç olmadan kendimizce doğruları haykıralım, gaflet uykusunda olanların uyanmasını umalım.

Türk dış siyaseti Mustafa Kemal’in “Yurtta sulh, cihanda sulh.” İlkesine dayalı olarak gitti yıllarca, ta ki Davutoğlu “Strateji Derinlik” kitabını yazıncaya kadar ve R.T.E. dış politikada bu kitabı referans alıncaya kadar. Bu yazımda bazı tarihsel gerçekleri hatırlatacağım, bazı tespitler yapacağım ve temennimi yazacağım.
 

·         Osmanlı İmparatorluğu bir aile hanedanlığıydı. Yani bir ulus devlet de değildi, dine dayalı bir devlet de değildi.
 

·         Osmanlığı devletinde hukuk sistemi sadece şeriat hukuku değildi, örfi hukuk ve yabancılar hukuku vardı. Çok hukukluluk vardı, Müslüman olanlara uygulanan hukuk ile o günkü tabirle gayri Müslimlere uygulanan hukuk farklıydı.
 

·         Müslümanlara mecelle, padişah fermanları, az sayıda çıkarılmış kanunlar ve Kadıların keyfi uygulamaları uygulanırdı. Detaylar için: https://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_hukuku
 

·         Osmanlı İslam’ı bir araç olarak kullanmıştır. Yeni Osmanlıcılık hayalleri bizi felakete götürecek hayallerin ötesinde sanrılardır.
 

·         PKK, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve yasalarına göre kurulmuş bir silahlı terör örgütüdür ve yardım aldığı ülkelerde de dahil olmak üzere terörist örgütler listesine alınmıştır.
 

·         HDP, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve yasalarına göre kurulmuş bir siyasi partidir. Terör örgütü ile ilişkisi olan üyeleri varsa haklarında kovuşturma yapmak Cumhuriyet Savcılarının görevidir.
 

·         Yeri geldiğinde HDP milletvekillerini PKK’nın uzantısı ilan eden ve yeri geldiğinde PKK ile masaya oturan R.T.E.’dir.
 

·         Habur rezaleti, “Pişman değilim” diyenlerin çadır mahkemelerinde pişmanlık yasasından yararlandırılarak serbest bırakılması R.T.E.’nin eseridir.
 

·         “Barış süreci” adı altında gerek terör örgütü temsilcilerini kandıran ve gerek Türk Halkını kandıran R.T.E.’dir.
 

·         Yine bu süreçte örgütün şehirlerde hendekler kazması, tüneller kazması, cephane yığınağı yapmasının müsebbibi R.T.E.’dir.
 

·         Bugün geldiğimiz noktada ölen tüm şehitlerin sorumlusu, tutarsız politikaların mimarı R.T.E.’dir.
 

·         İşleri batırıp, bu hale getiren, güneydoğuyu savaş alanına çeviren, oradaki halkı örgütün kucağına iten, halka cehennem hayatı yaşatan, askerimizi polisimizi şehit eden politikaların mimarı R.T.E.’dir.
 

·         “Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez, Vatan Sağ Olsun” söylemi bizi uyutmak için bir teranedir. Yeter artık biraz da “Mehmetçik” sağ olsun, vatan da bölünmesin, Kürt gençler de terör örgütüne üye olmasın, devletine silah çekmesin, ölmesin. Kimse ölmesin, insanlık onuru esas olsun, barış ve huzur esas olsun, aklı selim esas olsun. İskandinav Demokrasisini örnek alan, tüm sorunları “etnik” ve “dini” kimlikler çerçevesinde değil, insan hakları perspektifinde çözen ileri bir demokrasiyi Türkiye’ye getirmek için hep birlikte çalışmalıyız.
 

·         Ahmet Necdet Sezer ve Abdullah Gül cumhurbaşkanı iken “başkanlık sistemi” bir gereklilik değildiyse bugün de gereklilik değildir. Bu ısrarın sebebi başkadır.
 

·         R.T.E.’nin sık sık bahsettiği bir “Paralel Yapı” var. Ancak kendisi bu yapıyı örnek olarak kendi paralel yapısını kurmuştur. Binali Yıldırım başkanlığında paralel hükümet kurmuştur. Benim paralel yapım iyidir olmaz, her türlü paralel yapıya karşı olmak gerekir.
 

·         Her fırsatta ahlak satan R.T.E.’nin Ensar Vakfı’nda yaşanan olaylar ve benzeri olaylarda susması, onun “Ahlak” konusundaki samimiyetsizliğini gösterir. Güneş balçıkla sıvanmaz, gerçekler gün yüzüne çıkıyor ve çıkmaya devam edecektir.
 

·         T.C. Anayasasına göre Cumhurbaşkanı’nın siyasi sorumluluğu yoktur. Siyasi sorumluluğu olmayan makamın “Örtülü Ödeneği” olmaz.
 

·         Örtülü Ödenek bile belli bir adap içinde kullanılmıştır ve kullanılmalıdır ve hatta kullanılması genel geçer değil, istisna olmalıdır.  Harcanan para “tüyü bitmemiş yetimin hakkıdır” unutmayalım.
 

·         Kaçak Saray inşa ettirip sonra da onu külliye diye yutturmaya kalkmak “Şark Kurnazlığının” bile çok ötesindedir.
 

·         Cumhurbaşkanı tüm siyasi partilere eşit mesafede, taraşız, bölen değil, birleştiren olmalıdır. Bunların bir tanesi bile R.T.E.’de yoktur.
 

·         R.T.E.’nin Üniversite diploması yoktur. T.C. Anayasasına göre Cumhurbaşkanı seçilme yeterlik şatlarını taşımamaktadır. Cumhurbaşkanlığı’nın düşmesi gerekir. Benim Cumhurbaşkanım okumasa da olur demek olmaz, yasa yasadır. R.T.E. en ufak bir söz için dava açarken diploması hakkında söz söyleyen hiç kimseye dava açmamaktadır. Her yerden arkadaşları belli koltuklara otururken tek bir tane Üniversite arkadaşı bile yok muydu koltuk işgal etsin. Neden Üniversite resimlerin yayınlatıp susturmuyor konuşanları.
 

·         Mağduru oynayarak iktidara gelen R.T.E., bugün kimsenin yaşam tarzına saygı duymamakta ve Muaviye dinini zorla tüm kesimlere dayatmaktadır. Emeviler dönemini ve o dönemde İslam’da yapılan tahrifatı okumanızı öneririm. Yaşar Nuri Öztürk’ün bu konudaki eserleri iyi kaynaktır. R.T.E., bugün mağduriyetlerin esas kaynağıdır.
 

·         Bugün Devrim ve Karşı Devrimcilerin arasındaki savaş şiddetini artırmaktır. Dini inancını kendi manevi dünyasında ve özel hayatında yaşamak isteyenlere saygı duymak ve bunu bir insan hakkı olarak yasal güvence altına almak ayrı bir konudur, Muaviye dinini, hile ile, baskı ile, zorla, yasalara aykırı olarak, temel insan haklarını ayaklar altına alarak insanlara dayatmak ayrı bir konudur. Bunu İslam adına yapıyorum demek de en büyük onursuzluktur.
 

·         Atatürk Milliyetçiliğine göre; “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir.”
 

·         “Irkçılık” ve “dini ayrımcılık” kimden gelirse gelsin karşısında duranlara selam olsun demek ve yanlarında olmak durumundayız.
 

·         “Terör” kimden gelirse gelsin karşısında duranlara selam olsun demek ve yanlarında olmak durumundayız. Patlayan her bombada öleninin “dini kimliğine” ve “etnik kökenine” bakmadan terörü kınayabilmeliyiz ve ölen o insanları acısını yüreğimizde hissedebilmeliyiz.
 

·         Aklı ve Bilimi esas almalıyız, insanlık onurunu yükselmek ve medeniyetini ileriye taşımak için hep birlikte çalışmalıyız.
 

Sevgiyle Kalın

Yazdır Paylaş
Diğer Vedat Erenoğlu Yazıları
isvecpostasi.com