STOCKHOLM’DA “CUMHURİYET” COŞKUYLA KUTLANDI
CİNSEL TACİZ PROTESTO EDİLDİ
İSVEÇLİ KADINLARIN YÜZDE 80’İ CİNSEL TACİZE MARUZ KALMIŞ
Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
Bu yazı 15 Temmuz 2016, Cuma 01:06:55 tarihinde eklendi. 380 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

SURİYELİLER VE “VATANDAŞLIK” - Günay Güner

SURİYELİLER VE “VATANDAŞLIK”

Yine epeydir beklenen bir olasılık gerçeğe dönüşme sürecine girdi. Sıklıkla gözlendiği gibi ana karşı parti yine hazırlıksız yakalandı. İktidardan beklenen neydi? Suriyelileri oya dönüştürmek. İşte şimdi yapmaya başladı. Beklenen bir duruma hazırlanmamak nasıl bir siyasal aymazlıktır!

Bir roman konusuna benzetiyorum, tam karşılar mı bilmiyorum: Gabriel Garcia Marquez’in “Kırmızı Pazartesi” romanındaki gibi, kasabadaki herkes cinayet işleneceğini, kimin kimi öldüreceğini bilir ama cinayet gene de işlenir. Türkiye’deki olaylar buna epey benziyor. Herkes her şeyi biliyor ama kötü son engellenemiyor.

Türkiye’de yaklaşık 3 milyon Suriyeli olduğu dillendiriliyor. Öncelikle belirtmeli ki dinci-mezhepçi ilkel siyaseti nedeniyle milyonlarca Suriyelinin yurdundan kaçmak zorunda kalmasının, binlercesinin yaşamını yitirmesinin, onurlarında, gururlarından olmalarının sorumlusu AKP yönetimidir. Bu gerçek ne değin yinelense azdır.

Yalnızca bunlar mı? Suriye ve Türkiye, Irak, Libya, giderek Kuzey Afrika ülkeleri kafa kesen kıyım örgütlerinin egemenliğine girdi. Kıyımlar Avrupa’ya uzandı. Kürtçü kıyım örgütleri de hem Türkiye de hem de Suriye ve Irak’ta etkilerini, egemenlik alanlarını artırdılar. Bütün bunlar AKP arı kovanına çomak sokmasa, kolaylıkla olacak işler miydi?

İnsanın usuna gelmiyor da değil; amaçlara böylesine hızla ulaşılsın diye mi bu çomak sokuldu? Hep yanlış kullanılır, siyasada “komplo” diye bir şey yoktur; her şey olasıdır.

Şimdi karşı ana parti, siyaset diye çözümü, halkoylaması çağrısı yapmakta buldu. Bu da bir yana, Sayın Sayek Böke sözcü olarak açıklama yaparken “Suriyeli vatandaşlar” diyor. O Parti koridorlarında hiç mi diplomatik dilden anlayan kişi yok. “Suriyelilere vatandaşlık vermek yanlıştır” demek için çabalarken “Suriyeli vatandaşlar” denir mi?

Ayrıca bu kanlı süreci Suriye’nin, Türkiye’nin, Irak’ın, Avrupa’nın başına bu yönetimin, iktidarın yarattığını, insanlığın başına belalar açtığını, özellikle de Türkiye’deki Suriyelilere yirmi dört saat söylemeleri, yazmaları gerekir. Lütfen “muhalefet”le yapılamıyor demek ki…

Bu işler cemaat gazetelerinde köşe yazan E. diplomatlarla olmuyor. 

Yazdır Paylaş
Diğer Günay Güner Yazıları
isvecpostasi.com