STOCKHOLM’DA “CUMHURİYET” COŞKUYLA KUTLANDI
CİNSEL TACİZ PROTESTO EDİLDİ
İSVEÇLİ KADINLARIN YÜZDE 80’İ CİNSEL TACİZE MARUZ KALMIŞ
Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
Bu yazı 05 Ağustos 2016, Cuma 00:03:07 tarihinde eklendi. 325 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ya 17 / 25 Hiç Olmasaydı?... - Günay Güner

Ya 17 / 25 Hiç Olmasaydı?...

Bilirsiniz tarihte belli simgeler oluşur. Örneğin ABD için “nine / eleven”, “9 / 11”. 11 Eylül 2001 demektir. Dönüm noktası, sarsıntı…

Türkiye tarihi ise simgelerden, geçilmez. 17 / 25 Aralık 2013 bunlardan biri. Kısaca 17 / 25 diye bilinir.


İnsan düşünmeden edemiyor; Ya 17 / 25 olayı (ki anımsatmaya bilmem gerek var mı, hâlâ bilmeyenlere ev ödevi olsun) hiç yaşanmasaydı, diyeceğimiz, her iki güç bir biçimde, kardeş kardeş anlaşsaydı, birbirlerini hoş tutsaydı; “Şunun şurasında üç günlük dünya, neyi bölüşemiyoruz, sana da yeter bana da” deseydi memleketin hali nice olurdu…


Evet, biliyoruz, iktidar paydaşları tümünü isterler; mantığında vardır. Ortaklık kaldırmaz. Ne  ki anlaşmak da kesin olasılık dışı değildir. Olur mu olur(du).  


Kurumdan kuruma oranlar veriliyor. Falanda yüzde şu kadar, filanda yüzde şu kadar. Bu oranların hiçbiri de öyle düşük müşük değil. Varsayım bu ya sözünü ettiğimiz olasılık gerçekleşip, çatışmasız sürdürselerdi herhalde oran yüzde yüz olacaktı.


Ayrımında olmadan bu satırların yazarının dili alaycılığa kayıyor. Başka seçenek mi bırakıldı. Dinsel buyurganlık, kulluk ilişkisi darbe girişimine neden oldu ama hâlâ yerine bir benzerini koymakla sorun çözülebileceğini sananlar var. Pes doğrusu! Einstein ne demişti? “Aynı şeyi defalarca yapıp farklı sonuç almayı uman kişiye aptal denir. Dâhiliğin bile mutlak bir sınırı varken aptallığın asla. En kötüsü de dünya onlarla doludur.”


Yapılmak istenenlerde, yapılanlarda çözüm çabası aramak da yanlış. Çözümün amaçlanıp amaçlanmadığını bilmiyoruz. Bir kanıt, güçlü bir iz yok.


FETÖ’nün İsveç’te de uzun zaman önceden başlayan çalışmalar içinde olduğu bilgisi sanırım yanlış değil, olgulara, tanıklıklara dayanıyor. Ülkemiz Türkiye’ye uzağız ama sorunlar, karşılaşılan yıkımlar ortaktır; İsveç’te yaşayan Türklerin de sorunudur. İsveç’teki Türkler de FETÖ’nün gerçek yüzünü (ki kuşkusuz bugüne değin görememiş olanları kastediyoruz) gördüler, anladılar.


Nerede olursak olalım, yaşarsak yaşayalım sözkonusu yaşamsal sorun(lar) konusunda duyarlı olmalıyız.


Demokrasi, doğalarında hiçbir zaman olamayacak güçlerin dilinde ancak bir büyük yalan olabilir. Bize düşense aldanmamak, o kötülük odaklarını demokratik yaşamın unsuru saymamaktır. 

Yazdır Paylaş
Diğer Günay Güner Yazıları
isvecpostasi.com