STOCKHOLM’DA “CUMHURİYET” COŞKUYLA KUTLANDI
CİNSEL TACİZ PROTESTO EDİLDİ
İSVEÇLİ KADINLARIN YÜZDE 80’İ CİNSEL TACİZE MARUZ KALMIŞ
Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
Bu yazı 23 Ekim 2016, Pazar 01:06:03 tarihinde eklendi. 1118 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İSVEÇ BASINI ve GERÇEKLER - Mustafa Sönmez

İSVEÇ BASINI ve GERÇEKLER

İsveç basınının dünya olaylarına bakışı ve değerlendirmeleri çok tartışılır bir konuma gelmiştir. İsveç yazılı ve görsel basını dünyada yaşanan olaylara kendi at gözlüğünden bakarak okuyucularını, dinleyicilerine bu  açıdan bilgilendirmeye çalışmaktadır. Buna İsveçli kurumları da eklerseniz ortaya tarafsızlık adına kocaman bir “hiç” çıkar.

İsveç basını ve kurumları Türkiye’de ve Ortadoğu’da gelişen olaylarda hiçbir zaman objektif bir tavır takınmamıştır. Kamuoyuna hoş gelen ve kimi grupların gönüllerini okşayan haberler ve değerlendirmelerle gerçekleri pek gözüne çıkarmayan bir gazetecilik örneği sergilemektedirler. İsveç basınında önünde durulmaz bir Kürt hayranlığı vardır. Suriye ve Irak’taki Kürt grupların eğitilmesi, silahlandırılması İsveç’in basınında fazla yer tutmayan, tutsa da üstünkörü verilen haberler arasındadır. Liberal Parti milletvekili Allan Widman mecliste, İsveç’in Suriye ve Iraklı Kürtlere ağır silahlar vermesi ve donatması gerektiğini söyleyebilmektedir. İsveç Anayası anlaşmazlık bölgelerine silah satışını ya da verilmesini kesinlikle yasaklamıştır. Bu rağmen İsveç, Kürtlere el altından silah yardımı(!) yapmaktadır.

IŞİD’e karşı başlatılan ‘Musul Hareketi’nin ardından İsveç yazılı ve görsel basını hareketi yalnızca Barzani’ye bağlı Kürt peşmergeler yapıyor algısı yaratabilmek için sürekli peşmerge resimlerini ve görüntülerini yayınlanmakta, Irak Ordusu ve diğer unsurların varlığından hiç söz edilmemektedir. Varsa ya da yoksa, ‘peşmerge’ güçleri... İsveç basının bu tavrıyla nereye gelmek istiyor pek anlaşılmasa da, bunun karşılığının İsveç’e olumlu bir yarar getireceğinin hesaplanmasıdır. İsveç, o bölgenin hem silahlandırılmasında hem de kalkınlandırılmasında aslan payı peşindedir.

İsveç demokrasisi dünyadaki sayılı demokrasiler arasındadır. Irak Özerk Kürt bölgesini Barzani aşiretince yönetilmektedir. Barzani, kardeşleri, oğulları ve yakın akrabalarını özerk yönetimin tüm kademelerine yerleştirmiştir. Bölgede, ‘Aşiret’ demokrasisi geçerlidir. İsveçli kurumlar bunu nasıl içlerine sindirebilmektedirler. Herhalde, ‘kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez’ felsefesiyle bakar kör rolü oynamayı tercih etmektedir. Aynı durum Güney Afrika’daki  siyahlara uygulanan ırkçılık (Apartheid) döneminde Nelson Mandela’yı büyük destek vermiş. Mandela iktidarı alınca hızlı bir biçimde savaş uçakları satmıştır. Böylece verdiğinin on katını farklı bir biçimde geri almıştır.

Stieg Larsson hakkında yazdığı kitapla cahilliğini sergileyen ama İsveçlilerce Türkiye, Ortadoğu, Entegrasyon, İslam ve de ırkçılık konularında ‘uzman (!)’ olarak tanıtılan nam-ı değer Kurdo (Necip) Baksı, Stockholm’un güney semtlerinden Botkyrka’da bulunan ve öğrencilerinin yüzde 90’ı göçmen aile çocukları olan St: Botvids Lisesine bir konferans için davet edilmiş, konuşmasının başından sonuna kadar Türkiye düşmanlığı sergilemiştir. Bir lisenin bu duruma izin vermesi ve belli Türkiye düşmanı olan böyle bir kişiyi davet etmesi çok düşündürücüdür.

AKP yanlısı bir örgüte konferansı için verilen bir okul salonu belli kişilerin girişimiyle ve okul müdürü korkutularak son anda iptal ettirilmiştir. Biz ise sürekli olarak İsveç demokrasisine hayranlığımızı dile getiriyoruz. Elbette, Türkiye ile karşılaştırma yapmıyorum. AKP iktidarıyla Türk demokrasisi dibe vurmuştur.

PKK terör örgütüne hâlâ ‘Terör Örgütü’ diyemeyen İsveç basınının Kürt hayranlığına bir anlam vermek oldukça zordur. Acaba, İsveç demokrasisini onlara aşılayacak da biz mi, bilmiyoruz?

Batı’daki Tayyip Erdoğan karşıtlığı ne yazık ki, Türk düşmanlığına dönüşmüştür. Batıda geleceğin ‘Yahudileri’ acaba biz, ‘Türkler’ mi, olacağız? İsveç basınında 15 Temmuz sonrası İsveç’e kaçan FETÖ’cülerle yapılan söyleşiler ve yazılan makaleler Türkiye’yi karalamaya yöneliktir. İsveç, darbe karşıtı bir ülke olarak bilinir. FETÖ’cüleri savunmalarını nasıl açıklamak gerekiyor? Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e hâlâ ‘diktatör’ gözlüğüyle bakan İsveçlilerin Fethullah Gülen Hareketi’ni ne amaçla savunmaktadırlar?

Saddam Hüseyin’e karşı başlatılan Körfez Savaşı’nda Dünya Atom Enerji Başkanı olan İsveçli Hans Blix göz göre göre yalan söylemiştir. Bu yalanını daha sonra açıklamak durumunda kalmıştır. Irak, bugün Saddamlı günlere göre çok çok daha mı, iyidir? Irak’ta kaç milyon insan ölmüştür? Amerikalı askerlerce kaç bin kadının ırzına geçilmiş ve öldürülmüştür? Bu işte İsveç basını nasıl bir rol oynamıştır ve oynamaktadır?

İsveç basını ikiyüzlü bir tutum içerisinde kendisini dünyanın merkezi sanmaktadır. Bunca basın özgürlüğüne rağmen halkını uyutmayı yeğliyor. İş böyle olunca ister istemez akla şöyle bir soru geliyor; İsveç basını, gizli, görünmeyen eller tarafından mı yönetiliyor?

Ne demeli?..
 

Yazdır Paylaş
Serkan - 2016-10-23 10:13:06
Elinize saglik Mustafa bey, birebir dogrulari yazmissiniz. Yazilarinizi sosyal medya veya baska Isvec haber portallarinda Isvecce dilinde yazsaniz, Isvecliler de okuyabilse, gercekleri ögrenebilse daha iyi olmaz mi? Saygilar
Diğer Mustafa Sönmez Yazıları
isvecpostasi.com