STOCKHOLM’DA “CUMHURİYET” COŞKUYLA KUTLANDI
CİNSEL TACİZ PROTESTO EDİLDİ
İSVEÇLİ KADINLARIN YÜZDE 80’İ CİNSEL TACİZE MARUZ KALMIŞ
Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
Bu yazı 01 Ocak 2017, Pazar 16:03:36 tarihinde eklendi. 465 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

KUCAKTA BÜYÜTÜLEN TERÖR - Mustafa Sönmez

KUCAKTA BÜYÜTÜLEN TERÖR

Yılbaşı gecesi İstanbul’un gözde eğlence mekanlarından olan Reina'ya yapılan terör saldırısının çok yönlü analiz edilmesi gerekiyor. Bu saldırının arka planında çok şeylerin yattığı ve İsveç’in Expressen gazetesi köşe yazarı Magnus Falkehed’in yazdığı, “Teröristlerin İstanbul saldırısı Türkiye Cumhurbaşkanına bir yeni yıl selamıdır. Ve 2017 barış sürecinin nasıl rayından çıkacağına bir el sallamadır" satırları üzerinde kafa yorulmalıdır.

Olaya başka başka açılardan bakıldığı zaman ülkeyi yöneten AKP iktidarının işbaşına geldiği ilk günden itibaren ülkeyi kaos sürüklemek için adım adım planlı ve proğramlı hareket ettiği görülmektedir. Şunu söylemek hiç de yanlış olmaz. AKP = Kaos ortamı, baskı, şiddet, susturma...

İktidar her olayın arkasından getirdiği yayın yasaklarıyla ne yapmaya çalışıyor. Basın yazdıkları, araştırdıklarıyla delilleri mi, ortadan kaldırıyor ya da iktidar gerçeklerden mi korkuyor? Bugün Türkiye terörizmin kıskacında kıvranıyorsa, terörle ilgili uyarılar yabancı istihbaratlardan geliyorsa, ülkemizin istihbaratını sorgulamak gerekmiyor mu? Bu bağlamda MİT ve diğer istihbarat örgütlerimiz ne yapıyor? Görevleri sadece suç işledikleri çok kuşkulu gazetecileri içeri almak mı?

AKP iktidara geldiği 2002 Kasım ayından bu yana ülkemizde İslami söylemlerin had safhaya ulaştığını görüyoruz. Önüne gelen kendince fetva vermeye çalışıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu konudaki tutarsızlığını da göz önünde bulundurursanız, olayların akışı konusunda akıl ya da mantık yürütmekte zorlanmazsınız. Cumhurbaşkanı ne diyordu; “İslami terör yoktur. İslamı terörle adlandıramazsınız.” Gerçekten öyle mi? Yoksa, tarihin karanlık arka sayfalarına gitmek mi gerekiyor?

Peki, bugün böyle mi? İslam adına kesilen kelleler, dökülen kanlar kendilerini Müslüman olarak gören örgüt ve tarikatların marifeti değil mi? Cübbeli Ahmet namıyla ünlenen din hokkabazı Ahmet Mahmut Ünlü’nün  din adına ipe sapa gelmez demeçleri ve insanları başkalarının üzerine kışkırtma çabaları, neden hep görmezlikten, duymazlıktan geliniyor?

Türkiye, AKP iktidarıyla dinsel şiddet ve terörün geliştiği ülkelerin arasına yuvarlandı. FETÖ tehlikeli cemaat olmaktan AKP döneminde “Kırmızı Kitap”tan çıkarıldı. AKP tamamen FETÖ’yü kucağında besledi, büyüttü. FETÖ’ye her türlü olanağı sunarak başarısız darbe girişimiyle ülkeye yıkma noktasına getirdi. AKP iktidarı, FETÖ’cüleri dışarıda değil, kendi içinde araması gerekmiyor mu?

Düne kadar El Nusra, IŞİD ve benzerleri terörist örgütler değildi. Kapalı kapılar ardında gerekli yardımlar el altından yapıldı. Türkiye’de her türlü propagandalarına, örgütlenmelerine göz yumuldu. Yılan sizleri ısırmaya kalkınca da ayağa fırladınız, “teröristler” diye feveran etmeye başladınız. Özgür Suriye Ordusu adlı örgüt terörist değise, neden Rusya ve İran’la “Moskova Deklerasyonu”nun altına imza attınız?

Özgür Suriye Ordusu (ÖSO)’nun, PKK, PYD, IŞİD ve El Nusra’dan ne farkı vardır? Bize göre, PKK terör örgütü oluyor da, neden Özgür Suriye Ordusu olmuyor? Aralarındaki fark nedir? ÖSO, Suriye’de Beşşar Esad rejimi devirmek istemiyor mu? ABD ve Batılı güçler destekliyor diye, terör örgütü sayılmıyor mu? Türkiye’nin görevi Esad’ı devirmek mi?

Bir atasözümüz vardır: “Sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalıdır.” Bugün göstermiştir ki, ülkemizin Suriye konusundaki politikaları ta başından itibaren yanlıştır. Teröre ve terörizme hizmet etmektir.

AKP iktidarı döneminde ülkemizde terör ne yazık ki, gerekli büyüme, gelişme ortamlarını bulmuştur. Tarikat ve dinsel vakıfların sayısı oldukça artmıştır. Din üzerinden siyaset yapmak en karlı iştir. İnsanları, “Allah’la korkutmak” geçer akçe olmuştur.

Sözün kısası; terör ülkemizde yeşerme ortamlarını AKP’yle fazlasıyla bulmuştur. Bir başka deyişle, bu iktidarın yanlış politikaları sonucunda kucakta beslenip, büyütülmüştür. Ülkemizdeki her türlü terörün  sorumlusu AKP iktidarı ve dünün başbakanı ve bugün cumhurbaşkanı olan kişidir. 

Yazdır Paylaş
Diğer Mustafa Sönmez Yazıları
isvecpostasi.com