STOCKHOLM’DA “CUMHURİYET” COŞKUYLA KUTLANDI
CİNSEL TACİZ PROTESTO EDİLDİ
İSVEÇLİ KADINLARIN YÜZDE 80’İ CİNSEL TACİZE MARUZ KALMIŞ
Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
Bu yazı 04 Ocak 2017, Çarşamba 19:23:14 tarihinde eklendi. 316 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ortaköy Kıyımı - Günay Güner

Ortaköy Kıyımı

“Profesyonel”, “profesyonel” denilip durulan bir kıyımcı, günler öncesinde hazırlık yaptığı belli bir biçimde, Reina adlı eğlence yerinin daha kapısından başlayarak uzun namlulu silahla taraya taraya, şarjör değiştirirken kimse önleyemesin diye, flaş bombası ata ata 39 insanı öldürdü. Yaklaşık kırk yaralı; ömürleri boyunca bu sarsıntıyı atlatamayacak insanlar…

Gazeteci pozlarında kanal kanal dolaşan dalkavuk soytarılar, görevlerini hiç unutmuyorlar. Her ülkede de oluyormuş da, Fransa’da da olmuşmuş da, küresel sorunmuş da… “Batı ülkelerinde daha önce neden böylesi kıyımlar yaşanmıyordu da Anadolu’daki kimileri en azından, 900 km’lik sınırı buharlaştırdıktan sonra Avrupa da kavrulmaya başladı,” diye sorabilecek bir babayiğit ne yazık ki çıkmıyor.

Türkiye’de, usu başında olanlar, zamanında, “Yapmayın, etmeyin, sınırların mutlaka korunması gerekir. Yoksa içeriye rahatça sızan ve hücreler oluşturan kıyımcıları belirlemeniz de önlemeniz de olanaksızlaşır” demediler mi? Dediler, yazdılar. Ama ne oldu, her şey bir yana her kesim kendi kıyımcısının övgüsüyle iyi bir iş yaptığını sandı.

O saçma adıyla “sosyal medya” denen ortamdaki tiksinti uyandıran kötülüğe neden şaşırılıyor ki… “Ne ekersen onu biçersin”in en geçerli olduğu alan toplumsal yaşamdır. Yalanların, “yalan üretim merkezi”nin kepaze dünyasında ve o koşulların oluşturduğu “kin” denizinde en azından bir kuşak yetişti.

IŞİD’i benimseyen, onaylayanlarının oranının yüzde sekiz olduğu bir Türkiye’de kaygılanmayacaklar da IŞİD kafalı olmalı.

Kimileri de çıkmış “sosyal medyada dinciler ve laikler sorumsuzca yazmasınlar” demeye gelen sözler ediyor. Yine yetmişli yıllardaki, “karşıt görüşlüler çatıştı” zırvasına benziyor bu. Sosyal medyada bağnaz dincilerin yazdıkları iğrenç, nefret suçunun kanıtı yazılar; yetmedi kent meydanlarında Noel Baba dövmeler gizlenemez duruma gelmişken; “Kemalist diktatörlük yanlısı lanet laikler”in laiklik kaynaklı yazdıkları iki satır nefret, öldürüm, kışkırtıcılık metni; işledikleri bir kıyım gösterilebilir mi. Tersini ise sözgelimi Kubilay’dan başlayarak onlarca sıralayabilirim.

Umutsuz yaşanmıyor; umutlu olalım. Tamam da nasıl olalım. Evrensel, barışçı bir kutlamayı, yılbaşı kutlamasını (ki insan dilerse ya da Hıristiyansa Noel olarak da kutlamak isteyemez mi) “meşru olmamak”la yaftalayan Diyanet İşleri Başkanlığıya mı, meydanlarda Noel Babalar dövülürken bu ilkelliğe bile karışmayan güvenlik güçleriyle mi, “Orhan Gencebay kalmadı Ferdi Tayfur verelim” türünde kötü cemaat tu kaka, iyi tarikat buyur içeri işleriyle mi, IŞİD manyaklarının tehdit videolarıyla mı…umutlu olunacak; bu rezil işlerin eyleyicileriyle mi “birlik” olunacak.

Sahi CHP milletvekili “assolistler”in kıyımdan az önce yaptıkları neydi öyle?

Yazmazsam eksik kalacak; CHP milletvekillerinin koro halinde Beşar Esad’ı, Muammer Kaddafi’yi, Saddam Hüseyin’i diktatör ilan ettikleri müthiş protesto eylemleriyle mi umutlu olunacak… Behey CHP, yapacak başka işin kalmadı da sıra, emperyalizmin saldırılarıyla öldürülmüş Kaddafi’yi, Saddam’ı; hâlâ büyük bir yüreklilikle halkına önderlik eden, onları doğranmaktan koruyan Beşar Esad’ı karalamaya mı geldi. Yazıklar olsun. Bir partinin sol, toplumcu, ilerici ideolojisi, ülküsü olmazsa olacağı budur. “Yine mi CHP’ye eleştiri” diyen dostlar, bu yaşamsal dönemde CHP de kırk kez düşünüp en doğru işleri yapmakla sorumlu değil midir? Gelen geçen bizi çantada keklik sayıp aldatsın mı?  

Umu mu?

Geçmiş ola!

Ört ki ölem!

Yazdır Paylaş
Diğer Günay Güner Yazıları
isvecpostasi.com