Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
İSVEÇLİ TÜRKLER REFERANDUMDA ‘HAYIR’ DEDİ
ERDOĞAN KAZANDI, TÜRKİYE KAYBETTİ
CHP İSVEÇ BİRLİĞİ 2. OLAĞAN KONGRESİ’Nİ YAPIYOR
Bu yazı 06 Şubat 2017, Pazartesi 23:08:39 tarihinde eklendi. 276 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Başkanlık Halkoylaması ve Kürtçü Siyaset - Günay Güner

Başkanlık Halkoylaması ve Kürtçü Siyaset

İçinde bulunulan halkoylaması sürecinde Devlet Bahçeli’ye karşı haklı eleştiriler ne ilginçtir ki özünde HDP-Kürtçü siyaseti için de geçerlidir: Kurtarıcılık, can simidi işlevi görmek, ilkesiz, fırsatçı siyaset…

Şu sıralarda HDP yöneticilerinin tutuklanması, hapse atılması kimseyi yanıltmasın. Bakılacak, değerlendirilecek, ölçüye vurulacak olan, nesnel, deyim yerindeyse, fiziksel eylemlerdir.

7 Haziran 2016 genel seçiminin hemen ardından başlayan kıyımcı değişim, her iki kesimi de keskinleştirirken; eylemsel düzlemde hizmet edilen yayılmacı amaçta bir değişim gözlenmemektedir: Kürdistan planı!

Dolayısıyla daha düne değin Diyarbakır’da (kimilerinin yeğlemesiyle Amed), Sur’da, Lice’de, Hakkâri’de sivillerin kıyıma uğradığını savlayan (ki aymazca siyasalar yüzünden sivillerin acı çektiği doğrudur) HDP siyasetçileri bir yandan da hâlâ “zeytin dalı” uzatabilmekte, güvercin uçurabilmekteler. Sesi çıkmadığı sanılan İmralı’daki yerleşimcinin, halkoylamasında HDP, Kürtçü tercihinin ne yönde olacağına ilişkin etkili olduğu bilgisi yabana atılmamalıdır.

On sekiz maddelik başkanlık tasarısının TBMM oylamalarında, kimilerince göstere göstere, kimilerince ima yoluyla, ama sonuçta kimin ne yönde kullandığı açıkça anlaşıldı; ne ki HDP’nin oyuyla ilgili bir şey anlayan var mı? Şöyle açıkça, net bir dille ve seslendirmeyle bir açıklamaya rastlayan oldu mu?

Yetmezmiş gibi bu tutuma bir de tasarının “bölgeler yaratma” yetkisini veren maddesini eklerseniz fotoğraf belirginleşir.

Soru çok basit: İkinci İsrail, ABD+Birleşik Krallık+AB üssü demek olan “Kürdistan”, parlamenter yönetimde mi kolay kurulur, adına ne denirse densin, tek kişinin kesin yetkili ve egemenliğindeki bir yönetimde mi kolay kurulur?

HDP’ye ve onun başat amacı “Kürdistan” planına karşıysalar neden tasarıya bu “bölge oluşturabilme” maddesi konuldu?

Anlaşılıyor ki kamuoyuna ne rol oynanırsa oynansın egemen güç İsrail+ABD+Birleşik Krallık + AB toplamıdır; dünya yayılmacılığıdır ve bu gücün planları her koşulda engelsiz yürümektedir.

Peki bu gerçek belirginleşmekteyken HDP, Kürtçü siyasetçilerinin, ikinci cumhuriyetçi “kullanışlı”larının solculuk, demokratlık, özgürlükçülük…savlarının sonu gelmeyecek mi? Ne onların ne de “taraf”tarlarının özeleştiri eğilimi var.

Güneydoğumuzdaki halkımızın bireysel seçimi önünde toplumsal, geleneksel, yapısal engeller olmasaydı, bu sorun üzerinde durmaya değmezdi; bölge halkı özgür değerlendirmesini yapardı. Ne ki anılan kitlenin bireysel özgür seçimi önünde onlarca engel geçerlidir.

Dünya yayılmacılığının, ABD’nin “kara ordusu” olmakla; güçbirliğine girdikleri gerici siyasalarla Türkiye’nin geleceğini kaçıncı kez karartmakla; nasıl solcu, demokrat, “halkların” özgürleştiriciliği, barışseverlik olabiliyorsa, bunu bir açıklasalar da biz de anlasak…

Yazdır Paylaş
Diğer Günay Güner Yazıları
isvecpostasi.com