STOCKHOLM’DA “CUMHURİYET” COŞKUYLA KUTLANDI
CİNSEL TACİZ PROTESTO EDİLDİ
İSVEÇLİ KADINLARIN YÜZDE 80’İ CİNSEL TACİZE MARUZ KALMIŞ
Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
Bu yazı 20 Şubat 2017, Pazartesi 08:49:40 tarihinde eklendi. 345 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

GİZLİ DESTEK - Suay Karaman

GİZLİ DESTEK

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda Değişiklik Yapılması Hakkında 6771 Sayılı Kanun, Resmi Gazete'de yayımlandı ve gereği yapılmak üzere 16 Nisan 2017 Pazar günü halk oyuna sunulacak.

 

TBMM’deki anayasa değişikliği görüşmelerinde bir bakan, açık oy kullandığını belgelemeye çalışanlara; “evet, açık oy kullanıyorum, sana mı danışacağım” demişti. Anayasa Mahkemesi (AYM), daha önce benzer bir olayda gizli oy kullanılması kuralının anayasanın emri olduğunu, ancak bu durumun belgelenmesi gerektiğine karar vermişti. Halk oyuna sunulacak anayasa değişikliği kanununda, iptali gerektirecek birçok hukuki sakatlığın yanında, bu “gizli oy” kuralının çok açık şekilde ihlali bulunmaktadır ve belgelenmiştir de.

 

Anayasa değişikliği kanunuyla ilgili siyasi gerekçelerle ya da AYM başvuruyu zaten reddeder düşüncesi ile hukuki denetimden vazgeçerek, AYM’ne gitmemek, ana muhalefet partisine yakışmamıştır. “Anayasa Mahkemesi'ne gitme hakkımız vardır ama konu hukuk konusu değil. Halkın egemenliğini koruyacak olan yine halkın öz iradesi ve gücüdür. Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. Halkın iradesiyle korunamayan bir egemenliğin başka hiçbir güçle korunması mümkün değildir” şeklinde açıklama yapan yeni CHP genel başkanı, her zamanki gibi yine çok tartışılacak bir karara imza atmıştır. Halk, egemenliğini göreve getirdiği milletvekilleri eliyle ve yargı eliyle koruyacaktır ama yeni CHP’nin genel başkanı bundan habersizdir. AYM’nde dava açmak ve bu dava sürecinde ileri sürülen tezleri halka anlatmak, yapılabilecek halk oylaması kampanyalarının en güzeli olacaktı.

 

Ana muhalefet partisinin, başkanlık yasasını açık ve net kanıtlara karşın iptal istemiyle AYM'ne götürmeme kararı, parlamenter demokratik hukuk rejimine bir ihanet olarak tarihe yazılacaktır. Çünkü böylelikle başkanlık yasasının anayasaya aykırılık iddiasından vazgeçilerek “evet” çilere gizli bir destek verilmiştir. Bu durumda halk “anayasaya aykırı olsa, aykırılık hele rejimin varlığı boyutunda olsa, CHP, kesin olarak AYM’ne başvururdu, bazı maddeler sıkıntılı ama demek ki rejim değişmiyor” diye düşünebilecektir. Bu düşüncenin sonucu olarak, halk oylamasına katılım oranı da düşecektir. Buradaki asıl sorun AYM’nin ne karar vereceğinde değil, “hayır” tabanının motivasyonunun düşürülmesindedir. İşte buna gizli destek denilmektedir.

 

Yeni CHP yönetimi ile özellikle genel başkanı, sürekli hatalı ve yanlış söylemlerde bulunmakta, algı karmaşası yaratmaktadırlar. Eğer halk oylamasında sessiz kalırlarsa, halkımız kendi sağduyusunun sesini dinleyecek ve böylece büyük olasılıkla “hayır” sonucu çıkacaktır. 12 Eylül 2010 halk oylamasında genel başkanın “genel af çıkartacağız” söylemi üzerine, oyların bir anda “evet”e döndüğü unutulmamıştır.

 

Anayasamızda, ana muhalefet partisine AYM’ne başvurma hakkı tanınmıştır. Bu hak, ana muhalefet partisini, diğer muhalefet partilerinden ayıran ve farklı kılan tek haktır. Anayasanın üstünlüğünü korumak için, anayasaya aykırılık nedeniyle iptal davası açmak, ana muhalefet partisi için aynı zamanda bir görevdir. Bu hakkın kullanılmaması, bu görevin yerine getirilmemesi demek, ana muhalefet kimliğinin bırakılması anlamına gelmektedir.

 

AKP'nin 'mağdur olma kozunu' elinden aldık ya da CHP milletten kaçıyor gibi kanıtsız nedenlerle yapılan endişe yersizdir, boştur. Çünkü AKP istismar edecek olduktan sonra o kadar çok konu bulur ki, bir eksik, bir fazla hiçbir şey değişmez. Ama ilke çiğnenmiştir bir kere. Siyaset, ilkelerle yapılır. Ana muhalefet partisinin ilkesi, her zaman hukukun üstünlüğünün yanında durmak olmalıdır. Ana muhalefet partisi, AYM’ne giderek, olumsuz karar çıksa bile, ilkesine sahip çıkacak ve her şeye karşın hukukun arkasında durmuş olacaktı.

 

Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması sırasında da, yeni CHP yönetimi “anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz” diyerek, siyasi öngörüsüzlüğü daha önceden başlatmıştı. 15 Temmuz’dan sonra Yenikapı davetine katılarak, iktidarın aklanmasına yardımcı olan yeni CHP genel başkanı, AYM’ne gitmeme kararıyla da, rejimin ortadan kaldırılması projesine gizli destek vererek, örtülü şekilde meşruiyet kazandırmaktadır. Ana muhalefet partisi yanlış yapmıştır ancak buna karşın büyük Türk Milletinin sağduyusu, bütün bu gayrimeşru girişime “hayır” diyerek, gereken yanıtı verecektir umudundayız..

Bu yazı İlk Kurşun Gazetesinde de yayınlanmaktadır.

Yazdır Paylaş
Diğer Suay Karaman Yazıları
isvecpostasi.com