STOCKHOLM’DA “CUMHURİYET” COŞKUYLA KUTLANDI
CİNSEL TACİZ PROTESTO EDİLDİ
İSVEÇLİ KADINLARIN YÜZDE 80’İ CİNSEL TACİZE MARUZ KALMIŞ
Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
Bu yazı 27 Mart 2017, Pazartesi 10:29:12 tarihinde eklendi. 197 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

“HAYIR” KORKUSU - Suay Karaman

“HAYIR” KORKUSU

Siyasi iktidar 16 Nisan halk oylamasında “evet” çıkmasını sağlamak için her yola başvurmaktadır. Öyle ki yaptıkları, “evet” verecekleri bile şaşırtarak, evetlerinden soğutmaktadır. “Hayır” çıkmaması için türlü uygulamalara ve rezilliklere başvurmakta bir sakınca görmemektedirler.

Sadece son bir hafta içinde yapılan uygulamalar dehşet vericidir. CHP Nilüfer İlçe Başkanlığı tarafından okullarda ‘Nutuk’ dağıtmak için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yapılan başvuruya olumsuz yanıt verilerek, “siyasi propaganda aracı” olduğu savunulan ‘Nutuk’ kitabının dağıtılmasının yasak olduğu bildirilmiştir.

Ankara Güvenpark'ta 'hayır' bildirisi dağıtanlara güvenlik güçleri engel olarak, “eveti dağıtabilirsiniz ama hayırı dağıtamazsınız” demiştir. İstanbul Beykoz’da, AKP’nin ve Türkiye Hukuk Platformu’nun kurduğu “evet” çadırlarına, yanındaki Beykoz Merkez Camisinden elektrik çekildiği ortaya çıktı, ama AKP’den ses çıkmadı. Televizyonlarda “evet” için propaganda yapılırken, “hayır” için yasak getirilmiştir. Bu nedenle televizyonlardan topluma neden hayır demek gerektiği anlatılamamaktadır.

1 Nisan’da Diyarbakır’da yapılacak miting için AKP Diyarbakır İl Örgütünce asılan “Her Evet Şeyh Sait ve arkadaşlarına bir Fatiha'dır” yazan pankart, “hayır” korkusunun neler yaptırdığının en önemli kanıtlarındandır. “Hayır” oyu verecekleri terörist ilan edenler, tescilli bir vatan hainine övgü düzmekte bir sakınca görmemektedirler. İngiltere’nin desteğiyle 1925 yılında Elazığ civarında başlayan Kürtçü - Dinci isyanın elebaşısı olan Şeyh Sait, Nakşibendi tarikatının da başında bulunmaktaydı. Diyarbakır’a kadar yayılan isyan bastırıldıktan sonra, 29 Haziran 1925 tarihinde Diyarbakır’da bazı isyancılarla birlikte idam edildi.

Binali Yıldırım’ın Tunceli mitinginde, geçmişte çıkan isyanın bastırılmasıyla ilgili olayları “vahşet” olarak yorumlaması da, özellikle Güneydoğu’dan “evet” oyu almak için yapılan bir ucuz gösteriydi. Cumhuriyet düşmanı bir vatan haini üzerinden oy devşirmeye çalıştıklarına göre, “hayır” korkusu her yanlarını sarmış ve gerçekten çok zor durumda oldukları bellidir. İşte bu yüzden “hayır” çıkarsa, ülkemizde büyük karışıklıklar çıkacağını söylemekten bile çekinmemektedirler.

Bu durum AKP iktidarının çıkarları için her yolu denediklerinin bir işaretidir. Bugün vatan haini Şeyh Sait’e sahip çıkma cüretini gösterenlerin yarın neler yapabilecekleri de endişe vericidir. Abdülhamit, Şeyh Sait, Barzani ve tüm Cumhuriyet düşmanlarına sarılmalarının tek açıklaması, “hayır”dan korkmalarıdır. 

Devletten sekiz ay emekli maaşı alamayanların olduğu yalanı da, “hayır”dan korkunun bir başka dışavurumudur. Nasılsa en kolay yaptıkları şey yalan söylemek. Ya tutarsa diye düşünseler bile, bu yalanların tutmayacağının kendileri de farkındadırlar. Adalet Bakanının “FETÖ’nün Türk yargısının içerisinde güç sahibi, yetki sahibi olmasını sağlayan adımın faili ve müsebbibi CHP’dir” söylemi, ahmaklığın da ötesinde bir durumdur. Adalet Bakanının zamanında nasıl Fethullah Gülen’i övdüğünü, toz konduramadığını, saygın hoca efendi dediğini ve geçmiş olsun mesajları gönderdiğini tüm toplum bilmektedir. Şimdi bu ve bunun gibi söylenen sözler biraz da kendilerini kurtarmak için söylenmiştir ama ne yaparlarsa yapsınlar, kurtulamayacaklardır; “hayır”da, hayır olduğunu göreceklerdir…
 

Bu yazı İlk Kurşun Gazetesinde de yayınlanmaktadır.

 
Yazdır Paylaş
Diğer Suay Karaman Yazıları
isvecpostasi.com