Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
İSVEÇLİ TÜRKLER REFERANDUMDA ‘HAYIR’ DEDİ
ERDOĞAN KAZANDI, TÜRKİYE KAYBETTİ
CHP İSVEÇ BİRLİĞİ 2. OLAĞAN KONGRESİ’Nİ YAPIYOR
Bu yazı 07 Nisan 2017, Cuma 08:28:43 tarihinde eklendi. 523 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

HAYIR: Tabandan yükselen demokrasi talebi - Hakan Güner

HAYIR: Tabandan yükselen demokrasi talebi

16 Nisan’a yaklaşıldıkca HAYIR oyları’nı EVET oylarından ayıran önemli bir özellik daha da belirginleşiyor: HAYIR oyları her siyasi görüşten, bütün meslek kuruluşlarından, sendikalardan, bir çok sivil toplum örgütlerinden vatandaşlarımızı bünyesinde biraraya getirmesi, değişik kültürel toplum kesimlerini buluşturmasıyla EVET oylarından farklı bir özellik taşıyor. Demokratik bir anayasa bir toplum sözleşmesi olması özelliğiyle toplumun nitelikli çoğunluğu tarafından kabul edilmesini de gerekli kılar. Bu nedenle, HAYIR diyen kesimin çok renkliliği gözönüne alındığında, “tam demokratik Türkiye” yi sağlaması beklenen bir anayasa talebine olan en sağlıklı yaklaşımı da yine HAYIR oylarında görmek gerekir.

EVET oyları ise çok büyük bir oranda  AKP’yi Erdoğan’la bir tutan kesim içinde yer alıyor ve “tam demokratik Türkiye” gereksinimi üzerinden değil “güçlü devlet, güçlü lider” algısıyla örtüştürdükleri bir “partili Cumhurbaşkanı (!)” yani Erdoğan algısı üzerinden yürütülüyor.

TRT ve taraflı televizyon kanalları EVET propagandasının araçları haline getirilmiş durumda. 15 yıldır neden iki parti liderini bu halk bir televizyon programında yan yana görmedi diye de bir soralım. Bu soruyu Avrupalılar bizlere sorduğunda ne cevap verirdiniz? Bu sayede sürekli olarak Erdoğan ve AKP’nin ortamın gittikçe gerginleşmesine yol açan görüş ve söylemleri yaygınlaştırılsa da halkın büyük bir kesiminin bundan rahatsızlık duyduğunu söylemek mümkün. EVET oylarını kazanabilmenin tek yolu olarak kalan, iç ve dış güvenlik tehditlerini gündeme taşımaları vatandaşlarımızın gelecekten beklentileri adına tatmin edici, ümit verici bir siyaset sunmuyor.

Referandumdan EVET çıkarsa vaadedilen en öncelikli şey ne yazık ki içeride ve dışarıda gün be gün değişen açılımlarıyla kutuplaşma ve savaş. Terör ve güvenlik odaklı siyasetin en ön plana çıkmasının koşulları ne yazık ki her gün artarak oluşturulmakta. Güvenliğin ve hukuksal sorunların gündemde bu kadar yer tutması, öncelikle dar gelirli vatandaşlarımız açısından, geçim şartlarının daha da kötüleşmesi sonucunu doğuracağı çok açık. Çünkü böyle bir ortamda yatırımlar ve sermaye ülkemizden gittikçe uzaklaşmaya başlıyor. Bunun yerini gün be gün savaş ekonomisi ve bunun sonucu olarak sosyal yıkımlar alıyor. Milletimiz bu tehlikeyi günlük yaşamında hissetmeye başladı ve AKP’ye oy veren önemli bir kesim de EVET demekten haklı olarak çekiniyor.

Türkiye’nin her kesiminden HAYIR diyenlerin ortak aklı, birlik ve beraberliği karşılıklı anlayış içinde ön plana çıkarması, ulusumuzun bir bütün olarak içten içe en büyük beklentisi olan huzurlu, barış içinde yaşanan, ekonomik gelişmenin olduğu, yaşlılarımıza bakılan, bütün çocuklarımıza kaliteli eğitim, gençlerimize iş ve aşın garanti edildiği adil bir hukuk devleti içinde yaşama isteğiyle örtüşüyor. Bu beklenti gayet yerli ve oldukça milli.

HAYIR kesiminin bir yönüyle demokrasi dersi veren bu buluşmasının arkasındaki en büyük katkıyı sunan anlayış ve tutuma da değinmeden geçmemek gerekir. Bu anlayış ve tutum
 

·         hangi siyaset görüşüne yakın olursa olsun bütün vatandaşlarımıza aynı saygı ve vatandaş sevgisi çerçevesinde bakan,
 

·         vatandaş sevgisiyle vatan sevgisini bir tutan,
 

·         özgürlüğüne önem verdiği kadar sorumluluk almayı da bilen,
 

·         özgürlüğü sadece kendisi ve kendisi gibi düşünenler için istemeyen,
 

·         farklı fikir ve görüşlere saygılı,
 

·         kültürel farklılıklarımızı zenginlik sayan,
 

·         yüksek sesli değil, yüksek fikirli,
 

·         eşit vatandaşlık ilkesine inanan ve bu eşitliği hayatın her alanına uygulayan
 

·         hamasetçi değil, iletişime açık ve uzlaşmacıdır.
 

Bu anlayışın HAYIR da biraraya gelmesi Türkiye Cumhuriyet’inin siyasi tarihinde ilk kez tabandan yükselen demokrasi talebinin de ete kemiğe bürünen halidir; ulusun demokrasiyi sosyal zekayla birleştiren dönüşümüdür, milletin o güvenilecek ferasetidir. Bu HAYIR gerçekten de müjdeli ve hayırlıdır!


İzin verirseniz bu anlayışı yaygınlaştıran vatandaşlarımın yanı sıra, bu anlayışa özellikle bir siyasal lider olarak, bu güne kadar her türlü kışkırtmalara, yoğun eleştirilere rağmen bağlı kalmış ve bu bağlamda bugün gittikçe büyüyen HAYIR hareketinin ön koşullarını ana muhalefet lideri olarak kararlılıkla sağlamış olan genel başkanım Sayın Kemal KILIÇTAROĞLU’nun önemini belirtmek isterim.

CHP İsveç Birliği ulusumuz ve İsveç’te yaşayan tüm vatandaşlarımız karşısında sorumlu olduğu duygusuyla yasalara saygılı ve ölçülü yaklaşımlarıyla bu süreçte çalışmalarını sürdürdü ve 8 – 9 Nisan’da referandum sandıklarında sorumluluk alacak asıl ve yedek görevlilerini tam kadro belirledi. Tüm vatandaşlarımız adına referandum sürecinin İsveç’te sağlıklı, yönetmeliklere uygun ve ulusumuza yakışır bir biçimde yürütülmesine yardımcı olmak tek amacımız. Sandıklarda CHP İsveç Birliği’nin yanısıra görev yapacak diğer vatandaşlarımı da şimdiden kutluyor ve başarılar diliyorum.

Bütün vatandaşlarımı, ister EVET desin ister HAYIR, sevgi ve saygıyla kucaklıyor, bizlere yakışır örnek bir referandum sürecine katkı sunmaya, sandıklara özgür iradelerini yansıtmaya, oy kullanmaya davet ediyorum.
 

Hakan Güner

CHP İsveç Birliği Başkanı

Yazdır Paylaş
Diğer Hakan Güner Yazıları
isvecpostasi.com