Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
İSVEÇLİ TÜRKLER REFERANDUMDA ‘HAYIR’ DEDİ
ERDOĞAN KAZANDI, TÜRKİYE KAYBETTİ
CHP İSVEÇ BİRLİĞİ 2. OLAĞAN KONGRESİ’Nİ YAPIYOR
Bu yazı 09 Mayıs 2017, Salı 17:23:17 tarihinde eklendi. 282 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Naziler… - Günay Güner

Naziler…

Son zamanlarda, sık sık Naziler, fırtına birlikleri, kara gömlekliler, Hitler, Mussolini, Franco, Salazar falan düşüyor usuma nedense, durup dururken. Bir anlam veremiyorum. Yoksa Marine Le Pen’den dolayı mı bu durumum, sanmam.
 

Bu bunalımlar geldiğinde ter basıyor, içim kararıyor, doğallıkla. Belgesellerden de olamaz. Çünkü oralarda, sözgelimi Nazilerin yaptığı kötülüklerden çok, SSCB ile Stalin’in şeytanlıkları “belgesel”leniyor. Tarz işte…
 

Bunlar da bir şey değil belki. Daha kötüsü var: 1930’lu yıllarda Yahudi, toplumcu bilimciler Almanyalardan kaçıp başka ülkelerde çalışmaya başlamışlar (bu ülkelerden biri de “Kemalist diktatörlük” Türkiyesi miydi ne) ama günümüzün kimi çokbilmişlerinin çarpık mantığına göre onlar “vatan haini” de sayılırlar mı sayılırlar. Hiç şaşırmam Bunların bazıları, özlerine sol da demekteler, çok acı: “Bu sorun ulusaldır, onlarla birlikte oluruz!” diye dillendirilen durum, anımsadınız değil mi?
 

İmdi lütfen bir düşününüz, göz önüne getiriniz: Kırklı yıllar Almanyasındasınız. Auschwitz’lerden, toplama ve yok etme kamplarından, o yıkım yerlerine giden trenlerden, Avrupa’yı kasıp kavuran savaş için silah yapılan fabrikalardan, çalıştırılan kölelerden...bir biçimde haberiniz olmuş. Sözkonusu anlayışa göre bu gizi saklamalısınız; tersi vatana ihanet olur. “Büyükler bir iş yapıyorlarsa, bir bildikleri vardır. Sıradan insanlar o büyüklerden daha mı iyi bilecekler!” Hani ne derlerdi, devletin büyük ve derin işlerine herkesin usu ermez. Sonunda elli milyon insan mı öldürülmüş, sorun değil, gelip geçti işte. Tüm dünya senin ülkeni hedeflemişse, “vatansever” olup her koşulda, her olayı savunmalısın. Senin ülken, devletin, “milletin” her zaman ve her koşulda haklıdır! Halkın haber alma hakkının tek karşılayıcısı basın mı? Basın da böylesi gizleri yazamaz, çizemez, bildiremez; tersi “vatan hainliği”dir. Özetliyoruz efendim: Nazilerin Auschwitz’lerini, yıkım hazırlıklarını ve uygulamalarını öğrenen 1940’lı Alman basını bu bilgileri haberleştirmemelidir. Yurtsever bir Alman ve basını hiçbir zaman ülkesini dünyaya açık edemez, etmemelidir…mi yoksa katılmıyor musunuz? Hay Allah, yoksa yanlış bir şey mi yazdık…
 

Marine Le Pen’den söz ettik de şu Fransızlar hiçbir şeyden anlamıyorlar. Le Pen ne güzel istikrar sağlayacaktı, uyumlu uyumlu yönetecekti Fransa’yı. Değerbilmez Fransızlar. Şimdi çabalayıp, didinip dursunlar he he he… Yok güçler ayrılığıydı, yok yargıydı… İnsan bir sorar, dünyaya, şöyle biraz doğusuna bakar değil mi. Ne gezer. Öğrenmeye niyetleri yok bunların.  
 

Diyorum ya ben ne yaptığımı, ne yazdığımı biliyor muyum ki.
 

Şu dünyada böyle bunalımlara girecek ne var sanki.
 

Dertsiz başıma dert arıyorum…
 

Bunalımdayım doktor, bunalımdayım… 

Yazdır Paylaş
Diğer Günay Güner Yazıları
isvecpostasi.com