Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
İSVEÇLİ TÜRKLER REFERANDUMDA ‘HAYIR’ DEDİ
ERDOĞAN KAZANDI, TÜRKİYE KAYBETTİ
CHP İSVEÇ BİRLİĞİ 2. OLAĞAN KONGRESİ’Nİ YAPIYOR
Bu yazı 29 Mayıs 2017, Pazartesi 00:12:25 tarihinde eklendi. 138 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

LONDRA İZLENİMLERİM-2 - Türker Ertürk

LONDRA İZLENİMLERİM-2

Bir önceki yazımızda geçen hafta; İngiltere Atatürkçü Düşünce Derneği’nin (İADD) davetlisi olarak, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ve İADD’nin 20. Yıl etkinliklerine katılmak için E. Diplomat, ADDP Başkanı ve ADD Genel Merkez Yönetim Kurulu üyesi Dr. Hakan Akbulut ile birlikte Londra’da olduğumuzdan bahsetmiş ve izlenimlerimizi anlatmıştık. Bu yazımızda da kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Yazıya başlamadan önce, bir önceki yazımızla ilgili olarak aldığımız çok sayıdaki e-postadan birisini huzurlarınıza getirmek istiyorum;
 

“Merhaba Sayın Komutanım,

Londra’ya bu gelişinizde sizi göremediğim ve dinleyemediğim için çok üzgünüm ama sizi seviyorum. Sayın Büyükelçimiz ve Başkonsolosumuz Aziziye Cami kermesinde olduğu için, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramı etkinliklerine gelemediler, sizi dinleyemediler ve etkinlikler kapsamında sahneye konan “Çılgın Türkler” oyununu izleyemediler. Aziziye Cami kermesindeki fotoğrafları ektedir.

Selamlar ve Saygılar

Hüseyin”

Bizi Savaşmak İçin İngiltere Gönderdi!


Bunun üzerine söylenecek tek şey; “Yazıklar olsun!”. Londra’da bulunan diplomatik temsilciliklerimiz 19 Mayıs etkinliklerine katılmak için fırsat bulamıyor, iş yoğunluğu nedeniyle emirlerinde bulunan bir kişiyi bile temsilen gönderemiyor ama hem Büyükelçi hem de Başkonsolos, aynı zaman dilimi içinde cami kermesine katılıyor. Ne diyeyim; Allah kabul etsin ve Londra’daki sürelerini daha uzun ve bahtiyar etsin.
 

Manchester’de gençlik konserinde patlayan canlı bomba olayı, biz Londra’da iken meydana geldi. Basını çok yakından takip ettim. Polis soruşturması, halen iktidarda bulunan Muhafazakar Hükümet için kötü sonuçlar veriyor. Canlı bomba Abedi, cihatçı teröre batmış bir ailenin çocuğu. Abedi’nin babası; “Bizi savaşmak için Libya’ya İngiltere gönderdi” diyor. Bu genç insanı canlı bomba haline getiren, doğup büyüdüğü iklimdi.

 

Terör, İngiltere’nin Yaptığı Savaşların Sonucu


Bu iklimin yaratılmasında; Büyük Ortadoğu veya Genişletilmiş Ortadoğu Projesi kapsamında yapılan vekalet savaşlarının, vizyona konan Arap Baharının arkasındaki emperyalist güçlerin, yani ABD’nin, İngiltere’nin ve Fransa’nın rolü çok büyük.

Ana muhalefet partisi olan İşçi Partisi’nin lideri Jeremy Corbyn; “Terör İngiltere’nin yaptığı savaşların sonucudur” diyor.
 

İngiltere’de iken; yaklaşan erken genel seçimler nedeniyle, seçim kampanyalarına da göz atabilme imkanını buldum. İngiltere’de seçimler 8 Haziran’da yapılacak. Yaklaşık iki ay önce kamuoyu yoklamaları, muhalefetteki İşçi Partisi’ni iktidarda bulunan Muhafazakar Parti’nin yüzde 20 gerisinde gösteriyordu. Bugünlerde bu fark hızla kapandı ve yüzde 5’lere indi. Seçimlerden koalisyon çıkabilir ve İşçi Partisi iktidarın büyük ortağı olabilir.
 

Jeremy Corbyn


Küresel güçler, antiemperyalist söylemleri olan ve sokağın nabzını iyi tutan Jeremy Corbyn liderliğindeki İşçi Partisi’nin seçimi kazanmasını istemiyor ve gerekeni yapmaya çalışıyor. Çünkü İşçi Partisi; Jeremy Corbyn’le beraber fabrika ayarlarına döndü ve vekalet savaşlarının tetikçisi ve işbirlikçisi Tony Blair döneminin politikalarından uzaklaştı.
 

Jeremy Corbyn seçim bildirgesinde; Ulusal Sağlık Servisi’ne (NHS) 40 milyar sterlin devlet yardımı yapılacağını, devlet okullarının destekleneceğini, üniversite harçlarının kaldırılacağını, kurumlar vergisinin arttırılacağını, düşük gelirlilerden alınan vergilerin azaltılacağını, demiryollarında devletleştirme yapılacağını, nükleer silahlanmaya ayrılan paranın düşürüleceğini, NATO’nun sadece barış ve Kuzey Avrupa Güvenlik Örgütü olarak destekleneceğini söylüyor.
 

Julian Assange


Londra’ya gitmişken, Knightsbridge'de bulunan Ekvator Büyükelçiliği önüne de gittim. Wikileaks'in kurucusu Julian Assange, yaklaşık 5 yıldır burada yaşıyordu. Dışarı çıkarsa, İngiliz polisi tarafından tutuklanacaktı. Büyükelçiliğe girme ve kendisi ile görüşme imkanım olmadı. Sadece, dışarıdan el salladım. Biliyorsunuz Assange’ın Wikileaks belgeleri dünyada büyük sansasyon yaratmıştı. Halen ülkemizi yöneten iktidar iradesinin de dahil, dünyadaki birçok siyasetçinin kirli çamaşırlarını ortaya dökmüş ve ipliğini pazara çıkarmıştı.
 

 

Daha sonra eşimle yürüyerek Hyde Park’a geldik ve 1977’de Abdullah Gül, Fehmi Koru, Şükrü Karatepe ve Hulusi Akar’ın beraber olduğu, fotoğraf çektirdiği yerde oturduk ve bir süre etrafı izledik. Daha sonra, yakınımızda oturan bir İngiliz ile sohbete koyulduk. Bir ara İngiliz’e; “Bu kadar büyük bir park bomboş! Ortasına bir Kilise ve belli yerlerine rezidans yapmayı düşünmez misiniz? Madem buralarda bir oda, bir salon birkaç milyon sterlin, büyük kar edersiniz” diye sordum.
 

 

Dr. Turhan Çömez

 


İngiliz önce suratıma baktı, sonra yakında çimlerin üzerinde yatan evsiz (homeless) birisini işaret ederek “Bana sorduğunu buna sorsan, sana psikiyatrik vaka olarak bakar” dedi. Dersimi almıştım!

 


Londra’da, 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında katıldığım faaliyetlerin birisinde, önceki dönem AKP Milletvekili olan Dr. Turhan Çömez’i tanıdım ve sohbet etme imkanını buldum. Gerçekten, her bakımdan bende çok olumlu bir izlenim bıraktı. Özellikle son 15 yılda yaşadıklarımızdan sonra, muhafazakar kimliği ile siyaset yapan insanların dürüst ve ilkeli olamayacağını düşünmeye başlamıştım. Çok az istisna vardı. Turhan Çömez ve dün Ankara’da gerçekleşen bir toplantıda şahsen tanıma imkanına kavuştuğum Eski Bakan Abdüllatif Şener, az sayıdaki bu istisnaların başında geliyordu. Zaten ikisinin de AKP ile yollarını ayırmasının en belirleyici nedeni; hırsızlık ve yolsuzluk ile emperyalist işbirlikçiliğine olan itirazlarıydı! Her ikisine de çok büyük düşmanlık yaptılar ve yapıyorlar. Çünkü onlar, ailenin içini biliyorlar ve hangi herzeler yenmiş yaşayarak tanık olmuşlar.
 

 

Kutsal Ramazan Ayınızı Kutlarım

 


İnananların kutsal Ramazan ayını kutluyorum. Tuttuğunuz oruç ibadetini Allah kabul etsin. Ama bilinmeli ki, hırsızlık, yolsuzluk ve ihale madrabazlıkları çeviriyorsanız, kamu malını götürüyorsanız, kafasında tüy bitmemiş yetimin hakkını yiyorsanız, kupon arazi peşinde koşuyorsanız; tuttuğunuz orucun diyetten, kıldığınız namazın jimnastikten öte bir anlamı yoktur.
 

 

Dostum ve büyüğüm E. Büyükelçi Mehmet Nuri Yıldırım’ın yeni piyasaya çıkan “Babil Kulesi’nde Buluşalım, Dünya Dilleriyle Tanışalım” kitabını okumanızı öneririm.

Yazdır Paylaş
Diğer Türker Ertürk Yazıları
isvecpostasi.com