Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
İSVEÇLİ TÜRKLER REFERANDUMDA ‘HAYIR’ DEDİ
ERDOĞAN KAZANDI, TÜRKİYE KAYBETTİ
CHP İSVEÇ BİRLİĞİ 2. OLAĞAN KONGRESİ’Nİ YAPIYOR
Bu yazı 04 Haziran 2017, Pazar 12:08:41 tarihinde eklendi. 114 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İKTİDARI İÇİNE ALMAYAN FETÖ SORUŞTURMASI OLAMAZ! - Türker Ertürk

İKTİDARI İÇİNE ALMAYAN FETÖ SORUŞTURMASI OLAMAZ!

Bugün dünyada en çok gazetecinin tutuklu bulunduğu ülke; ne yazık ki Türkiye! 1 Haziran 2017 itibarıyla, Türkiye’de cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü bulunan 21’i imtiyaz sahibi ve yazı işleri müdürü olmak üzere, 163 gazeteci demir parmaklıklar ardında.

İktidara karşı muhalif ses çıkarabilen Sözcü ve Cumhuriyet Gazetelerine yapılanlar asla kabul edilemez. Hele hele FETÖ suçlamaları, tam bir garabet. Bu ülkede eğer FETÖ’den ve bu örgüte yardım ve yataklıktan operasyon yapılacak ve soruşturma açılacaksa, hedef alınacak ilk yer iktidar partisi olmalıydı, olmalıdır.
 

İşin Ucu Bize Dokunuyor


FETÖ’nün siyasi kanadını “İşin ucu bize dokunuyor” diye hedef almayan, FETÖ soruşturmaları sırasında siyasi kanada doğru yönelen savcıları görevden alan iktidar, FETÖ konusunda asla samimi değildir. Amaç çok net; önde gelen muhalif odaklara, basın yayın kurumlarına ve kişilere FETÖ bahanesi ile operasyon yaparak, toplumda korku ve dehşet yaratmaktır. Bu yolla; kitleleri edilgen ve çaresiz konuma sokarak, rejim değişikliğine rıza göstermelerini sağlamak, itirazı olan sesleri ezmek, “Tek Adam” rejimine geçişin önündeki engelleri temizlemek ve 2019’da seçimi kazanmaktır.


İşte 16 Nisan 2017 Halk Oylaması bu iklimde yapıldı, devlet gücüyle halk “Evet”e zorlandı ve “Hayır” diyenlere operasyon yapıldı. Halkın sandığa “Hayır” olarak giren iradesi; baskıyla, madrabazlıkla, hileyle, YSK marifetiyle ve yasalar çiğnenerek, sandıktan “Evet” olarak çıktı. Tüm dünyanın gözleri önünde; atı çalan, suçüstü yakalandı. Bu bilindiğinden, hemen Hindistan ile başlayan, Rusya, Çin, ABD ile devam eden ve Brüksel ile şimdilik nihayetlenen yurtdışı gezilerine çıkıldı. Nedeni meşruiyet aramaktı. Karşılığında ise, ülkemizin çıkarlarından bonkörce ödün verilmesi planlandı! Ama hiçbir şey, 16 Nisan Halk Oylaması sonucunun gayri meşru olduğu gerçeğini değiştiremez.
 

Ansiklopediye Erişim Yasak!


Bugün ülkemizde; demokrasi, insan hak ve özgürlükleri, hukuk ve adalet kavramları ayaklar altındadır. Çoğulcu demokrasinin olmazsa olmazlarından biri olan bilgiye erişim hakkı, iktidarın iki dudağı arasındadır. Sanırım, wikipedia adındaki ansiklopediye erişimin yasak olduğu tek ülke Türkiye! Bazı yazılanları beğenmiyor olabilirsiniz. Ama hiçbir gerekçe, bir ansiklopediye erişimi yasaklamak için mazeret olamaz. Oluyorsa, bu yönetim biçiminin adı başka bir şeydir.


Darbe Araştırma Komisyonu’nun açıkladığı rapor, inandırıcılıktan çok ama çok uzaktır. Belli ki; komisyonun iktidar partisinden olan başkanına ve üyelerine 15 Temmuz’un üzerinin örtülmesi, siyasi kanadının gizlenmesi görevi verilmiştir. Böyle bir soruşturmada, dinlenmesi ve sorgulanması gerekli olanların hiç birisi çağırılmamıştır. Çünkü; halen ülkemizi yöneten iktidar iradesi tarafından çağırılmaması direktifi verilmiştir.
 

Kargalar Bile Güler!


Televizyon televizyon dolaşarak, FETÖ’nün Ergenekon ve Balyoz gibi gayri hukuki kumpas operasyonlarını savunan Reşat Petek’in, Fethullah Gülen’in 1967’de CHP’ye bağış yaptığını gösteren sahte makbuzuna mal bulmuş mağribi gibi atlamasını ancak bu suçluluğun tezahürü olarak açıklayabiliriz.


FETÖ’nün kurduğu Ergenekon kumpasında hedef olan Sözcü Gazetesi’nin, şimdi FETÖ’cü diye operasyona tabi tutulmasına kargalar dahil bütün dünya acı acı güler ama bilimsel bir gerçeğin de altını çizer.
 

Yansıtma

Sevgili Okurlar; halen ülkemizi yöneten veya yönettiğini zanneden ve ülkemizi adım adım felakete taşıyan iktidar iradesinin bu yaptıklarına psikolojide “Yansıtma” denir. Yani; kişinin asıl kendisine söylemesi gerekenleri, karşısındakine söylemesidir. Ya da kendine yakıştıramadıklarını, başkasına yakıştırmasıdır.
 

İktidar, bunu hep yapıyor. Kendisine ait makbul olmayan özellikleri ve davranışları karşısındaki kişilere ve kurumlara yansıtıp, bunlar sanki karşısındaki kişilerin ve kurumların özellikleri ve davranışlarıymış gibi, onlara yüklemeye çalışıyor.   

Yazdır Paylaş
Diğer Türker Ertürk Yazıları
isvecpostasi.com