Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
İSVEÇLİ TÜRKLER REFERANDUMDA ‘HAYIR’ DEDİ
ERDOĞAN KAZANDI, TÜRKİYE KAYBETTİ
CHP İSVEÇ BİRLİĞİ 2. OLAĞAN KONGRESİ’Nİ YAPIYOR
Bu yazı 10 Temmuz 2017, Pazartesi 11:53:34 tarihinde eklendi. 140 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

OMUZ OMUZA - Suay Karaman

OMUZ OMUZA

Adalet, toplumsal barışın temelidir, devletin omurgasıdır ve hukuk devletinde geçerli bir olgudur. Hukuk devletinin temeli de şüphesiz ki laikliğe dayanmaktadır. Laikliğin olmadığı yerde, hukuk olmadığı gibi, adalet de yoktur.

 

Ters yönde olsa bile, 15 Haziran’da başlatılan adalet yürüyüşü, kuşkusuz ki çok önemlidir. Toplumsal bir ihtiyaç olan adalet yürüyüşünün, rejimin değiştirildiği 16 Nisan halk oylamasının ardından yapılması gerekirdi. Yapılan birçok yanlışın ardında yeni CHP’nin genel başkanı, ilk kez doğru bir hareket yapmak için yola çıkmıştı belki. Olayların çoğuna anında tepki veremeyen ve toplumun güvenini yitiren bir genel başkanın, bu olayda tek başına ve hemen tepki vermesi de gözlerden kaçmamıştır.

 

Bugünlerde adalet isteyenlerin; eğitim tümüyle dinselleştirilirken, Diyanet İşleri Başkanlığı fetvalar yayınlarken, küçük kızlar, kadınlar türbana sarılırken direnmeleri gerekirdi. Bu duruma direnmeyip, durumu idare etmeye kalkanlar; daha sonra yaptıkları yanlışlardan dolayı adalet arar hale gelince, sadece çevresini kandırır.

 

2010 halk oylamasının ünlü “yetmez ama evetçilerinden” Hasan Cemal ile yürümek, Fethullahçı Mazlum-Der eski genel başkanı ile birlikte olmak, Nazlı Ilıcak ve Altan kardeşlerin isimlerini anmak, PKK terör örgütünün siyasi kanadı HDP yöneticileri ile kol kola girmek, verilen adalet mesajının içini boşaltmıştır. “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sözü için, “it sürüsü” diyen Muş eski milletvekili ve Ağrı eski belediye başkanı Sırrı Sakık gibi köhne zihniyetlerle adalete nasıl ulaşılacaktır? HDP; terördür, bölücülüktür, emperyalizmin taşeronudur, Atatürk ve cumhuriyet düşmanlığıdır.

 

HDP'nin yürüyüşe katılmasının ardından gelen tepkileri yumuşatmak için, İstanbul girişinde mehter takımı ve eski Türk devletlerinin bayrakları ile yapılan komik organizasyon ise bilinçsizliğin yeni bir göstergesi olmuştur. Sonuç olarak, haklı ve gerekli bir eylem, başlatıcısı tarafından anlamsızlaştırılmıştır. Bugün hala terör devam etmektedir ve sürekli şehit verilmektedir. HDP ile verilen yürüyüş fotoğrafını görmezden gelebiliyorsak, millet olma bilincimiz de körelmiş demektir.

 

Bu arada yürüyüşe katılmayan baro başkanları için AKP’li demek, Devlet Bahçeli ya da Doğu Perinçek’e benzetmek, bir akıl tutulmasıdır. Tutulan bu akıllarla, özgür birey olmak mümkün değildir. Bu benzetmeler saygısızlıktır, haksızlıktır ve emperyalizmin yeni oyunlarındandır. Bu arada The Guardian Gazetesi’ne Kemal Kılıçdaroğlu’nun yazdığı söylenen makale, Altı Ok felsefesine karşıdır ve Türkiye Vatandaşı diyerek, niyetleri ortaya koymaktadır. Olayları duygusal değil, mantıkla değerlendirmek gerekir. Çünkü mantıklı değerlendirme, insanları daima doğruya götürür. “Ekmek için Ekmeleddin” olayında olduğu gibi mantıksızlığı henüz kavrayamayanlar, halen duygularına esir düşmektedir.

 

Pazar günü yapılan çok görkemli mitingin halkın istemlerine ne kadar yanıt vereceği ilerleyen günlerde belli olacaktır. Yürüyüş ve mitingin sonrasında herhangi bir plan bulunmuyorsa, bu miting muhalefetin iktidara karşı biriken öfkesinin gazını almaya yaradığı söylenebilir ki bunu da zaman gösterecektir. Miting konuşmasında cumhuriyetimizin temel ilkelerinden söz edilmemesi, Atatürk ve Türk Milleti adlarının anılmaması, emperyalizme değinilmemesi, teröre bulaşanlar dahil tüm milletvekillerine özgürlük istemi akıllarda soru işareti bırakmıştır.

 

Siyasi iktidarın en büyük şansı olan Kemal Kılıçdaroğlu, bu yürüyüş ve mitingin ardından güçlenmiştir. Şimdilik bu güçle olağan kurultaydan da yeniden genel başkan olarak çıkacağı varsayılabilir. Bu görkemli miting sonrasında yapılacak en önemli iş, Ankara’da Müdafaayı Hukuk’a sahip çıkan seçimsiz bir Cumhuriyet kurultayının toplanarak, ülkemizin bugünkü durumu ve geleceğiyle ilgili bilgi alışverişi yapılmalıdır.

 

Yapılan bu görkemli mitingi şöyle özetlemek mümkündür: adalet için, hukuk için, yargı bağımsızlığı için, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti için omuz omuza yürümeliyiz ama bilinçli olarak. Omuz omuza yürürken, tam bağımsızlık, emperyalizm karşıtlığı, Atatürk ilke ve devrimleri dün olduğu gibi, bugün de, yarın da yolumuzu aydınlatacaktır.

Bu yazı İlk Kurşun Gazetesinde de yayınlanmaktadır.

Yazdır Paylaş
Diğer Suay Karaman Yazıları
isvecpostasi.com