STOCKHOLM’DA “CUMHURİYET” COŞKUYLA KUTLANDI
CİNSEL TACİZ PROTESTO EDİLDİ
İSVEÇLİ KADINLARIN YÜZDE 80’İ CİNSEL TACİZE MARUZ KALMIŞ
Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
Bu yazı 10 Temmuz 2017, Pazartesi 22:05:16 tarihinde eklendi. 142 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

KİMİNLE OLMAYACAĞININ EYLEMİ - Türker Ertürk

KİMİNLE OLMAYACAĞININ EYLEMİ

Dün Maltepe’de yapılan Adalet Mitingindeydim. Öncelikle; Ankara’dan İstanbul’a bu temmuz sıcağında yapılan “Adalet Yürüyüşü” ile sonundaki görkemli miting nedeniyle, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ve CHP örgütünü kutlarım.

Dün gördüğüm eylemsel miting sanırım yalnız Cumhuriyet tarihimizin değil, dünya tarihinin en kalabalık olanı idi! Maltepe Miting alanı civarı ve yaklaşmalarında bir şekilde eyleme katılan 2 milyonu aşkın insan vardı. Miting alanına girmeyen veya giremeyen ve dün eylemin coşkusunu miting alanına yakın yerlerde yaşarken gördüğüm insanlar ise yaklaşık 250 bin kişiydi.
 

Şimdiye Kadar Neredeydiniz?


Sakın yandaş, yalaka ve payanda medyanın yazdıklarına, eylemi küçük göstermeye ve yok saymaya çalıştıklarına inanmayın. Hele hele Erdoğan’ın arkasında sucuk-ekmek, kumanya, bedava toplu ulaşım araçları, para, hediye, devlet dairelerinin ve okulların tatil edilerek katılıma zorlanması gibi bindirilmiş kıtalardan müteşekkil mitingleriyle kıyaslanamazdı ve açık ara öndeydi!
 

Gerek yürüyerek giderken, gerekse miting alanında gelenleri gözlemlemeye ve psikolojilerini anlamaya ve analiz etmeye çalıştım. Halk coşkuluydu, kızgındı, patlamaya hazır volkan gibiydi, hatta önderlik yapılırsa her hal ve şartta ülkesine, Cumhuriyete ve geleceğine sahip çıkabileceğini kanıtlamak ve göstermek istiyordu! Hatta; “Şimdiye kadar neredeydiniz, niçin bu haksızlıklara, hukuksuzluklara katlandınız ve ülkemizin felakete sürükleniş sürecine sessiz kalıp da önümüze düşmediniz ve bize liderlik etmediniz” der gibiydi!
 

Maltepe Mitinginin Motivasyonu Neydi?   


Adalet Mitinginde gençler ve kadınlar çoğunluktaydı, her toplum kesiminden ve dünya görüşünden insanlar vardı. Çok sayıda insan miting alanına girmeye bile çalışmıyor, çevrede eğleniyor, slogan atıyor, halay çekiyor ve eyleme destek verdiğini göstermek istiyordu. Miting alanına yakın Maltepe sahilindeki çay bahçeleri ve kafeler tamamen doluydu, kimisi konuşmayı burada televizyondan izliyordu! Halbuki evinden de izleyebilirdi! Ama sorun izlemek değil, eyleme destek verdiğini göstermek için Maltepe’ye gelmekti!
 

Dünya rekoru kıran sayıda, bu kadar çok insanın Maltepe’ye gelmesinin nedeni; halen ülkemizi yöneten iktidar iradesine karşı duyulan kızgınlık, nefret ve isyandı! Yani dün Maltepe’deki eylemsel mitingin motivasyonu; “Kiminle ve neyle olacağı değil, kiminle ve neyle olmayacağı” idi.
 

Tehlike Çok Büyük ve Yaşamsal!


“Adalet Yürüyüşü” başladığında çekincesi olanlar ve muhalefet edenler için yazdık ve anlattık; bu meselenin Kemal Kılıçdaroğlu, Enis Berberoğlu, Can Dündar meselesi olmadığını!  Bugün Türkiye’de hak, hukuk ve adalet kavramlarının tamamen yok edildiğini, yargı bağımsızlığının ve tarafsızlığının bitirildiğini ve iktidardan emir alır hale getirildiğini, adım adım tek adam rejiminin inşa edildiğini ve dini faşizmin geldiğini defalarca dile getirdik.


Türkiye’nin bu hale gelmesinde, AKP İktidarlarının meydanı boş bulmasında güçlü bir muhalefet yapmayan, yapamayan, eylemler düzenleyerek halkın önüne düşmeyen CHP’nin hatası olduğunu biliyoruz. Enis Berberoğlu’nın Gülen’in dizinin dibinde oturduğunu, elini öptüğünü, “geçmiş olsun” mesajları gönderdiğini de biliyoruz! Ama size; “Tehlike çok büyük ve yaşamsal!” diyorum, konu isimler değil.
 

Armudun Sapı, Üzümün Çöpü!  


Dün karşı tarafta olan ama bugün yanımıza gelen veya çıkarları gereği yanımızda gözükenleri öteleme ve dışlama lüksümüz yok! 16 Nisan’da onların da katılımıyla yüzde 50’yi geçtik ve ilan edilen sonucun gayri meşru olduğunu biliyoruz. Önümüzde çok zorlu bir süreç var! Bugün bile iktidardan yana tavır gösterenlerden yarın yanımıza gelenler olacak, “Hayır” mı diyeceğiz?
 

Mükemmel, mümkünün düşmanıdır! Dün Maltepe’de ortak payda; hak, hukuk, adalet, eşitlik, demokrasi, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine sahip çıkmak, ülkemiz için felakete gidiş sürecini durdurmaktı! Bu ortak paydaya bir şekilde katılan kitleleri “armudun sapı, üzümün çöpü” demeden arttırmaya ihtiyacımız var!  

 

İktidarın Söz Söyleme Hakkı Yok!


Ayrıca herkesin ama herkesin, suç işlemiş insanların bile adalet isteme ve talep etme hakları vardır. Geçmişte yanlış yapan her insanın, yaşamının son safhasında onurlu bir final yapma hakkı vardır!
 

HDP ve cemaat üzerinden Adalet Yürüyüşü ve Mitingini itibarsızlaştırmaya yönelik söz söyleme hakkına iktidar sahip değildir. Her ikisi ile de halvet olmuş ve iş tutmuştur. Özellikle teröristlerle mücadele değil müzakere etmiş, bitirilmiş ve lideri yakalanmış terörü azdırmış, PKK’nın önünü açmış ve bölge insanına “T.C. yolcu, PKK hancı” izlenimi verilmesine ve kafaların karışmasına neden olmuştur. Bu fiiller söz söyleme hakkını değil, yargılanmayı gerektirir.
 

Türkiye Kiminle Esenliğe Çıkabilir?


Evet, önümüzde 2019’a kadar çok zorlu bir süreç var. Dün halk Türkiye’nin kiminle esenliğe çıkamayacağını söyledi, bunun için yüksek seviyede motive oldu. Peki, Türkiye kiminle, hangi liderle esenliğe çıkabilir? Bunu ise önümüzdeki süreçte ve mücadelede göreceğiz.
 

Adalet, hak, hukuk gibi kavramlar tekrar egemen oluncaya, dini faşizme giden rejim değişikliği sürecinden vazgeçilinceye, Cumhuriyetin kurucu ilkelerinin aşındırılmasına son verilinceye ve OHAL bitirilinceye kadar eylemler devam ettirilmelidir!
 

Harç Bitti, Yapı Paydos!


“Adalet Yürüyüşü yaptık. Harç bitti, yapı paydos” yaklaşımı ile davranılırsa, o zaman “Siz bunu kurultay süreci veya tutuklama sırası size geldiği için yaptınız” suçlaması ile karşı karşıya kalınır. Ayrıca Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın 15 Temmuz şovuna asla katılmamalıdır.
 

Yeni kurulacak partinin lideri olacağı bizzat Ümit Özdağ tarafından açıklanan Meral Akşener’in, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu Adalet Yürüyüşü için tebrik etmesi ve yayınladığı mesajda “Bu yürüyüşe rağmen Türk Milleti özlediği adalete kavuşamazsa, bu yürüyüşün isabetsizliğinin değil, ancak içinde bulunduğumuz durumun ne kadar vahim ve karanlık olduğunun göstergesidir” demesi çok anlamlıdır. Akşener, önümüzdeki süreçte “Mücadelede ben de varım ve Türkiye’yi esenliğe çıkarabilecek lider adayıyım” demektedir. 

Yazdır Paylaş
Diğer Türker Ertürk Yazıları
isvecpostasi.com