STOCKHOLM’DA “CUMHURİYET” COŞKUYLA KUTLANDI
CİNSEL TACİZ PROTESTO EDİLDİ
İSVEÇLİ KADINLARIN YÜZDE 80’İ CİNSEL TACİZE MARUZ KALMIŞ
Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
Bu yazı 02 Eylül 2017, Cumartesi 14:06:37 tarihinde eklendi. 148 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ardı Ardına Gelen Yitimlerimiz - Günay Güner

 Ardı Ardına Gelen Yitimlerimiz

Osman Bolulu, Ahmet Cemal, Muzaffer İzgü, Emin Özdemir

 

Son dönemde bir kuşak değişiyor sanki, aramızdan ayrılıp gidiyorlar. Ekin yaşamımız ıssızlaşıyor gitgide. Ne ki her değer ardında devasa bir birikim bırakıyor.

Gelecek kuşaklara müthiş olanaklar sağladılar. Sürekli çalıştılar. Kısa aralıklarla yitirdiğimiz Osman Bolulu, Ahmet Cemal, Muzaffer İzgü ve 1 Eylül 2017’de yitirdiğimiz Emin Özdemir; her biriTürk ekininin köşe taşlarıydılar.  

Osman Bolulu köy enstitülerinin yetiştirdiği değerlerdendir. Ömrünün her anında, o dingin ve tane tane konuşmasıyla halkımızın öğretmeniydi. Yazarlığı toplumu değiştirme yönünde bir sorumluluk işi görürdü. Bolulu aynı zamanda yetkin bir ozan ve deneme yazarıydı. Onun kitap tutkusu “Korkacaksan Kitapsızlardan Kork” adlı deneme yapıtında da somutlaşır.

Ahmet Cemal aydınlanma ülküsüne gönülden bağlı, çok bilgili bir ekin adamıydı. Çeviri kurumu gibi çalıştı. Özellikle son dönemde Herman Broch’tan yaptığı çeviriler olağanüstüdür; yazınımıza büyük katkıdır. Cumhuriyet gazetesine de sürekli köşeyazılarıyla büyük emek verdi.

Muzaffer İzgü Türk halkına okumayı öğreten, sevdiren az sayıda ustadan biridir.  Yaygınlık anlamında onun yanı sıra Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz anılır. Muzaffer İzgü iki yüze yakın kitabıyla, yine yaklaşık iki yüz oyunuyla, dergilerdeki, gazetelerdeki binlerce yazısıyla ulusumuzun bilincini güzellik, sevgi, eleştirellik yolunda biledi, Yorulmak bilmeden çalıştı, sürekli çağrıldı, gitti, konuştu, seslendi.

Muzaffer İzgü çocuk yazını olmayan halkın, yetişkin yazınının da olamayacağını vurguladı. Yalın bir gerçek gibi görünse de İzgü’den önce vurgulama gereği duyan çıkmamıştı. Oysa Türk halkının başat sorunları arasındadır okumamak; çocuk yazınına da gerekli önemi vermemek!

İzgü’nün çocuk sevgisi yürekten gelen bir sevgi olmasının yanı sıra, çocuklarla kurduğu iletişim muhteşemdi. Sine filmi de yapılan “Zıkkımın Kökü” adlı romanında anlattığı yaşamı, çocukluğu alabildiğine ağır bir yoksulluktur. O kitap derin etkiler duyulmadan okunamaz. Ne ki İzgü, o yoksul aile ortamında sevgi olduğunu, sevgiyi yoksunluk çekmeden yaşadığını söyler.

Emin Özdemir yine köy enstitülerinin eşsiz insan yaratımının has örneklerindendir. Yurtdışında eğitim görür ve incelemelerde bulunur. Yüreği hep Türkçeyle Türk ulusuyla çarpar. Türk ekiniyle bir biçimde ilgili hiç kimse yoktur ki çabası Emin Özdemir’in yaratım alanından geçmesin. Türkçe ve dil üzerine temel başvuru kaynağı kitaplarının yanı sıra Türk ve dünya deneme yazınına çok özgün yapıtlar kazandırmıştır. “Kurmaca Kişiler Kenti”, “Sözcüklerin Vicdanı”, “Yüzler ve Sözcükler”, “İnsan Yüreğine Yolculuk”, “O İyi Kitaplar Olmasaydı”, “Sözcük Sözcük İçinde”, “Düzyazının Sorgulayan Gücü”…            

Çocuk yazınında da birçok güzel kitap yayımlayan Özdemir Dil Devrimi yolunda, bugün binlerce yıldır kullanıyormuşuz gibi dilimizde olan “seçenek”, “sözel” gibi sözcükleri de türetmiştir. Bir dilde tek sözcüğü bile türetmenin ve halkın diline ulaştırmanın ne denli güç olduğunu bilenler bilir.

Anılan yetkin yazarlar, bu satırların yazarının da aralarında bulunduğu birçok insanı yazın alanında yüreklendirmişlerdir.

Yazarlarımızın üstünlükleri aynı zamanda Türk Devriminin başarısının da göstergesidir. Böylesi yetkin, güzel yazarları olan ulusa hiçbir geriliği dayatamazsınız. Ne ki kuşkusuz bu o denli kolay değildir, her şeye karşın savaşım vermek gerekir.  

Bize düşen sorumluluktur. Sorumluluğun gereğini yerine getirmektir. Yazarlarımızın bıraktıkları birikime dayanarak ileri götürmektir, geliştirmektir.

Işıklar içinde olsunlar.

Sevgili Alper Akçam’ın yazdığı gibi, “Işıklarını üstümüzden eksik etmesinler.”  

Yazdır Paylaş
Diğer Günay Güner Yazıları
isvecpostasi.com