ATATÜRK STOCKHOLM VE MALMÖ’DE ANILDI
ATATÜRK’ÜN VASİYETİNİ İPTAL ETMEK
NORVEÇ – ADD İKİNCİ OLAĞAN KONGRESİNİ YAPTI
Bu yazı 18 Ekim 2017, Çarşamba 13:53:12 tarihinde eklendi. 400 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hızla Kötüleşen Dünya Gündemi - Günay Güner

Hızla Kötüleşen Dünya Gündemi

Ulusal düzlemde de uluslararası düzlemde de yaşanan gerçeklik emperyalizm karşıtı, ulusçu, aydınlanmacı yaqklaşımları doğruluyor. Yayılmacı batının dayatmalarını ise çürütüyor. Biraz olsun düşünce namusu taşıyanlar bunu görecek, kabul edecektir.

Son örnekler Katalan – İspanya çatışması ile Avusturya ırkçı parti yükselişi, başlayan Hasdi Şabi ile Peşmerge çatışmalarıdır.

Katalan olayı bir anda, Türkiye’de yaşananlarla da benzerlik gösteren çok öğretici bir deneyime dönüştü.  Aradaki fark Türkiye’de ayrılıkçılığın silahlı kıyım örgütü üzerinden yürütülmesidir.

Katalanların bağımsızlık oylamasına İspanya hükümeti sert tepki gösterdi. Ne ki Avrupa Birliği’nden İspanya yönetiminin sert tutumunu eleştiren, kınayan, Katalanlara destek veren bir açıklama duyulmadı.

Bu durum kesinlikle çifte standarttır, ikiyüzlü siyasettir.

İspanya’nın tepkisi doğru siyasetse Avrupa Birliği tarafından Türkiye’de neden kıyım örgütü desteklenmekte, onunla savaşım veren Türk yönetiminin eli kolu bağlanmaya çalışılmaktadır?

Avusturya konusuna gelince… Anımsayacaksınız, geçmişte Haider adlı siyasinin ırkçı partisi seçimlerden başarıyla çıkınca Avrupa Birliği demokrasi, oy, seçim, sandık dinlememiş; o partinin iktidar olmasını önlemişti. Peki, ülke Avusturya yerine Türkiye olunca, daha düne değin kökten dinci siyaset AB tarafından desteklendi?

Bugünlerde ise Avusturya’da benzer bir eğilim yeniden yükseldi, başarı gösterdi. Bakalım AB ne yapacak.

Ortadoğu sürekli yangın yeri… Bölge ülkelerinin toprak bütünlüklerinin parçalanmaya çalışılmasının çatışmalara, giderek savaşa yol açacağı belliydi. Hasdi Şabi’nin asker sayısının çokluğu ve gücü biliniyordu. Ve şimdi o güç ile Peşmerge güçleri arasında çatışmalar başladı. Çatışmalara diğer Kürt silahlı güçlerinin, Irak ordusunun katılması da büyük olasılıktır.

Bütün bu olaylar Türkiye’nin yanı başında olup bittiği gibi, Türk Silahlı Kuvvetleri de bölgeyle ilgili dar çerçevede sayılabilecek operasyonlara girişmektedir.

Bu arada Kerkük’te IŞİD saldırılarının yeniden alevlenmesi çok kaygı vericidir.

Türkiye yönünden vurgulanması gerekir ki devlet geleneği ve birikiminden sapmalar, ağır sonuçlara yol açmaktadır.

Son aşamada doğru dış – iç siyasaya yönelineceği varsayımıyla da bakılsa, devlet yönetimi deneme yanılma, sınama yeri değildir. Kimsenin “Şu şu şu kararlarımız, uygulamalarımız geçmişte kaldı, sorumlu değiliz” deme hakkı yoktur.  

Yazdır Paylaş
Diğer Günay Güner Yazıları
isvecpostasi.com