ATATÜRK STOCKHOLM VE MALMÖ’DE ANILDI
ATATÜRK’ÜN VASİYETİNİ İPTAL ETMEK
NORVEÇ – ADD İKİNCİ OLAĞAN KONGRESİNİ YAPTI
Bu yazı 16 Ocak 2018, Salı 21:45:38 tarihinde eklendi. 789 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mustafa Kemal’le, Türk Ulusuyla Sorunlu Solculuk! - Günay Güner

Mustafa Kemal’le, Türk Ulusuyla Sorunlu Solculuk!

Türkiye’de sular kolay kolay durulmaz. Durulmamasından da öte aymazlıkların da sonu gelmez.

Tüm kesimler saçma sapan amaçları için halkı figüran yerine koyuyor.

İşte Hasip Kaplan olayı… HDP başkanlığına hiçbir Türk aday olmaya kalkmasın, demeye getiriyor. Tepkiler üzerine istifa ediyor. Vatan gazetesinden Murat Çelik, Kaplan’a telefonla ulaştığında ise Türkleri kastetmediğini, bir kişiyi kastettiğini, sözlerinin açık olduğunu söylüyor. Yine “Yanlış anlaşıldım” masalı. Bir an, aynı yaklaşımın kendini bilmez biri tarafından Kürtler için dışavurulduğunu düşünün. Haklı tepkiler ne şiddette ortaya çıkardı? HDP Genel Merkezi doğallıkla, Kaplan’ı kınayan bir açıklama yaptı. Hatta “Mustafa Kemal’in itleri” diyen Sırrı Sakık bile Kaplan’ın sözlerini “şık” bulmamış. Ha, unutmadan, Kürtlere çok düşman “TC” yargısı, Sakık’ı ilk olayda suçsuz bulmuştu! Aynı suçu bir süre sonra yeniden işlediğinde 7 ay hapis cezası aldı. O dönemlerde HDP tüzel kişiliğinin “Ayıp ettin” eleştirisini duyan oldu mu?

HDP ve yakın çevresinde Türk alerjisinin, Kaplan’la ya da birkaç kişiyle sınırlı olmadığını, neredeyse tümünü kapladığını söylemek niyet okumak sayılabilir mi?

Haydi, bu kesimin en başından amacının, yöntemlerinin ne olduğu biliniyor; tüm ulusu sınıfsal dayanışmada kucaklayan bir siyaseti benimsemeleri olanaksız, diyerek fazla üstünde durmayalım. Ya bugünlerde yine İstanbul üzerinden alevlenen olaylar ve öne çıkan ad ve adlar, yaşanan ve yaşatılanlar için ne demeli?   

Bu “sol” öbektekiler, büyük başarılara imza atmışlar (ki önceki yönetimle fazla farkları da yok), anlayışlarıyla hiçbir zaman gericiliğin değirmenine su taşımamışlar; doğru ve gerçekçi siyasetlerle faşizmle, laiklik ve Cumhuriyet karşıtlarıyla mücadele etmişler, sıra “Mustafa Kemal’in askeri mi yoldaşı mı” tartışmasına gelmiş!

Mustafa Kemal adının ve devriminin gericiliği (en hafif söyleyişle) rahatsız etmesi anlaşılabilir de kendine “sol” diyenleri neden ve nasıl “rahatsız” eder, anlaşılır gibi değil…

“Asker”i mi “yoldaş”ı mı? Kimse karnından konuşmasın, siz de nefret düzeyinde Atatürkçülüğe karşısınız. Hem de yalanlar, senaryolar üzerinden Atatürkçülüğe düşmansınız. Dürüst olun. Bu düşmanlığınızı “hastalık”tan başka açıklayıcı sözcük yoktur.

Sizin tüm sözleriniz, yapıp ettikleriniz gericilikle örtüşüyorsa, sizi neden farklı saymalı; savaşım içinde olduğunuza neden inanmalı? Biraz ulusal duyarlık taşıyana ilk söylediğiniz söz “faşist” olursa, sanki tekelindeymişçesine, vatanlı matanlı bir parti görünümlü kabileyle eş görürseniz, Oslo’da, Habur’da, İmralı’da, Dolmabahçe’de (daha sayalım mı) piknik yapanlar için en ufak eleştiriniz, “gizli servislerle, gericilikle, emperyalizmle, faşizmle iş tutma” imanız, eleştiriniz görülmezse, kusura bakın ya da bakmayın, sizin için ne düşünülmesi gerekiyor?! Aklımıza pek de olumlu şeyler gelmiyor doğrusu.

Mustafa Kemal’in “asker”i mi “yoldaş”ı mı? Öyle mi? Geçeceksiniz…

Bilge İnsan Mustafa Kemal Atatürk, ne denli güçlü bir devrim yapmışsın; sağıyla, “kendine sol diyeniyle” habire saldırıyorlar da devrimin “Bana mısın” demiyor.

Yazdır Paylaş
Diğer Günay Güner Yazıları
isvecpostasi.com