23 NİSAN KUNGSTRÄGÅRDEN’DE COŞKUYLA KUTLANDI
CUMHURİYETİN SABAH GÜNEŞİ KÖY ENSTİTÜLERİ
İSVEÇ’TE ‘EZAN’ TARTIŞMASI BÜYÜYOR
Bu yazı 29 Ocak 2018, Pazartesi 23:59:10 tarihinde eklendi. 498 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

TSK’nin Suriye Operasyonu - Günay Güner

TSK’nin Suriye Operasyonu

Kısaca anımsayalım: Suriye iç işlerine müdahale edilerek yol açılan kaos ortamı, başını ABD’nin çektiği emperyalizmin korumasında, bir ucu Akdeniz’e ulaşacak Kürt koridorunun oluşturulmasına, Kürt bölgesinin kurulmasına bir adım kala aşamaya kadar şiddetlendi. Her gelenek sahibi, ciddi devlet bilir ki böylesi bir durum kesinlikle hem bugünkü halk hem de gelecek kuşaklar için güvenlik tehdididir. Kürtçü siyasetçilerin aldatma çabalarına kanmamak gerekir. Bunun bir sonraki aşaması, onların Kuzey Kürdistan dedikleri Güneydoğu Anadolu bölgesinin sözkonusu bölgeyle ve başka ülke bölgeleriyle birleştirilmesi olacaktır. Neredeyse bilimsel gerçektir.

Kuşkusuz bölge ülkelerinin toprak bütünlüklerinin korunması Türkiye’nin güvenliğinin sağlanmasının en gerçekçi ve geçerli yöntemidir. Ne yazık ki şehitler verilen günümüz koşullarında bile Esat yönetimiyle doğrudan görüşme yönünde bir çaba, bir girişim görülmemektedir. Kaldı ki ÖSO denilen Esad düşmanlarıyla (ve Türk düşmanlarıyla) birlikte Türkiye’nin güvenliğinin nasıl sağlanacağı da ayrıca büyük sorundur, çelişkidir. İç siyaset ve ayrılmaz parçası olan dış siyaset bilim ve birikim işidir. Aşiret yaklaşımlarıyla devlet yönetilmez, yönetilemez.


Ayrıca yazılısıyla, görseliyle hemen hemen tüm haber kanalları akla ziyan yayımlarını, sahibinin sesi görevlerini sürdürüyor (“hemen hemen” sözcüklerini kaldırmak da olanaklı.) Hangi kesimin ne tutum içinde bulunduğuna bakıldığında ise görülen manzara şöyle: TSK’nin Afrin operasyonundan rahatsız olanlar PKK ve türevleri, ABD, ABDsever ikinci cumhuriyetçiler, Kürtçü siyasetçiler, “Terörist yok gerilla var” diyenler, Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak ve Kürdistan’ı kurmak için “Şeytanla bile birlikte olurum” diyenler… Bu kesim şiddetle karşıysa üzerinde biraz olsun düşünmek gerekmez mi? Oysa anılan kesim “çözüm”ü, Oslo’yu, Habur’u, İmralı’yı, Dolmabahçe’yi çok sevmişti. Süreci eleştirenler postalcı, Ergenekoncu, balyozcu, darbeci sayılmaktaydı; Atatürkçülere hakaretin bini bir paraydı.
 

Emperyalizm karşıtlığı bilinci gelişmemiş toplumların insan haklarına da barışa da ulaşması olanaksızdır. Her biri emperyalizmin hizmetinde, kardeşine saldırarak, kardeşini düşman sayarak bir şey kazanacağını sanır. tarihte ve günümüzde bunun onlarca örneği varken “Benim elim temiz, ben sivilim”i oynamak da ayrı yetenek işidir. Ortadoğu kan deryasıysa büyük sorumlusu merkezi yönetimler midir yoksa terörü yöntem sayan kıyım taşeronu besleme örgütler midir?

Yazdır Paylaş
Diğer Günay Güner Yazıları
isvecpostasi.com