"Maiora cupimus, quo maiora venerunt."

Yazar - Dr. Azime Sönmezer

"Maiora cupimus, quo maiora venerunt." Yoksul, çok şey ister; haris her şeyi.

Jean J. Rousseau`nun da dediği gibi “Büyük adamları ortaya çıkaran, biraz da büyük fırsatlardır.“ İnsanoğlunun çoğu doğası geregi önüne çıkan firsatları değerlendirerek kendini bir şeye adamaktan memnuniyet duysa da kişiden kişiye farklılıklar gösteren değer yargıları FIRSATı da bireysel olarak farklı betimlemektedir.


Bir çok aile ÇOCUKlarının, bir çok öğretmen de öğrencilerinin bütün gün amacsız dolaşıp, hiç bir şeyle ilgilenmediğinden, herşeyi boşverdiğinden, sunulan fırsatları değerlendiremediğinden, hiç HIRSları olmadığından şikayet ederler. Buna karşılık bazı kişiler için arzu edilip de olmadığından yakınılan bu HIRS baska kişilerde öyle belirli, öyle ezici bir duruma gelebilmektedir ki ailesi de, öğretmeni de, arkadaşı da, meslektaşı da bu durumdan şikayetçi olup aralarına olanakları doğrultusunda mesafe koyarak kendilerini korumak zorunda kalabilmektedirler.

Nedir bu hırs diye adlandırılan?  Başarı içn aranan bir erdem mi yoksa bir nevi bağımlılık,  ya da açgözlülük mü?  

 

Zehir ile ilacı birbirinden ayıran dozdur demis Paracelsus. Hırsta ki doz nedir?  Hırsın ne kadari iyilestirir, ne kadarı öldürür? Ne zaman az, ne zaman çok bir hırstan bahsederiz ? Bunun için ölçü birimi nedir?

 

Bu sorulara bireyler farklı cevap verebilirler, ama HIRStaki mihenk taşı onun niceleğinden daha çok, HIRSIN büyük bir oranla bazen de sadece kişisel çıkarlara ya da ortak faydalara  ettiği hizmette  gizlidir. 
 

O zaman;
 

Ailelerin Çocukları, öğretmenlerin Ögrencileri için ileride önlerine çıkan fırsatları her şartlarda, her koşullarda kabul edip bol kazanç elde etmeleri icin arzu ettikleri şey HIRS mıdır?

 

Ailelerin Çocukları, ögretmenlerin Öğrencilerine BAŞARIyi elde etmek için arzu ettikleri şey HIRS mıdır? 

 

Ailerin Çocukları, ögretimenlerin Öğrencileri için ADAM gibi ADAM olmaları için arzu ettikleri şey HIRS mıdır?

”Hırs gelir göz kararır, hırs gider yüz kızarır.” (Voltaire)

 

Kendini bir amaca, bir hedefe adayan ÇOCUK kendisini ortak bir nedenin menfaat ve merhametine uyarlarken, hırslı ÇOCUK kendi arzu ve amaçları doğrultusunda yol alır. Hırsına yenilmiş bir ÇOCUK hedefinde ilerlerken tenkit ve şüpheyle karşılaştığında bile çoğunluğun değil yine sadece kendisine yarar sağlayacağına inandığı yolu izler… Bilinçli ve kendini ortak menfaate adamış girişimci bir ÇOCUK gerektiğinde kazanımlarının önemli bir kısmından vazgeçebilir. Kendini hedefine adayan bir ÇOCUK gerektiğinde plan, proje ve hatta kendini bile değiştiren kişidir. Buna karşılık ailesini, okulunu zarara sokan, onları tehlikeye atan ÇOCUK ne yazık ki HIRSında Parceleousun uyardığı tehlikeli doza yenik düşmüştür.  

Bundan dolayı: 

 

Çocuk! muassır medeniyet seviyesine ulaşmak ve ulaştırmak için OKU, OKUduğunu ANLA,!

ANLA ki, önüne çıkan herşeyi FIRSAT sanma, 

ANLA ki, yanlış zaman ve yanlış yerlerde illa da soğan doğrayacağım diye ne kendin göz yaşı dök, ne de başkasına döktür! 

ANLA ki, güzel sözlerin düsüncelerini, güzel düşüncelerin davranışlarını, güzel davranışların toplumları aydınlatsın!

 

ÇOCUK, Mevlana`nın şu sözünü de hiç unutma; ”Topraktan geldik toprağa gideceğiz, mühim olan çamurlaşmamak!

 

ÇOCUKLARIMIZA BAŞARILI BİR EĞİTİM YILI DİLERİM…. 

http://www.isvecpostasi.com adresinden 18 Ekim 2018, 03:49 tarihinde yazdırılmıştır.