STOCKHOLM’DA ‘ADALET’ DEDİ
Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Ödülü Adem Göktaş’a Sunuldu
İSVEÇLİ TÜRKLER REFERANDUMDA ‘HAYIR’ DEDİ
ERDOĞAN KAZANDI, TÜRKİYE KAYBETTİ
Bu haber 02 Temmuz 2017, Pazar 15:07 tarihinde eklendi. 194 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

SİVAS’TA 35 CAN DEĞİL İNSANLIK YANDI

Hollanda Türkleri Konseyi Başkanı ve Etnograf Sosyal Antropolog Sefa Yüksel 2 Temmuz Sivas Katliamına ilişkin bir açıklama gönderdi. Yayınlıyoruz.
SİVAS’TA 35 CAN DEĞİL İNSANLIK YANDI İSVEÇ POSTASI  

 

Açıklama

Sivas'ta 35 Can Değil İnsanlık Yandı.

 

Yüce Türk Milletinin Evlatları, 

 

2 Temmuz günü  Sivas'ta, Madımak otelinde, 35 canımızın, dönemin ağzı salyalı IŞİD’cileri tarafından yakılarak katledilmesi,  dinci gericiliğin örgütlü halinin eyleme dönüştüğü haldir. O gün bu yakılmaya izin verilmesi, Anavatan'ın günden güne bu dinci gericiler tarafından devlet makamları, mahalleri, sokakları ve kısaca günlük hayatının,  bugün bunlar ve benzerleri tarafından işgal altında  olmasının sebeplerinden en önemlisi olanlardan birisinide  teşkil etmektedir. 

 

O gün Sivas'ta insanlığın yakıldığı gündür. O gün Yüce Atatürk’ün Kurduğu Cumhuriyet’e dinci gericiler "Cumhuriyet Sivas'ta Kuruldu. Sivas'ta Yıkılacak"  sloganı ile T.C. kuranlara ve Cumhuriyetin ilke ve devrimlerine saldırmıştır. Yani bugünkü mevcut adaletsiz durum o gün gericiliğe geçit verenlerin, uzlaşlanların vebalidir. Unutmayalımki canlarımızı yakan bu dinci gericiliğin arkasında, Türkiye Cumhuriyeti ve laik yaşam tarzını hedef alan emperyalizm vardır. Vatandaşı bilinçli, modern ve güçlü Cumhuriyet,  Emperyalizmin baş hedeflerindendir. 
 

O gün eldeki verilere göre, Sivas'ta bu eylemi koordine edenler, TSK’ya ve aydınlara esasında Türkiye'ye kumpas kuranların ta kendisidir. Yani bu ABD ve İsrail destekli kontrgerilla diye bildiğimiz, devlet içinde 1950’lerden beri örgütlenen, yerleşen ve bu dinci gericiliği yıllardır Cumhuriyet , adalet ve laiklik düşmanlığı ile, esasında Türk düşmanlığı ile eğiten, sevk ve idare eden gladyodur. İşte o gün,  insanlarımız arasında Mezhep çatışması çıkartmak için örgütlediği dinci gericiliği, Sivas'ta kullanan Emperyalizmin hedefindeki Türkiye Cumhuriyeti’nden ve Atatürk'ten , 19 Mayıs’tan  dan, 30 Ağustos’tan, 23 Nisan’dan,  29 Ekim’den intikam alma isteğinin 35 canımızın alınmasının karşılığında dışa vurumudur. 

Evet Yüce Milletimiz,  o gün sesini zamanında örgütlü bir şekilde çıkartmadığın için bugünü adaletsizliği ve insanlık düşmanlığını yaşamaktasın. Kadına şiddetin kutsandığını yaşamaktasın. Çocuk tecavüzlerinin mazur görüldüğünü ve çocuk evlilikleri körpe kuzuların cariye gibi alınıp satıldığını yaşamaktasın. Körpe yavruların devşirilip, dinci yobaz kültürü ile yetiştirilip, Emperyalizmin kullandığı gerici iktidarın komşu ülkelere yaptığı saldırgan politikada, terörist olarak kullanıldığını   yaşamaktasın. Evet Dinci gericilik, bugün , tüm örgütleri ile iktidardadır. 

 

Emperyalizmin ülkemizde ve coğrafyamızda yetiştirdiği bu dinci gericiliğin gladyocu: kırklar meclisi, ilim yayma cemiyeti, 5 yıldır kurdukları açık gladyo SADAT birimi vs gibi zihniyetin temsilcileri bugün iktidardadır. O gün Sivas'ta sesini gür çıkartmayan Milletimiz bugün de örgütlü olarak sesini çıkartmaz ise , yarın nesillerimize bırakacak bir Türk Vatanı kalmayacaktır. Çünkü etrafımız ve içimiz, bugün dünden daha tehlikededir. 

 

Emperyalizm, dinci gericiliği ve etnik milliyetçiliği kullanarak, başta T.C. olmak üzere, içinde bulunduğumuz tüm coğrafyaya abanmış ve örgütlediği dinci gericiler ve etnik milliyetçiler sayesinde ürettiği terörü kullanarak, zorla kardeşi kardeşe kırdırtmaktadır. İşte bugün Türkiye ve tüm Ortadoğu'da olanlar, esasında o gün Sivas'ta  ve tarihimizde daha önce olanların bir tekrarıdır. 
 

İşte bunun için, Yüce Milletimiz, günümüzdeki yaşananlardan ve tarihten ders alarak, Atatürk'ümüzün ışıklı yolunda örgütlenmeli, T.C. temel ilkelerini var gücümüzle örgütlü olarak savunmak, korumak, kollamak için bilinçli bir yaşamı tercih etmeli ve bunu fiiliyata dönüştürmelidir . Çünkü Milli birliğimize ve devletimize karşı ümmetçilik ve etnikçilik bazındaki günümüzdeki tahribat artık ayyuka çıkmıştır. 

 

Uyan, isyan et artık hedef sensin ey Milletimiz. Hedef  bulunduğun sokak, mahalle , köy, belde, kasaba , şehir, coğrafya, tarih, kültür, yeraltı ve yerüstü kaynakların, senin nesillerindir, laik yaşam tarzıdır ey Milletimiz . Bu olanların hepsi planlıdır ve tesadüf değildir ey Milletimiz . 

 

Bir daha yakılmamak, adaletsizliği yaşamamak, hukukun üstünlüğünü, laik cumhuriyetin tekrar rayına oturtulup, insanlarımızın uygar günlük yaşam tarzına müdahale edilmemesini istiyorsan işte meydan yüce Milletimiz. Seni Meydana merdane olmaya çağırıyoruz. Aynı 1919, 30 Ağustos'ta . 9 Eylül’de olduğu gibi. Sen istersen önünde kimler durabilir ki tarihi şerefli şanlı yiğit Milletimiz!!!

 

2 Temmuz da, sultanlar şehri, Pir Sultanın, Aşık Veysel'in güzel  memleketi Sivas’ta,  emperyalizm sevkiyatlı dinci gericiler tarafından gerçekleştirilen insanlık katliamını lanetliyor ve 35 canımızın ateşini içimizde hissederek,  onların gösterdiği o günkü direniş meşalesini, mensubu olduğumuz Yüce Türk milleti  tarafından,  örgütlü bir biçimde saygı ve minnetle yükseltmeye, vatana ve millete sahip çıkmaya çağırıyoruz!

Saygılarımızla

 

Sefa Yürükel

Hollanda Türkleri Konseyi Başkanı

Etnograf Sosyal Antropolog

Yazdır Paylaş
Diğer Haberler
isvecpostasi.com