İSVEÇLİ TÜRKLER REFERANDUMDA ‘HAYIR’ DEDİ
ERDOĞAN KAZANDI, TÜRKİYE KAYBETTİ
CHP İSVEÇ BİRLİĞİ 2. OLAĞAN KONGRESİ’Nİ YAPIYOR
İSVEÇ’TE İLGİNÇ ‘SEKS MOLASI’ TEKLİFİ
Bu haber 27 Ekim 2015, Salı 02:00 tarihinde eklendi. 881 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

TÜLAY GÜRGÜN'E 'ALTIN ELMA' 2.LİK ÖDÜLÜ

Yngve Lindbergs Vakfı’nın her yıl öğretmenler arasında verdiği “Altın Elma” ödülüne aday gösterilen Stockholm Botkyrka Grindtorp Okulu Türkçe öğretmeni Tülay Gürgün üç yarışmacının finale kaldığı yarışmada 2’ncilik ödülüne layık görüldü.
TÜLAY GÜRGÜN'E 'ALTIN ELMA' 2.LİK ÖDÜLÜ MUSTAFA SÖNMEZ/İSVEÇ POSTASI


Tülay Gürgün eğitimde bilgisayarı yeni bilgilerin öğrenilmesinde destek aracı olarak kullanılması ve öğrencilerin yaratıcılık yönlerinin ön plana çıkartılmasına yönelik çalışmaları nedeniyle ödüle aday gösterilmiş. Ödüle aday gösterildiğinden daha sonra haberi olan Tülay hâlâ  kimlerin kendisini aday gösterdiği konusunda bilgisi olmadığını söylüyor.

Älvsjö Fuar alanında düzenlenen “Okul  ve Eğitim Fuarı”nda 80 yarışmacıdan finale kalan üç kişiden hangisinin ödülü alacağı merak konusuydu. Yngve Lindbergs Vakfı tarafından finale kalan adaylar ve çalışmaları tanıtıldı. Juri yaptığı değerlendirmede Sollentuna Belediyesi’nden öğretmen Cecilia Johansson birincilik ödülüne layık gördü.



Botkyrka Belediyesi’nde öğretmenlik yapan Tülay Gürgün’e 2’ncilik ödülü verildi. Bu ödülle Botkyrka Belediyesi ilk kez tanışmış oldu.

İkincilik ödülüne layık görülen Tülay Gürgün’ün oldukça heyecanlı olduğu gözlerden kaçmıyordu. Tülay, teşekkür konuşmasında ödüle layık görülmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.


                                          Botkyrka Belediyesi Eğitim - Öğretim Dairesi sorumlularıyla

Tülat Gürgün öğleden sonra kendisine ayrılan saatte yaptığı çalışmalarını öğretmenlere anlattı.



Tülay Gürgün’le kısa bir söyleşi yapma olanağı buldum.

Herşeyden önce sizi kutlarım. 30 yıldır eğitim sisteminin içerisindesiniz. Türkçe anadil öğretmenliği, destek öğretmenliği  yaptınız, yapıyorsunuz. Medya tarafınız var ve bunu eğitimde öğrencinin kendidini geliştirmesinde araç olarak kullanıyorsunuz. Türk çocuklarının bu bağlamda geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

-- Eğitimde sıkıntılarımız var. Çocuklarımızın çoğu hâlâ yüksek öğrenime devam etmiyor. Artık üçüncü nesilden bahsediyoruz.

Peki, bunun nedenleri ya da önündeki engeller neler olabilir?

-- Sorun, İsveç’in sorunudur. Yerleşim yerleri konusundaki ayrımcılık kendisini çok fazla hissettiriyor. Çocuklar sosyal kalıpları kıramıyorlar. Dolaysıyla İsveç sosyal yaşamında olsun, kültür yaşamında olsun fazla söz hakları olmuyor.

Bilgisayarı eğitimde ağırlıklı kullanan bir özelliğiniz var. Bunu tercih etmenizin özel bir nedeni var mı?

-- Ben sadece bilgisayarla çalışıyorum. 1’nci sınıftan 9’uncu sınıfa kadar kağıt, kalem ve kitap kullanmıyorum. Öğrencilerim bilgisayarla çalışmaktan  çok zevk alıyorlar, seviyorlar. Bilgisayarları kullanarak yaratıcılık yönlerini ortaya çıkarıyorlar, işlediğimiz temalara yönelik kitap hazırlıyorlar, yazılar yazıyorlar, film yapıyorlar. Onlar için bilgisayarla çalışmak daha farklı bir duygu ve öğrenme biçimi olarak ortaya çıkıyor. Ben eğitim planını izliyorum. Planın özüne ilişkin becerilerinin geliştirilmesine dikkat ediyorum. Benim için önemli olan öğrencilerin okuması, yazması ve sözlü olarak kendilerini ifade edebilmeleridir.

Öğrenciler bilgisayarı bir eğlence, bir oyun aracı bağlamında değerlendirerek hem eğleniyorlar hem bilgi ediniyor hem de bunu yaratıcılık yönlerini bütünleştirmeye ve ortaya birşeyler çıkarmaya çalışıyorlar. Siz de bunu teşvik ediyor, yol gösteriyorsunuz?

-- Evet, öyle denilebilir ya da öyle değerlendirmek gerekir

Siz bilgisayarla çalışmayı çok seviyorsunuz ve bugünkü ödül de bunu gösteriyor. Böyle bir yarıçmaya aday gösterileceğiniz ve ödül alabileceğinizi düşünmüş müydünüz?

-- Gerçekten hâlâ kimim beni aday gösterdiğini bilmiyorum. Ben yaklaşık iki yıldır ağırlıklı olarak böyle çalışıyorum. Demek ki, birileri beni keşfetti ve aday gösterdi. İyi ki aday göstermişler. Ben eğitim dahası okul sisteminin  dijitalleşmesinden yanayım. Gelecek bunu gösteriyor ve biz neden buna şimdiden başlamayalım.

Dijitalleşmek?

-- Aslında kağıt, kalem kullanmazsanız, dijitalleşmişsiniz demektir. İnsanlığın gidişatı da bu doğrultuda gözüküyor.

Öğrencileriniz bu durumu yadırgıyor ya da tepki veriyorlar mı?

-- İki yıl içerisinde bana gelen öğrencilerden sadece bir öğrenci garipsedi, o kadar. Öğrenciler zaten bilgisayara alışıklar. Ellerinde her zaman var. Ben bunu bilgi edinmeleri ve yaratıcılık yönlerini ortaya çıkarmalarına açısından yardımcı oluyorum.

İsveç eğitimi ve Türk çocuklarının geleceğe açısından neler

-- Bence okul sisteminin değişmesi lazım. Çocuktaki yaratıcılığı öne çıkaran bir eğitim sistemi var. Endüstri devrimden önce insanlar kendilerine öğretilen seyleri emekli oluncaya kadar yapıyorlardı. Günümüzde gelişme o kadar hızlı gidiyor ki siz insanlar birşeyi bu gün öğretemezsiniz, her gün öğretmeniz gerekir. Hayat boyu eğitimden söz ediyoruz. Her gün yeni birşey öğrenmesi lazım. Bu sadece öğrenciler için geçerli değil, öğretmenler de dahil herkesin öğrenmesi gerekiyor. Çevremizdeki herşey değişiyor, toplumlar değişiyor.

Göçmenleri ve dolaysıyla onların çocuklarının bu gelişen, değişen toplum içerisindeki gelecekleri nasıl olacaktır?

-- Bundan on beş sene sonra tüm işlerin yüzde ellisi ortadan kalkıp otomatikleşecek. Sahneye robotlar çıkacak ve işleri onlar yapacaklar. Bugün kullandığımız bilgisayarlar her sekiz ayda yenileşiyor ve eskisinden iki kat daha hızlı işlem yapıyor. Bu değişimin hızına yetişebilmeniz için kendinizi çok iyi yetiştirmeniz ve gelişmelere ayak uydurmanız lazım. Bundan on beş sene sonra bu çocuklar ne iş yapacaklar. Bugün pizzacılık, temizlik ya da benzeri işler yapıyorlar. Bunlar on beş sene sonra otomatikleşecek, robotlaşacak ve insan gücü ortadan kalkacak. Bu nedenle göçmenlerin geleceğe kendilerini, çocuklarını hazırlamaları şarttır.

Teşekkür ederim.

Yazdır Paylaş
Diğer Haberler
isvecpostasi.com