Ahmet Say’ın Ardından
Günay Güner

Ahmet Say’ın Ardından

Bu içerik 256 kez okundu.

Yıllar süren sayrılıklarının sonunda, 10 Mayıs 2022’de Ahmet Say’ı da yitirdik. Işıklar içinde uyusun.

Romanı Kocakurt da öyküleri de çok özgün, çarpıcı, sarsıcı niteliktedir. Sayılı müzik eleştirmenlerindendi. Yazın tarihimizde kalıcılaşmış dergiciydi.

Tam anımsamıyorum ama tanışıklığımız sanırım Çağdaş Türk Dili dergisinin yönetmenliğini üstlendiğim döneme rastlar. Sıklıkla buluşur, dergiler, yazın, dil üzerine konuşur, söyleşirdik. Ondan dergiciliği öğrenmeye çalışırdım. Türkiye Yazıları dergisinin ustalarındandı. Ahmet Ağabey, 1970’li yıllarda yükselişe geçen toplumcu, sol birikimin kültürel sözcülerindendi. Çok içtenlikli insandı. Apayrı kişiliğini, babası Fazıl Bey gibi, Almanya’da geçirdiği yıllara bağlardım. Alçakgönüllü ve açıksözlüydü. Yanında rahat ederdiniz.

Yıllar önce kardeşim Hakan ve kızım Gizem’le evine gitmiştik. Hiç unutmuyorum, çok sevindik, güzel bir gün geçirdik. Klasik Gitar Sanatçısı Ahmet Kanneci çok yakınında yaşarmış; evi tarif etti, o akşamı da Kannecilerin sıcaklığında geçirmiştik. (Ahmet Kanneci, Hakan’ın gitar öğretmenidir.)

Usta Gazeteci Şefik Kahramankaptan’ın yüreklendirmesiyle yıllardır yazdığım Sanattan Yansımalar sanat bilgisunar dergisinde de Ahmet Ağabeyle köşe komşusu olmak onuruna erişmiştim. Ahmet Ağabey Türkiye’deki birçok şairin, yazarın dostuydu. Gülen güzüyle içtenlikli iletişim kurardı.

Afrodisyas Sanat dergisi için güzel bir söyleşi yapmıştım Sevgili Say’la. O çalışmamızda da gönlünü açmış, açık yüreklilikle yanıtlar vermişti. Çok geniş bilgi birikimi vardı. Birikim ve özeni yapıtlarına yansırdı.

Ahmet Say’ın yapıtları üstün düzeydedir. Müzik Ansiklopedisi, Müzik Tarihi, Müzik Sözlüğü, Müziğin Kitabı, Müziğin Öğretimi, Müzik Yazıları, Mozart, The Music Makers in Turkey, Türkiye’nin Müzik Atlası, Kocakurt (roman), Güneşin Savrulduğu Yerden (Bingöl Hikâyeleri), İpek Halıya Ters Binen Kedi (Epik Hikâye), Ağaçlar Çiçekteydi (Anı-Biyografi). Yine yaklaşık 300 müzik yazısı, bilgi sölenlerinde sunduğu yazın ya da müzik bildirileri…

Kendisinin heyecanla, özlemle belirttiği gibi, yazın öğretmeni Orhan Kemal’dir. Şöyle anlatır:

“İstanbul’a döndüğümde, Bingöl’ü önüme gelen her arkadaşa anlatıyordum. Bu anlattıklarımı hepsi de hayretle, ilgiyle dinliyordu. Şevki Akşit ağabeyim, tuttu beni Orhan Kemal ile tanıştırdı, izlenimlerimi bir de ona anlatmamı sağladı. Orhan Kemal, anlattıklarımı ilgiyle dinledi, ‘Bunları yazsana’ dedi. ‘Yazmak istiyorum, ama nasıl yazacağımı bilmiyorum’ dedim. ‘Düpedüz yaz. Bana anlattığın gibi yaz, ama sakın edebiyat paralamaya kalkma’ dedi.” Nasıl ki Orhan Kemal’i Nâzım Hikmet yönlendirmişse, Ahmet Say’ı da Orhan Kemal yönlendirmiştir; ne mutlu böyle bir buluşma yaşanmış.

Ahmet Say, 1950’li yılların ikinci yarısını oluşturan Almanya yıllarının ardından n,1960-1963 yılları arasında Bingöl ve Erzincan’da, ama özellikle Bingöl’de yedek subay öğretmen olarak görev yapar. Aslında görev süresi iki yıl olmasına karşın, hemen ayrılmamış, bir yıl da ayrıca çalışmıştır. Görev yaptığı Göriz köyünde tanıştığı Mehmet Şerif Çalbay adlı yaşlıdan çok destek gördüğü gibi, öykülerinde de işlemiştir. Bir araştırmada şöyle açıklanır:

“Ahmet Say, öncelikle görev yaptığı köyde kendisinin en büyük destekçisi ve derin bir dostluk ilişkisi kurduğu Mehmet Şerif Çalbay’ı anlattığı bir hikâye kaleme almıştır. Hikâye genel olarak, Ahmet Say’ın görev yaptığı köye ilk gidişini, Mehmet Şerif Çalbay ile tanışmasını ve köydeki ilk izlenimlerini ele alarak, eğitim sürecinin nasıl başladığını aktarmaktadır” (Ahmet Çaparlar, “’Yedek Subay Öğretmen’ Uygulamasında Ahmet Say ve Göriz Köyü/Bingöl Örneği (1960-63)”, Bingöl Araştırmaları Dergisi, Güz 2021).

                      Göriz köyündeki ilk eğitim çalışmasıdır yapılan. Yalnızca çocuklara değil, her çağdan yurttaşa eğitim verir. Eğitim anlayışı yaşamla koşutluktur. Bir yandan da yoksullukla savaşır; İstanbul’dan ayakkabı getirtip dağıtır. Okul yapısının yapımını sağlar. (Dönemin Bingöl Valisi Kemalettin Gazezoğlu da destek olur). Bir söyleşisinde o dönemini anlatır:

“Bir İstanbul çocuğu olmama karşın, çok değer verdiğim etnomüzikolojik düşüncelerle Almanya’dan sıçradığım gibi Bingöl’e kondum. Bu ilimize gittiğimde 25 yaşındaydım. Yıl 1960’tı. Sonra orada üç yıl öğretmen, halk eğitimcisi, amatör folklorcu olarak çalıştım. O yıllarda Türkiye’de pilli teyp yalnız bende vardı, onunla kayıtlar yapıyor, türkü, ağıt, masal ve destanlar derliyordum. Hayatımın en mutlu yıllarıydı. Amatör bir folklorcu için Bingöl’deki dağ köylerinden daha uygun, el değmemiş, otantik yöre düşünülemezdi. Dünyanın en çarpıcı doğa güzelliklerinin içindeydim ve yoksul ama dürüst, içi dışı bir, çocuk saflığında insanların arasındaydım. İlk gençlik yıllarımdan beri yazmak için arayıp da bulamadığım etkileyici, çarpıcı olaylarla dolu bir yaşamın içindeydim artık. Bingöl beni doğasıyla, insanlarıyla, folkloruyla, görüp yaşadıklarımla derinden etkiledi” (Cumhuriyet Kitap, Ahmet Say ile Yazarlık Serüveni Üzerine, Turgay Gönenç’le Söyleşi, 10 Nisan 2008, S. 947).

Yıllar sonra, 2015 yılında, o yıllarda öğrencisi olan Sadık Çılgasit ve kızı Saliha Çılgasit tarafından davet edilmesi üzerine Göriz’e gider Ahmet Say. Yaşamdan çoktan ayrılan Mehmet Şerif’i anar. 1960’lı yılların Görizine ilişkin fotoğraf sergisi açar.

1960 Devriminin bir uygulaması olan “yedek subay öğretmen”, yazınımıza Ahmet Say’ı kazandırmıştır. Şimdi Karşıyaka gömütlüğünde, dostu Denizlere yakın…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
19 MAYIS 1919 TÜRK’ÜN DİRİLİŞ VE ŞAHLANIŞ GÜNÜNÜN ADIDIR
19 MAYIS 1919 TÜRK’ÜN DİRİLİŞ VE ŞAHLANIŞ GÜNÜNÜN ADIDIR
ERMENİLERİN KATLETTİĞİ 519 BİN TÜRK’ÜN ACI ÖYKÜSÜ
ERMENİLERİN KATLETTİĞİ 519 BİN TÜRK’ÜN ACI ÖYKÜSÜ