İSVEÇ POSTASI
İsveç Polisi Yıldırım Erdoğdu’yu kazara yakalar ama onun söylediklerine inanmaz. Yıldırım’ın çeşitli nedenlere bağlı olarak memura karşı gelmek, zor kullanmak ve polisi tehdit etmek gibi sıradan suçlardan dolayı dosyası biraz kabarıktır.
Sorgu esnasındaki kamera kayıtlarının ortaya çıkartılmaması ve yok sayılması orada Yıldırım’a polisçe şiddet kullanıldığının adeta kanıtı gibidir. Bu bağlamda Yıldırım kalp krizi ya da yorgunluktan ölmedi, polis şiddetinde öldü denilebilir.
Skogskyrkagård mezarlığına bırakıldığı zaman Yıldırım Erdoğdu yaşamıyordu. Oraya bırakıldıktan on dakika sonra gelen ambulans doktoru kişinin öldüğünü doğruluyor. Bu neyin açıklanmasıdır? Öldü mü ya da polisçe öldürüldü mü? Bu da gösteriyor ki, Södermalm polisleri yalan söylüyorlar. Bu ülkede adalet varsa ki, var olduğuna inanıyorum, bütün bunlar açığa çıkacaktır. Burada yaşayan Türklere düşen görev ve onların örgütleri eliyle olayın üzerine gidilmesi,sahip çıkılmasıdır.
Polis, neden Rinkeby’ye değil de, Skogskyrkagård mezarlığına bıraktı? Rinkeby’de olayın görülmesinin ya da duyulmasının yaratacağı tepkiden mi korktu? Kilise mezarlığına bıraktıklarında telsiz konuşmalarından, yere yığılan Yıldırım için “ölü taklidi yapıyor” anonsları geçiliyor. Demek ki, ölü olarak oaraya bırakmışlar. Dolaysıyla yalanlarına zemin hazırlıyorlar.
Şimdi polise sormak gerekmiyor mu;
1- Neden, kalp hastasıyım dediği ciddiye alınmadı?
2- Vücundaki mavi bereleri nasıl açıklamak gerekiyor?
3- Neden ilk günden ailesine haber verilmedi de 11 gün morgta bekletildi?
4- Kamera kayıtları silindi mi?
5- Sorguya avukat neden çağrılmadı?
6- Yıldırım’ın cep telefonuna ne oldu?
7- Neden Rinkeby’ye değil de, ters yöne bırakıldı?
8- Sırtındaki kabanına ne oldu?
9- Üzerindeki ilaçlar onun kalp hastası olduğuna yeterli değil miydi?
10- Öyleyse neden şiddete maruz kaldı?
ATATÜRK: “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
01:09 - EĞİTİM