İSVEÇ POSTASI
İsveç Atatürkçü Düşünce Derneği Stockholm’daki sivil toplum örgütlerinin birlikte geniş katılımlı Cumhuriyeti’mizin 92. Yılını kutlama düşüncesi gerçekleşmeyince zaman darlığı ve yer sorunu nedeniyle az katılımlı bir kutlama düzenledi. Kutlamaya CHP İşveç Birliği, TGB, İsveç Türk Düşünce ve Kültür Derneği, Vatan Partisi İsveç örgütü yönetim kurulları yanısıra davet edilen vatandaşlarımız destek verdiler.
Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet şehitleri adına saygı duruşu ve İstiklal Marşımız hep birlikte okundu. Mehmet Çelebi, Ayhan ve Dervis Aksay müzikleriyle kutlamaya renk kattılar. Atatürk’ümüzün sevdiği parçalar ve özgün müziğimizin sevilen melodileri geceye damgasını vurdu. Misafirlerin zaman zaman kendi seslerinden dillendirdikleri şarkılar eşliğinde katılmcılar hem eğlendiler hem de birbirleriyle tatlı tatlı sohbet etme olanakları buldular.
İsveç Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Mustafa Sönmez
Kutlamada İsveç Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Mustafa Sönmez bir konuşma yaptı. Sönmez konuşmasında günümüz Türkiye’sinin içerisine düşürüldüğü durumları eleştirdi: “Bugün Cumhuriyetimiz 92. yılını doldurdu. Dile kolay 92 yıl. Bu zaman süreci içinde neler oldu ya da neler olmadı. Biz Cumhuriyeti çok zor koşullarda, binbir sıkıntı ve zahmetlerin içerisinden geçerek kurduk. “Ya İstiklal, Ya Ölüm” dedik. Bugün de ülkemizde yaşanan olayların gösterdiği gibi mevcut iktidarın gaflet, dalalet hatta hıyanet içerisinde olduğunu görüyoruz.. Dolaysıyla bundan 100 yıl önce olduğu gibi aynı koşulların var olmadığına kendimi inandırmak istiyorum. Ama, ne yazık ki, o günkü koşullara benzer bir durumla da ya da daha fazlasıyla karşı karşıyız.
Atamızın aramızdan ayrılmasından sonra Cumhuriyetimizin aynı coşkuyla devam ettirilmesi de aynı derecede sıkıntılarla dolu olmaya başladı. 1950 den sonra estirilen ya da hissetirilmeyen başlayan karşı devrim rüzgarlarının sesini duymaya başladık. “Türkiye’yi küçük Amerika yapacağım” diyerek herşeyimizle Amerika’ya teslim olduk. Ve ortaya 1968 kuşağı çıktı. “Tam Bağımsız Türkiye, kahrolsun Amerika” sloganıyla karşı devrime direnmeye başladı. Bağımsızlık nidalarımız yine Amerikancı liderler ve onların komutanları tarafından Amerikanın istediği biçimde kesildi. Biz yine de susmadık, susmayacağız ve de bizleri susturmaya güçleri yetmeyecektir... Biz Atatürkçüler, Tayyipgillerin kurduğu AKP devletine karşı yeniden cumhuriyeti ve demokrasiyi kurabilmek için tüm gücümüzü, irademizi, kararlığımızı ortaya koyacağız. Onun için “susma, sıra sana da gelir” felsefesini doğrultusunda haksızlıklara karşı susmayacağız, ülkenin bataklığı gömülmesine izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Sönmez konuşmasını şu tümcelerle tamamladı; “Tüm bu bağlamda biz düşen görev direnmektir. Omuz omuza baskıya, zulüme karşı birlik beraberlik içerisinde olmaktır. Karanlıkları ancak aydınlıklara böyle dönüştürebiliriz... Yılmak, korkmak, sinmek bizlere birşey kazandırmaz. Bizler de “Namuzsuzlar, şerefsizler ve hırsızlar kadar cesur olmak ve mücadele etmek zorundayız. Zorundayız diyorum, çünkü başka çıkar yolumuz yok... Umarsız düşüncelerimizden belleklerimizi kurtaralım ve bilinçli olarak karşı mücadelemizi gerekirse onların metotlarıyla yürütelim. Gelin bu ülkeyi güzelliklerin boy gösterdiği, cıvıl cıvıl kuşlar gibi çocuklarımızın neşell neşeli korkusuzca oyun oynadıkları gül ve kardeş bahçelerine dönüştürelim. Bunu yapabiliriz, yeter ki hep birlikte isteyelim, tek vücut olalım.”
Azerbaycan Federasyonu Başkanı Settar Sevigin
Gece konuk olarak katılan Azerbaycan Federasyonu Başkanı Settar Sevigin de bir konuşma yaptı. Sevigin, Türk dünyasının birlik, beraberlik içerisinde Büyük Atatürk’ün düşüncelerinin ışığında çok şeyler gerçekleştireceğini belirtti.
CHP İsveç Birliği BaşkanıHakan Güner
CHP İsveç Birliği Başkanı Hakan Güner, “Cumhuriyet bir devrimdir. Buna Türk devrimi ya da devrimleri diyoruz. Devrimler talep edicidir. Aynı zamanda yurttaşlık bilincini oluştururken de yurttaşlarından, yöneticilerinden birtakım görevleri talep eder. Bu talepleri doldurabilmek, yerine getirebilmek için de belli bir eğitim düzeyini tutturabilmek o ülke için şarttır.Asıl amaç o ülkede yaişayan insanların bir mutluluk, bir refah düzeyine, bir mücadele anlayışına ve belli bir dünya içinde yer alırken dönüştürebilen, söz sahibi olabilen insanlar haline getirilmesidir. Bu amacı unuttuğumuz zaman bir vatanın yani o vatanı oluşturan sembollerin fazlaca bir önemi kalmaz, içi boşalır. Ben bu noktaya dikkat çekmek istiyorum. Vatan, bayrak, yurt sevgisi, Atatürk bu tür semboller hepimizin ortak değerleri olmak durumundadır. Bu değerler herhangi bir siyasetin sembolu haline gelmeye başlamışsa, orada bölünme ve parçalanma başlamıştır. Cumhuriyeti kuran partinin CHP olmasını gerçeğini bir yana bırakırsak, ülkeyi oluşturan siyasi partilerin eşit düzeyde bu değerlerimizi beraberce paylaşmamız gerekir. Bu bağlamda kesinlikle ayrımcı davranmamamız gerekir. Hiçbir partiyi ayırmadan Cumhuriyetin bütün değerlerinin her partide, her vatandaşımızda bulunması, sahiplenmesi gereken değerler olduğunu vurgulamamız gerekir.Bu bizi birleştirici adımların ilk olmalı ve ta cumhuriyetin başından beri amaç buydu. Yurttaşlık tanımımıza baktığımız zaman Türk tanımı bir ırk tanımı değildir. Vatandaşlık bazında biz herkese Türk diyoruz” diyerek Türkiye’nin içerisinde bulunduğu olmusuz durumu kardeşliği, iç huzuru kurarak, geliştirerek hep birlikte aşabileceğini dile getirerek kısaca sorunlara değindi.
Vatan Partisi İsveç adına konuşan Ömer Bilginalp
Vatan Partisi İsveç adına konuşan Ömer Bilginalp; “1950’li yıllarla birlikte karşı devrim ülkemizi, cumhuriyetimizi kuşatmaya başladı. Bu karşı devrim bağımsız ve kendi başına değildi. Emperyalizm ve işbirlikçiğiyle geldi. 1960 devrimiyle, Atatürkçüler, ulusalcılar bir silkinişte bulundular. Cumhuriyetimizi sağlamlaştırmak için dünyada benzeri az olan çok iyi bir anayasa yaptılar. Bu anayasanın getirdiği özgürlük ortamında Türkiye hem ekonomik hem siyasi hem de kültürel olarak bir gelişme dönemi yaşadı” diyerek 1968 sonrası yaşananlara değindi. AKP iktidarıyla Türkiye’nin nasıl bir çıkmaza sürüklendiğini dile getirdi.
Kutlama lotto çekilişi, eğlence gibi etkinlerle sona erdi. Kutlamadan fotoğraflar.